www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Dinin referans olması meselesi24

"Laik bir ülkenin Milli Eğitim Bakanı'nın referansı din olamaz. Toplumsal sorumlulukların yerine getirilmesi için referansımız dinî kurallar ve öğütler olursa, o sistemin laik olduğundan söz edemeyiz. Bugün okula çocuk göndermek, yarın bir başka konu..."
Köşe yazarı böyle diyordu. Birinci cümlesi abartılı ve saptırılmış; çünkü Millî Eğitim Bakanı benim referansım din demiyor, vazifesini mevcut anayasa ve kanunlara göre yapıyor, kanunların istediği bir vazifeyi, kızların da okula gönderilmesini yerine getirirken, büyük çoğunluğu Müslüman olan bir ülkede inançlardan da yararlanmak, kanuna itaati inançlarla da desteklemek istiyor. Kızların okula gitmelerine laik sistem karşı da din taraftar olsaydı ve Bakan buna dayanarak - sistemin mevzuatına rağmen- dine dayalı bir talep ileri sürseydi işte o zaman "din referans olurdu".
Belli bir laiklik anlayışını korumak için "destek için bile olsa" dine başvurmak laikliğe aykırı ise niçin vergi toplarken, askerler "Allah Allah" diyerek cepheye sürülürken, şehitlik ve gazilikten söz edilirken... dine başvuruluyor. Bize göre bunlar normaldir ama sayın yazara göre laikliğe aykırıdır; peki neden onlara ses çıkarmıyor, tenkit yazıları yazmıyor da Bakan'ın masum bir teşvikine itiraz ediyor!
"Bir sistemin laik olduğundan söz etmek için onu dinden arındırmak, dinsizleştirmek" bir anlayıştır, ama bütün dünya demokrasileri bu laiklik anlayışını benimsemiş değildir. Hür ve demokrat dünyanın benimsediği laiklik anlayışında din daima gözönünde bulundurulur. Amerikan anayasa maddesinde söylendiği gibi devlet "din kuran veya dini özgürlüklerin yaşanmasını yasaklayan kanun çıkaramaz"; yani devlet bu konularda yanlış yapmamak için daima çıkardığı kanunların "bir din kuralı koyma" veya "bir din özgürlüğünü yasaklama" sonucu doğurup doğurmadığını göz önünde bulundurur; işte bu da bir anlamda dinin referans olmasıdır. Modern demokrasilerde laiklik, toplumu dinden arındırmak için değil, dini özgürlüklerini korumak ve belli bir dini/inancı toplumun bütününe dayamamak için vardır. Kızların okula gönderilmesi, belli bir inancı ona inanmayanlara da dayatmak anlamına gelmez.
Hukuk başlangıç kitaplarında, Kara Avrupası hukuku'nun 3 kaynağı bulunduğu yazılıdır: Roma Hukuku, din, yerel örf ve adet kuralları.
İnsan hakları belgelerinin de kaynağı olan ABD bağımsızlık bildirisi'ndeki şu cümleler din ve inancı referans alan cümlelerdir:
"İnsanlığı ilgilendiren olayların akışı içinde, bir ulus, kendini başka ulusa bağlayan siyasal bağları koparmak ve doğa yasalarının ve Tanrı'nın ona dünya devletleri arasında bağışladığı bağımsız ve eşit yeri almak gereğini duyduğu zaman.."
Aşağıda gerçekler bizim için gayet açıktır: Tüm insanlar eşit yaratılmıştır; Yaradan'ları tarafından bağışlanmış, belli bazı vazgeçilmez haklara sahiptirler; yaşam, özgürlük ve mutluluğa erişme hakları da bunların arasındadır. Bu hakları güvence altına almak amacıyla, insanlar kendi aralarında yönetimler kurarlar; bu yönetimler gerçek güçlerini, yönetilenlerin onamasından alırlar; herhangi bir yönetim biçimi, bu hedeflere ulaşmada köstekleyici olmaya başladığında, bu yönetimi değiştirmek ya da düşünmek, yeni bir yönetim kurmak ve bu yeni yönetimin yetkilerini ve dayandığı temelleri, güvenlik ve mutluluklarını sağlayacağına en çok inandıkları bir biçimde düzenlemek ve kurmak, halkın hakkıdır."
Devletin koskoca bir Diyanet'i var, okullarda din dersi okutulur, dini bayramların resmi tatil günleri olması için devlet kanun çıkarmıştır. Bunlar ve daha niceleri laikliğe aykırı değilse -ki değildir- din, laik bir ülkede referans oluyor demektir; yeter ki, farklı inanan ve düşünenler belli bir inanca ve uygulamaya zorlanmış olmasınlar.
"Dinî bayramların resmi tatil olması, o günlerde çalışmak isteyenlere bir dayatmadır" denirse buna cevabımız şudur: Demokratik toplum hayatı aynı zamanda farklı inanç ve hayat tarzlarına tahammülü zorunlu kılar; halkının büyük çoğunluğunun tatile ihtiyaç duyduğu günlerin tatil olmasına tahümmül etmek, zorla herkese bayram yaptırmak anlamına gelmez, bir din özgürlüğünü kullanma imkanı bahşetmek anlamına gelir.



24 Yeni Şafak, 06.07.2003

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Başlık
Sonraki Başlık
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Başlık Sonraki Başlık İçindekiler