www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Laik bir ülkede dinin yeri1

"Laik düzende din, kişiyle Tanrı arasında özel bir alanın konusudur ve bir kişisel vicdan sorunudur. Dini bu özel alandan çıkarıp, toplumsal ilişkilerin modernleşmesi için dahi olsa kullanma niyeti, sistemin laik niteliğini bozar. Eğitim gibi mutlak surette laik olması gereken bir konuda dini referansların kullanılması ise başlı başına bir çelişkidir."
Köşe yazarının bu üç cümlesi de üzerinde yeterince düşünülmeden, uygulamanın ortaya çıkaracağı problemleri ve çıkmazları göz önüne almadan, laiklik ile din özgürlüğü arasında birlikte varoluş ilişkisi kurmadan, ezberlenmiş metinlerin tekrar edilmesinden ibarettir.
"Laik düzende dinin, kişi ile Tanrı arasında özel bir alanın konusu olduğunu" varsayalım; bu cümleyi tahlil ettiğimiz zaman karşımıza bir sürü problem çıkıyor. Bir dine inanan kişi, bir cemiyet içinde yaşadığına göre "Tanrı ile kendi arasındaki alanda" dindar, kendisi ile öteki insanlar, hatta varlıklar arasındaki ilişkiler bakımından dinsiz mi olacak, dini yok gibi mi davranacak? Din, tebliğ ve eğitim ile yayılır; peki dinin tebliğ ve eğitimi, kişi ile Tanrı arasında mı olacak? Dindar insan eğitimini nerede ve nasıl alacak, hiç olmazsa -kanunların kendisine verdiği hakka dayanarak- çocuklarını kendi dinine sokarak eğitme işini hangi alanda, nasıl yapacak? Din, İslam gibi bir din ise, buyrukları yalnızca "iman, ibadet ve ahlak"tan ibaret değilse, diğer insanlar ve varlıklarla ilişkilerine ait din kuralları da varsa ve dindarlık bunlara da riayet etmeyi gerektiriyorsa dindarlığın, "o özel alan"ın dışına çıkması zorunlu değil midir? Buna benzer problemlerin çözümü ve "Laiklik ile din özgürlüğünün birlikte var olmasının şartı" farklı bir laiklik anlayışına gelmektir. Bu farklı laiklik anlayışı ise "Başkalarına bir inanç ve hayat tarzı dayatmadan insanların, her alanda inandıkları gibi yaşamalarına imkan veren" bir anlayıştır.
"Dini bu özel alandan çıkarıp, toplumsal ilişkilerin modernleşmesi için dahi olsa kullanma niyeti, sistemin laik niteliğini bozar." cümlesinde 2 önemli nokta var: a) Dini özel alandan çıkarmak, b) İlişkilerin modernleşmesi için kullanmak.
Dini, tanımı ve sınırlanması bile mümkün olmayan "özel alan"a sokmak ve orada tutmak mümkün değildir ki, oradan çıkarmak laikliğe aykırı olsun. Dini, özel alanda tutmak isteyenler, üstü kapalı olarak toplumu dinsizleştirmeyi hedeflemişler, bunda da başarılı olamamışlardır.
"Toplumsal ilişkilerin modernleşmesi için dini kullanmak" bize göre de caiz değildir. Din, kendi dışında kullanılamaz, kullanılırsa "din istismarı" gerçekleşmiş olur. Sayın Bakan'ın sözleri dini bu manada kullanmak değil, onu yaşamak, başkalarının özgürlüklerine zarar vermeden, tıpkı hem bakan olması hem de Cuma namazı kılması gibi dindarca davranmaktır.
Köşe yazarı, "Eğitim gibi mutlak surette laik olması gereken bir konuda dini referansların kullanılması ise başlı başına bir çelişkidir" diyor. Eğitimin mutlak surette laik olması hem mümkün değildir, hem de laiklik için olmazsa olmaz şart değildir. Eğitimde dini referans olarak kabul etmeyenler başka ideolojileri referans olarak kullanıyor ve bütün vatandaşlara dayatıyorlar. Eğer bir din kuralı evrensel ise, bütün gurupların üzerinde birleştikleri bir ilke ise burada dine atıf yapmanın ne zararı vardır? Eğer bir din kuralı evrensel değil de belli bir dine inananlar için değer taşıyorsa, laik ülkede o dine inananlarla diyalog kurulurken bu kurala atıf yapmanın -başkalarına ve laikliğe- ne zararı olur?!
Batı uygulamasında kiliselerin ve belli inanç guruplarının, anaokullarından üniversiteye kadar uzanan çeşitli ve çok sayıda okulları vardır. Bu okullarda eğitim ve öğretim "mutlak surette laik değildir". Hatta bazı okullarda, başka dinden olanların da o okulu açanların dinlerine ait eğitim ve öğretime katılma mecburiyetleri vardır. Laiklik üzerine konuşan ve ahkam kesenlerin, dünyada bu kavramın nasıl olduğu ve nasıl uygulandığı konusuna da eğilmeleri gerekmektedir.



1 Yeni Şafak, 11.07.2003

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Başlık
Sonraki Başlık
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Başlık Sonraki Başlık İçindekiler