www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Cumhuriyet'in Haberine Bak!

Bazı çevrelerin "dürüst ve ciddi" olarak tanıtmakta ısrar ettikleri Cumhuriyet Gazetesi, 10- 4- 2003 tarihli nüshasında bir haber yapıyor. Haberin konusu yeni Diyanet İşeri Başkanı adayı. Gazete, soruşturma safhasında gizli olması gereken bir dosyadan, nasıl mümkün ve meşru oluyorsa bilgi alıyor, bu bilgileri allayıp pullayarak veriyor: Güya yeni başkan adayı Prof. Dr. İ. Kâfî Dönmez, Vakf'ın yürüttüğü tefsir projesinde yer almış, yolsuzluk, dolandırıcılık ve zimmetine 50 bin dolar geçirmekle suçlanmış ve eski başkan ayrılmadan da dosya mahkemeye intikal etmiş. Sayın Dönmez, Devlet Bakanı Mehmet Aydın'ın İzmir'den arkadaşı, benim de damadım imiş; arkadaşı olduğu için bakan, benim damadım olduğu için de başbakan Dönmez'in Diyanet işleri başkanı olmasını istiyorlarmış, ama ortaya zimmet suçlaması çıkınca bakan sıkıntıya girmiş...
Dürüst ve ciddi gazetenin haberine bakın! Deve "Nerem eğri" demiş de muhatabı "Neren doğru ki!" cevabını vermiş ya, tıpkı bunun gibi... Ciddi olduğunu bilmem ama eğri çehreli olduğu ortada olan, dürüstlüğü de yukarıdaki haberi ile kanıtlanan (!) gazetenin hangi yanlışını doğrultalım!
Sayın İ. Kâfi Dönmez öğrencim olmuş, bu hoca öğrenci ilişkisi zaman içinde dostluğa dönüşmüş, M.Ü. İlahiyat Fakültesinde başarılı bir dekanlık dönemi geçirmiş, çevresinin sevgi ve saygısını kazanmış, değerli bir ilim adamıdır. Diyanet İşleri Başkanlığının tefsir projesinin belli bir dönem başında olmuştur. Bu proje, iyi ve uzun soluklu bir heyet çalışması sonunda çağın ihtiyacını karşılayacak bir tefsir yazma projesi idi. Uzunca süren bir hazırlık çalışmasından sonra, halen emekli olan başkan zamanında proje Ankara''ya (herhalde Başkanlık bünyesine) nakledildi, sayın Dönmez ile yapılan anlaşma da, Başkanlığın isteği üzerine bozuldu. Öyle anlaşılıyor ki, yapılan harcamalarda taraflar arasında bir anlaşmazlık olmuş ve durum mahkemeye intikal ettirilmiştir. Ortada henüz sabit olmuş, hükme bağlanmış bir dolandırıcılık, yolsuzluk, zimmete par geçirme yoktur (bunlar ne kadar çirkin kelimeler ve suçlamalar!). Bu gazetelere ne oluyor da -soruşturma aşamasında- gizli olması gereken bilgileri ifşa ediyorlar, hükme bağlanmamış, ispat edilmemiş suçlamaları, sanki olmuş gibi veriyor, temiz insanların şeref ve haysiyetleri ile oynuyorlar. Basında bunlara dur diyecek denetim kurumları ne güne duruyor!
Sayın dönmez, sayın bakan Mehmet Aydın'ın İzmir'den arkadaşı değildir; Mehmet Bey Ankara'dan İzmir'e geldi, İbrahim Bey ise İstanbul'da yetişti ve burada çalıştı.
İbrahim Bey benim damadım değildir (olsa idi, var olan damadımla iftihar ettiğim gibi onunla da iftihar ederdim).
İbrahim Bey'in başkan adayı olması, şunun arkadaşı, bunun damadı olduğu için değil, ahlakı, kişiliği ve ilmi ile o makamı hak ettiği içindir. Gazete bunu öğrenmek istiyorsa İlahiyat Fakültelerindeki meslektaşlarına soruversin. Ayrıca yakından biliyorum ki, İbrahim Kafi Dönmez bu makama talip de olmamıştır; liyakatinden dolayı makam kendisine teklif edilmiştir.
Bu münasebetle Diyanet Vakfı'nın on yıl kadar önce benim başkanlığımda kurulan dört kişilik bir heyete yaptırdığı bir başka tefsir çalışmasından da kısaca söz etmek gerekiyor ki, bu iki tefsir birbirine karıştırılmasın (Ben yukarıda zikredilen projeye katılmadım). Benim başkanlığımda yine İ. Kafi Dönmez, Mustafa Çağrıcı ve Sadreddin Gümüş'ten oluşan bir heyet, uzun çalışmalardan sonra geçen yıl yeni meali ile birlikte tefsiri tamamladık, hem eski hem de yeni Din İşleri Yüksek Kurulu tefsirimizi okudu, gerekli müzakere ve iyileştirmeler yapıldı, tefsir onaydan geçti, şimdi baskı aşamasında; inşaallah bir iki ay sonra okuyucularının elinde olacak. Beş cilt olan bu tefsirin bütün yayın hakları Başkanlığa devredilmiştir.
Öyle anlaşılıyor ki, yapılan harcamalarda taraflar arasında bir anlaşmazlık olmuş ve durum mahkemeye intikal ettirilmiştir. Ortada henüz sabit olmuş, hükme bağlanmış bir dolandırıcılık, yolsuzluk, zimmete par geçirme yoktur (bunlar ne kadar çirkin kelimeler ve suçlamalar!). Bu gazetelere ne oluyor da -soruşturma aşamasında- gizli olması gereken bilgileri ifşa ediyorlar, hükme bağlanmamış, ispat edilmemiş suçlamaları, sanki olmuş gibi veriyor, temiz insanların şeref ve haysiyetleri ile oynuyorlar. Basında bunlara dur diyecek denetim kurumları ne güne duruyor!

