www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Birlik, beraberlik, çoğulculuk

1. İslam'a göre insanların birlikteliğini ikiya ayırıyorum: Birlik ve beraberlik. Birlik müslümanlar arasındaki sosyal ilişkinin veya bağın adıdır. Müslümanlar birbirlerinin kardeşleridir; bu kardeşlik ilişkisi laf olsun diye söylenmemiştir, onun hukukî, ahlakî, dinî ve ictimâî yükümlülükleri vardır. Beraberlik ise müslümanlar ile ötekilerin; yani başka din, inanç ve dünya görüşü sahiplerinin ilişkisidir veya aralarındaki birliktelik bağının adıdır. Müslümanlar bir yerde iktidarı ele geçirip kendi ilkeleri ve değerlerine dayalı bir sisteme göre ülkeyi yönetmeye başladıklarında birlik ve beraberlik bağları bakımından insanları 4 guruba ayırmak gerekir:

a) Ülkede yaşayan müslümanlar. Bunlar ülkenin müslümanlara mahsus kanunlarına tabidir ve haklardan tam olarak yararlanır, ödevlerini de yerine getirirler.

b) Ülkede devamlı yaşayan gayr-i müslimler: Bunlarla anlaşma yapıldığı ve kendilerine bir takım haklar verildiği için kendilerine, teahhüt verilmiş gayr-i müslimler anlamında "ehl-i zimmet veya zimmî denir. Zimmîler müslümanların eşiti ve kardeşleri değildirler, ancak onlara temel haklar, liyakat ve ehliyete bağlı olanlar değil, insan ve vatandaş olmaya bağlı olanlar tanınır, bu haklardan yararlanarak Müslümanlarla beraber yaşarlar. Temel haklar içinde din ve düşünce özgürlüğü de vardır.

c) Başka ülkelerde yaşayan müslümanlar: Bunlar İslam ülkesine gelip yerleşerek bugünkü deyişle vatandaş olmadıkça devletin koruma ve sahiplenmesi hakkından yararlanamazlar, ama uluslararası kurallar çerçevesinde onların da hakları korunmaya çalışılır.

d) Bu 3 guruba girmeyen insanlar başka ülkelerin başka inançtaki vatandaşları ve sakinleridir. Bunlarla ilişki kural olarak barış ilişkisidir; ancak barış içinde yaşarken insan hak ve özgürlüklerini çiğnemeleri muhtemel yabancılara karşı İslam ülkesinin uyanık ve hazırlıklı olması gerekmektedir. Çünkü Müslümanlar, bütün insanlara karşı yapılan zulmü engellemekle yükümlüdürler.

İşte İslam'ın beraber yaşama kuralları kısaca yukarıda özetlendiği gibidir. Küreselleşme terimi, teorik olarak bütün dünyayı bir ülke gibi, bütün insanlığı da kendi insanı gibi görerek, bilerek, bu hedefe yönelerek, bunu gerçekleştirmeyi planlayarak yaşamak, ilişkileri böyle bir anlayış içinde kurmak ve geliştirmektir. Gerçekleşene bakıldığında ise dünya kalkınmış ve kalkınmakta olan diye ikiye ayrılmıştır. Kalkınmış ülkeler aralarında birlikler kurarak rekabet etmekte, dünya patronluğunu elde etmek ve bu patronluğun haram meyvesinden yararlanmak için üstü örtülü bir mücadele sürdürmektedirler. Bugün Amerika patrondur, kendi menfaati nasıl gerektiriyorsa öyle bir dünya düzeni teklif etmiştir, bunu yerleştirmek ve uygulamak için çalışmaktadır, adına da -insanları kandırmak için- "küreselleşme" demektedir. Dün Rusya, bugün Amerika, yarın Çin veya başkası patron olduğunda, bir yerde egemenlik kurduğunda yapacağı şey zulümdür, hakkı güçlüye tanımak ve vermektir, zayıfı ya açıkça veya kandırarak, iğfal ederek ezmektir, sömürmektir. Evet böyledir; çünkü beşer egoisttir, onu özgeci ve adil kılacak olan saik, yaşanan bir hak dindir, böyle bir dini olmayan veya olup da yaşamayanlardan insanlığa hayır gelmez.

2. Yeni dünya düzeninde patron Amerika'dır. Birleşmiş Milletlerde ve özellikle Güvenlik Konseyi'nde onun dediği olur, kararları veto eden Konsey'de hiçbir İslam ülkesi yoktur, BM Genel Kurulu'nda ise oyları hem dağınıktır, hem de yetersizdir. İslam ülkeleri kalkınmakta olan ülkeler arasında yer almaktadır. Patron veya patronların talimatı dışına çıkan İslam ülkeleri "terörist ülke" ilan edilmekte ve cezalandırılmaktadır. Anlaşılacağı üzere "terörist ülke", patrona itaat etmeyen ülke demektir. Asya Kaplanları örneğinde olduğu gibi, patrona isyan etmemekle beraber kendileri için çizilmiş kalkınma veya ekonomik güç sınırını aşma istidadı gösteren ülkeler de başka yollardan engellenmektedirler.

3. Birçok İslam ülkesi vatandaşı, Türkiye'yi ağabey, kurtarıcı, dağılan ümmeti toparlamaya namzet birikimi olan topluluk... olarak görmekte iken Türkiye onlardan uzaklaşmakta, İsrail ile çeşitli -bu arada askeri- anlaşmalar yapmakta, Avrupa Birliğine girmeye can atmaktadır. Diğer İslam ülkelerinde de hem halk hem de aydınlar ve yöneticiler, kendileri olmak ve kendi menfaatleri için dayanışmak, güç toplamak, çalışmak bakımından henüz uygun kıvama gelmemişlerdir. Resmi eğitim ve öğretim böyle bir kıvamı vermek için uygun değildir. Dünyada kurtlar ve kuzular oldukça, kurdun kuzuyu yemesini engelleyecek çobanlar da bulunmadıkça kuzu yenir, kurt da yer. Kuzuların koç, hatta arslan olabilmesi, Müslümanların dünyada adalet ve hakkaniyetin bekçisi konumuna geçmesi için sivil hareketlere ve gayretlere ihtiyaç vardır.

4. Fert olarak her müslüman yapabileceklerini yapmalıdır. Neyi nasıl yapacağını bilmek için öğrenmek, öğrenmek için okumak ve dinlemek, bunun için de Müslüman cemaatçikler olarak bir araya gelip çalışmak ve dayanışmak gerekir. Bugün cami cemaatleri, şehir içi veya şehirler arası yolcu otobüslerinde bir araya gelmiş yoculara benziyorlar; namaz bitiyor yol bitiyor, camiden çıkıyorlar otobüsten iniyorlar, evli evine yocu yoluna ayrılıp gidiyorlar. Cami cemaati bu değildir, küçük Müslüman cemaatçikleri bu değildir; cemaat, Medine'ye ilk hicret eden müslümanlar ile oralı olanlar arasındaki ilişkiyi veya benzerini yaşayanların birliğidir. Fertler bu birliklerin üyesi olmaya bakmalıdırlar.


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Başlık
Sonraki Başlık
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Başlık Sonraki Başlık İçindekiler