www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Savaş karşısındaki muhtemel tavırlar31

ABD'nin savaş adı altında yürüttüğü haksız saldırının, terörün, insanlık suçunun karşısında 5 tavır düşünülebilir:
1. İngiltere'nin ve daha az ölçüde başka birkaç ülkenin yaptığı gibi, ganimetten pay almak için zalimlerin yanında yer almak. Bunu ülkemizin yapmasını düşünmek bile caiz değildir.
2. Tam olarak tarafsız kalmak, ne katkıda bulunmak, ne de engellemeye çalışmak. Bizim bunu da yapmamız caiz değildir. Çünkü ortada bir haksızlık, bir zulüm, bir hukuka karşı başkaldırı vardır; böyle bir davranış karşısında susmak, mümine değil, şeytana ve onun tâbilerine yakışır.
3. Katkı sağlamamak, destek vermemek, yardımcı olmamakla beraber zalime karşı savaşma imkanı yoksa başka yollardan engellemeye çalışmak ve bunu da iş ve gösteriş olsun diye değil, samimi olarak yapmak; samimiyetin kanıtı elden gelenin yapılmasıdır. Bizim en azından bunu yapmamız din, ahlak ve vicdan borcumuzdur.
Biz halk olarak bunu yaptık mı?
Benim ısrarla cevabım "Hayır"dır. Biz halk olarak ABD'yi durdurmak için yapılabileceklerin onda birini bile yapmadık, yapmıyoruz. Bunu dünya da yapmadı ve yapmıyor.
Yöneticilerimiz bunu yaptılar mı?
Kendileri yaptıklarını söylüyorlar, inşaallah öyledir.
4. Mazlumun yanında yer alarak zalime karşı savaşmak. Aslında hukuka ve insan haklarına saygısı olan bütün ülkelerin bunu yapması gerekiyor. Müslümanlar'a ise bu vazife iki katlı vacib oluyor: a) Hukuka saygılı insanlar oldukları, zulme karşı çıkma vazifeleri için. b) Din kardeşleri saldırıya uğradığı için.
Peki Müslüman ülkeler bunu yapıyorlar mı? Hayır, bazıları aksini yapıyor, zalimin yanında yer alıyor, onunla birlikte hem de din kardeşi olan mazluma karşı savaşıyorlar.
5. Savaşı engellemek için elinden geleni yaptıktan sonra engelleyemeyeceğini anlayınca hiç değilse kendileri zarar görmemek veya en az zararla kurtulmak için bazı tedbirler almak. Bu son tavır, detaylandırılmadan, çerçeve olarak ele alınırsa "zaruret olarak" caiz görülebilir. Ama detaylandırıldığında, alınacak tedbirler ortaya konduğunda karşımıza birçok mesele, soru, tartışılacak nokta çıkmaktadır:
a) Bu şartlarda da olsa, fiilen savaşa girmeden zalime bazı kolaylıklar sağlanabilir mi? Tedbir böyle olabilir mi? Bu kolaylıklar sağlanarak bir kardeş ülke yanarken az zararla kurulmak zaruret çerçevesine girer mi, zarurete dayanılarak fetva yönünden caiz denirse takva ve ahlak yönünden de caiz olur mu?
b) Eğer ülkemizin insanları, "Kardeşlerimize bir yardımda bulunamıyorsak bile hiç değilse düşmanlarına yardımcı olmayalım, bunun bedeli de, büsbütün veya kısmen yok olmak değil de birtakım sıkıntıların içine düşmek ise ona da katlanalım; gerekirse az yiyelim, az giyinelim, az harcayalım, devlete çok verelim, çok çalışalım, alacaklarımızı istemeyelim..." derlerse, bunu demekle kalmaz yapacakları da anlaşılırsa yine zaruretten söz edilebilir mi?
Bence bu takdirde zaruretten, çaresizlikten söz edilemez. Ama bunu diyen ve yapacak olan halka ihtiyaç vardır.



31 Yeni Şafak, 30.03.2003

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Başlık
Sonraki Başlık
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Başlık Sonraki Başlık İçindekiler