Bir Açıklama

Bir yazımda, ciddi ve dürüst geçinen Cumhuriyet Gazetesi'nin, sayın Prof. Dr. İ. Kâfî Dönmez'le ilgili, baştan sona gerçek dışı bilgiler, iftira, itham ve karalamalarla dolu bir yazısını ele almış, beni ilgilendiren tarafı da bulunduğu için (Cumhuriyet, sayın Kâfi'nin, benim damadım olduğunu ve biraz da bu yüzden Diyanet İşleri Başkanlığına teklif edildiğini yazmıştı) yanlışları düzeltmeye çalışmıştım. Cumhuriyet "önceki reisin, görevden ayrılmadan önce durumu mahkemeye intikal ettirdiğini" yazdığı için, ben de bu haber üzerine bir yorum yaparak şunları yazmıştım: "Öyle anlaşılıyor ki, yapılan harcamalarda taraflar arasında bir anlaşmazlık olmuş ve durum mahkemeye intikal ettirilmiştir. Ortada henüz sabit olmuş, hükme bağlanmış bir dolandırıcılık, yolsuzluk, zimmete para geçirme yoktur (bunlar ne kadar çirkin kelimeler ve suçlamalar!). Bu gazetelere ne oluyor da -soruşturma aşamasında- gizli olması gereken bilgileri ifşa ediyorlar, hükme bağlanmamış, ispat edilmemiş suçlamaları, sanki olmuş gibi veriyor, temiz insanların şeref ve haysiyetleri ile oynuyorlar. Basında bunlara dur diyecek denetim kurumları ne güne duruyor!"
Ne yazık ki -sayın Kâfi'nin, bana verdiği bilgiden ve avukatının gazetemize gönderiği bir açıklamadan anlaşıldığına göre- mahut gazete benim yazımı da çarpıtarak "Karaman da mahkemeye intikal etmiş davadan söz ediyor" demiş. Yazım peşin hükümsüz okunduğunda, "Öyle anlaşılıyor ki..." ifademin "Cumhuriyetin haberinden öyle anlaşılıyor" alamına geldiği kolaylıkla anlaşılacakır. Benim ihtilaf ve dava ile ilgili ayrıca bir bilgim yoktur. Yazımdan sonra sayın Kafi'den öğrendim ki, eski başkan da "böyle bir dava konusunun bulunmadığını" gazetelere bildirmiş.
Sonuç olarak anlaşılıyor ki, ortada ne bir savcılık soruşturması, ne de bir dâva var; olan şey dedikodudan ibaret; bir gazete de bu dedikoduları ele alıyor, allayıp pulluyor, "bir şeyin şüyuu (haber olarak yayılması) vukuundan (gerçekte olmasından) beterdir (daha kötüdür)" hikmetine göre, olmayan bir şeyi olmuş gibi göstermekle kalmıyor, bir de bunu basın yoluyla binlerce okuyucusuna duyuruyor, değerli bir ilim adamının şeref ve haysiyeti ile oynuyor.
Beni üzen ve bu yazıyı yazmama sebep olan şey ise, sayın Kâfi'yi savunmak ve beni de ilgilendiren yanlışları düzeltmek için yazdıklarımın bile kötüye kullanılması, aleyhte delil olarak değerlendirilmesidir. Dilerim bu açıklamam meslenin doğru anlaşılmasını sağlar.

Bir not:
Aldığım birçok mektupta okuyucular, kitaplarımın nerede bulunacağını soruyorlar. Teket teker cevap vermekten yorulduğum için burada kısaca açıklayayım: Kitaplarımın çoğunu "İstanbul, Cağaloğlu, Çatalçeşme sokak. Nu. 27/15" adresinde bulunan İz Yayıncılık basıyor ve dağıtıyor. Diğerlerini de yine buradan temin etmek mümkündür. Bazı kitaplarım Ankara'da Diyanet Vakfı; bazıları İstanbul'da Ensar Vakfı, Timaş ve Gazeteciler Yazarlar Vakfı tarafından yayımlanmıştı.
Daha önce başladığım, "Türkiye'nin normalleşmesi ve iktidardan beklenenler" konusunu ele alan "Beklentiler" başlıklı yazıya, inşaallah bundan sonra devam edeceğim.


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Makale
Sonraki Makale
İçindekiler
Tarihe Göre:
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Makale Sonraki Makale İçindekiler Tarihe Göre: Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi