www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Hem savaşa hem de Saddamlara hayır!24

Halkın kahir ekseriyeti savaşa hayır diyor. İktidar milletvekilleri, Başbakanı, Ak Parti'nin lider kadrosu da savaşa hayır diyorlar. Aksine iddia ve imalarda bulunanlar varsa da ben, bunlardan bir tekinin bile, "savaş olsun, biz de girelim, ganimetten pay alalım" dediklerini duymadım, diyeceklerini de hayal bile etmiyorum; çünkü onların da bizler kadar, iman, ahlak, vicdan ve sorumluluk duygusu sahibi olduklarına inanıyorum. Onların, diğer "savaşa hayır" diyenlerden önemli bir farkı, sırtlarında taşıdıkları 70 milyon yumurta ihtiva eden sepetle ilgilidir. Son gayretlerini sarfettikleri halde ki bunu yapmak din, hukuk ve ahlak gereğidir, savaşı durduramayacaklarını anlarlar, buna kani olurlarsa, sırtlarında taşıdıkları ve onlara emanet edilen yumurtaları korumak için almak durumunda kalacakları, zaruri olduğuna inandıkları tedbirlerle ilgilidir. Bize düşen onlara ahlak dersi vermek değil, çifte sorumluluğun yükü ve baskısı altında doğru karar vermelerine yardımcı olmaktır.
Yıllarca beraber olmuş, birbirini tanımış, inanmış ve güvenmiş insanların, bir olay, bir karar üzerine bir günde insanların değiştiğine, ahlaklı iken ahlaksız, iyi iken kötü olduklarına inanmaları veya böyle inanmışçasına birbirlerini "hıyanet, ahlaksızlık, inançsızlık" ile suçlamaları da düşündürücüdür. Suçlayanlar dönüp kendilerini de sorgulamak durumundadırlar.
Sağımızda solumuzda "savaşa hayır" naraları atarak yürüyen kimselere de dikkat etmemiz gerekiyor. Bizler müminleriz, inanma alışkanlığımız olduğu için şüphe etmemiz gereken konularda da gerektiği kadar düşünmeden, araştırmadan, ihtiyat payı bırakmadan hemen inanıveririz. Kadıköy'de yapılan "savaşa hayır" mitinginden biraz sonra Rıhtım Caddesi'nden geçtim, milli servete verilmiş zararları, işinde gücünde, ekmek parası peşinde olan insanların perişanlığını gördüm. Akşam da televizyonlarda, işyerlerine saldıranları ve onların yanlarında bulunan eli yüzü düzgün insanları izledim; anladım ki, saldıranların meselesi savaşı durdurmak filan değil, fırsattan istifade ederek bulanık suda balık avlamak, kendi gayr-i meşru emellerine hizmet etmek.
Bazı muhaliflerin de konuşmalarındaki saptırmalar, abartmalar, başkalarının sözleri üzerinde yaptıkları eksiltme veya artırma tasarrufları, savaşa hayır derken samimi olsalar bile aynı zamanda iktidarı yıpratmayı hedeflediklerini, yani bu önemli dâvayı iç politika malzemesi yaptıklarını gösteriyor.
İster laik-demokrat ister islamcı olsun herkesin, bu haksız savaşa hayır demesi yanında, daha çoğu İslam dünyasında bulunan despot, zalim, diktatör yöneticilere de hayır demeleri gerekiyor. ABD'nin bu savaştan asıl amacının kendi çıkarı ile İsrail'in çıkarı olduğunda şüphe yok, ama ortada "göstermelik de olsa meşru" bir gerekçesi de var: Irak vb. ülkelere demokrasiyi, hukuka saygıyı getirmek, dünya barışını tehdit eden unsurları ortadan kaldırmak... Peki ABD'nin bu göstermelik gerekçe ile harekete geçmesinden önce, bugün savaşa hayır diyenler niçin aynı gerekçeden yola çıkarak bunlarla mücadele etmediler; hukukun, adaletin, barışın hakim olması ve yeryüzünde zulme uğrayan bir ferdin, bir topluluğun kalmaması için elele vererek bugünki gibi, hatta daha da güçlü olarak çaba göstermediler? İşte bu ihmal bile, samimi olanların gafil ve tutarsız, diğerlerinin de çıkarcı olduklarına delildir. Korkarım ki, çıkarcılar umduklarını elde eder etmez tavır ve taraf değiştirirler, gafil samimleri ise harekete geçirmek için dünyanın başka yerlerinde sürmekte olan zulümler ve haksız savaşlar yeterli değildir, yine gaflet uykusuna dalar giderler!
İnşaallah bu çabalar ABD'yi durdurur, bu badireyi de atlatırız, ama sonuç ne olursa olsun bu bize ders olmalı ve bundan sonra din, bölge, renk gibi farklara bakmadan bütün dünyada zulme karşı ayağa kalkmalıyız. İşte buna da bir başlangıç olsun diye ben şöyle haykırmayı tercih ediyorum:
"Şimdi ve gelecekte, Irak'ta, Filistin'de, Çeçenistan'da... haksız savaşa, zulme, zalimlerin iktidarına, Saddamlara hayır!"
Barış ve adalet için bir dakika ışık söndürülecekse bu da, ABD'nin geri adım atmasıyla -ki, pek mutemel görmüyorum- sona ermemelidir.



24 Yeni Şafak, 21.02.2003

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Başlık
Sonraki Başlık
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Başlık Sonraki Başlık İçindekiler