www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


İmam Hatipliler13

Kulaklarında ve vicdanlarında duyma arızası bulunanlar duyuncaya veya susuncaya kadar bin kere de olsa bazı gerçekleri yazmak gerekiyor.
Son günlerde yine İmam Hatipliler ile dindarların kurduğu okullarda okuyan çocuklarımız ve bunların yetişmiş mensupları aleyhine haksız, tarafgir, peşin hükme veya ideolojik taassuba dayalı saldırılar, ithamlar, karalamalar, tasarruflar oluyor. Neymiş, İmam Hatip mezunları şeriatçı, laiklik, cumhuriyet ve demokrasi düşmanı, tehlikeli insanlarmış, bunlara fırsat vermemeli, yüksek ve önemli bürokrat, vali, kaymakam, rektör, dekan, subay, genel müdür... olmaları engellenmeli, iktidara gelirlerse kendilerine karşı topyekun mücadele edilmeli, elleri kolları bağlanmalı ve kuşatılmalıdırlar... Daha da iyisi İmam Hatip Liseleri'nin okul ve talebe olarak sayıları azaltılmalı, mezunları yalnızca İlahiyat tahsili alabilmeli, başka yüksek öğrenim kurumlarına kabul edilmemelidir...
Bu iddia ve tedbirler karşısında bir de gerçeğe, gerçekte olup bitene bakalım:
İmam Hatip okulları açılalı 52 yıl, ilk mezun vereli de 45 yıl oldu. Bu okullardan mezun olan veya bir süre okuyup ayrılan insan sayısı milyonları geçti. Mezunlardan her türlü resmi ve sivil işte çalışanlar var, orduda olmasa da Emniyet'te ve genel idarede önemli görevler alanları var, çeşitli dernek, vakıf ve kulüplerde çalıştılar, sağ, sol ve merkez partilere girdiler, parti yönetimlerinde görev aldılar, milletvekili, bakan ve başbakan olanları var; yani 45 yıldır bu insanlar Türkiye'de yaşıyorlar ve çeşitli alanlarda faaliyet göstererek denetleniyorlar, tecrübe ediliyorlar. Dedikoduları bir yana bırakırsak İmam Hatipliler'in demokrasi karşıtı olduklarına dair hiçbir belge ve tecrübe mevcut değildir. Türkiye'de birkaç kere hukuka ve demokrasiye aykırı ihtilal yapıldı; bunları İmam Hatipliler yapmadı, ayrıca bunlar İmam Hatipliler'e karşı da yapılmadı; Menderes, Demirel ve Erbakan İmam Hatipli değildirler. Türkiye'de gerici ve rejim düşmanı diye suçlanan, mensupları yakalanan ve çeşitli cezalara çarptırılan örgüt mensupları da İmam Hatipliler değil. Bu okulların mezunları hep legaliteyi seçmişler, ülkenin anayasal nizamı çerçevesinde hareket etmeyi ilke bilmişler, hukuka uygun örgütler kurmuşlar, bazıları siyasetten uzak durmuş, bazıları ise iktidara gelmek için gizli cemiyet değil parti kurmuşlar, daha doğrusu kurulmuş partilere girmişlerdir. İmam Hatipliler yerel yönetimlerde iş başına geldikleri yerlerde, bazı karalayıcıların beklentileri ve yalan şayialarına rağmen yerleşim bölgelerini yeşile boğmuşlar, su, yol, köprü, geçit, park, temizlik gibi belediye hizmetlerinde rakipleriyle kıyaslanamayacak hizmetler vermişler, işler başarmışlardır. Siyasi iktidarda söz sahibi olduklarında, aynı dünya görüşünü paylaşan, fakat İmam Hatipli olmayan arkadaşlarıyla elele vererek demokratik cumhuriyeti korumak, demokrasinin ertelenmesine ve engellenmesine mani olmak, ülkeyi çağdaş dünyanın güçlü ülkeleri arasına sokmak için Avrupa Birliği'nin yolunu tutmuşlardır. Laikliği, "dindarlığa karşı olmak, dine müdahale etmek, dînî hak ve özgürlükleri mümkün olan asgari seviyede tutmak" olarak anlayan ve uygulayanlar, bu amaçlarına zarar verir korkusuyla AB'ye girme konusunda ayak sürürken onlar olanca güçleriyle buna asılmışlardır...
Yukarıda özetlenen 45 yıllık tecrübe İmam Hatipliler'in ne olduklarını ve ne yapmak istediklerini açık ve kesin olarak ortaya koymaktadır. Bunun dışında kalan iddialar ve ithamlar ya iftira, ya marjinali genelleme, yahut da kasıtlı olarak abartma sonucudur.
Laik ve demokrat bir ülkede dindarlara da dinsizler veya gevşek dinliler kadar kamusal alanda hayat hakkı tanınanacaktır. Farklı inanç grupları birbirlerine dayatma yapmadan inançlarını yaşayacak, ülkeye hizmet konusunda ise eşit şartlarda yarışacaklardır. Millet hangi grubun hizmetini beğenirse onu seçer, buna da kimsenin itirazı olmamalıdır; bugün seçen dener, beklentisi gerçekleşmezse yarın iktidardan indirir başka guruba fırsat verir. "Bunlar gelince gitmezler" düşüncesi bir bahaneden ibarettir; millet gönderdiği halde gitmezlerse demokrasilerde bunun da çareleri vardır.



13 Yeni Şafak, 24.08.2003

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Başlık
Sonraki Başlık
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Başlık Sonraki Başlık İçindekiler