www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


On bin yoksul öğrenciye yardım10

Cumhurbaşkanı Necdet Sezer, özel okullarda 10 bin fakir talebenin okutulmasına imkân veren kanunu veto etti. Sezer, Anayasa'nın 42. maddesine de atıf yaptığı gerekçesinde şöyle diyor: "Eğitim kalitesini ve çağdaşlığını kanıtlamış kimi özel okullara ilginin büyük olduğu, giriş sınavının ardından kontenjanlarını doldurdukları bir gerçek. Bu okullarda, hizmet satın alma yoluyla öğrenci okutma olanağı bulunmamakta. Bu durumda, öğrencilerin, kontenjanlarını dolduramayan, kimi çevrelerce değişik amaçlarla kurulmuş özel okullara gönderilmesi kaçınılmazdır. Bu suretle, bir yandan, bu özel okullar devlet kaynaklarıyla desteklenecek, öte yandan, laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti niteliklerine uygun olmayan düşünce yapısında insanlar yetişmesinin önü açılacak. Devletin sınırlı imkânlarının, kimi özel okulların desteklenmesi amacıyla bu okullara aktarılması, kamu yararı yönünden uygun görülmemiştir... İncelenen Yasa'nın 1. maddesiyle getirilen, maddi olanaklardan yoksun başarılı öğrencilerin, karşılığı genel bütçeden ödenmek üzere özel eğitim kurumlarında okutulmasına ilişkin düzenleme, devletin temel görevinin, hizmet satınalma yoluyla özel eğitim kurumlarına devredilmesi anlamı taşımaktadır."
Önce 42. maddeye bakalım:
"Özel ilk ve orta dereceli okulların bağlı olduğu esaslar, Devlet okulları ile erişilmek istenen seviyeye uygun olarak, kanunla düzenlenir. Devlet, maddi imkanlardan yoksun başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacı ile burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar. Devlet, durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak tedbirleri alır."
Kanunun açık ifadesine göre özel okulların "devlet okullarıyla erişilmek istenen seviyeye ulaşması" amaçlanıyor. Bugün Türkiye'de devlet okulları birçok özel okulun ve kursun gerisinde kalmıştır; vatandaşın milyarlar sarfederek buralara yönelmelerinin sebebi budur. Kanun "Devlet, maddi imkanlardan yoksun başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacı ile burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar" dediğine göre iktidarın yaptığı Anayasa'ya aykırı olmak şöyle dursun, onun istediğini yerine getirmekten ibarettir. "Ve başka yollardan" ifadesi "masrafını yüklenerek eğitim seviyesi daha yüksek olan özel okullarda okutmayı da içine almaktadır. Devlet kendisi için öngördüğü, üslendiği bazı görevleri tamamen, bazılarını da kısmen özel kesime bırakabilir. Kamu yararı gördüğü zaman özel kesimi teşvik için bütçeden yardım da yapabilir".
"Bu durumda, öğrencilerin, kontenjanlarını dolduramayan, kimi çevrelerce değişik amaçlarla kurulmuş özel okullara gönderilmesi kaçınılmazdır. Bu suretle, bir yandan, bu özel okullar devlet kaynaklarıyla desteklenecek, öte yandan, laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti niteliklerine uygun olmayan düşünce yapısında insanlar yetişmesinin önü açılacak..." ifadesi asla kabul edilemez talihsiz sözlerdir. Alınacak karar ve tedbirlerle bu öğrencilerin, en iyi özel okullara yerleştirilmeleri mümkündür. Burada "en iyi"den maksat, standart, objektif ölçülere göre eğitim ve öğretim seviyesi en iyi demektir. Okulları ideolojik olarak kısımlara ayırmak, bazılarını gericilikle suçlamak, kara listeye almak ve onlara öğrenci gönderilmesini tehlikeli bulmak hiçbir devlet yöneticisine yakışmaz. Eğer bazı okullar tehlikeli ise devletin vazifesi o okullara hiçbir öğrencinin girmemesini sağlamaktır. Binlerce vatandaş çocuğunun okuduğu okullara yalnızca yoksul öğrencilerin girmesini engellemek tedbir değildir. Türkiye'de bütün okullar M.E.B.'na bağlıdır, özel okullar da devamlı teftiş geçirmekte ve denetlenmektedir. Hukuk devletinde sübjektif değerlendirmeye dayalı ve hukuka aykırı işlemin, ayrımcılığın, ithamın yeri olamaz. "Mezunlarının yüksek öğretim kurumlarına girmede şansları yüksek olan özel okullarda hep zengin çocukları okuyor, yoksullar mağdur oluyor, fırsat eşitliği yok..." diye feryad edenler şimdi seslerini çıkarmıyorlar; bu sükut da gösteriyor ki, onların maksadı üzüm yemek değil, bağcıyı dövmekmiş. Yani siyasi ve ideolojik propaganda yapmakmış



10 Yeni Şafak, 17.08.2003

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Başlık
Sonraki Başlık
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Başlık Sonraki Başlık İçindekiler