www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Dr. Beşir Akınal

1961-1963 yılları arasında Kadıköy merkez vaizi oldum, benden önce Kadıköy'de din görevliliği yapan arkadaşlarımız arasında Tayyar Altıkulaç da vardı, ben vaziliğe tayin edildiğim zaman İskele cammiinde İmam Hatip olan Altıkulaç, buradan Moda Camiine geçti, Moda Camiini imar ve ihya edenlerin başında bir zat vardı: Dr. Beşir Akınal; tanıdıktan sonra kendisine "Beşir Ağabey" dedik, burada da o ifadeyi kullanayım. Beşir Ağabey bu camii iki manasıyla da imar edenledendi: Hem yaptırarak, hem de içinde devamlı namaz kılarak, hatta bazen kıldırarak. Kadıköy vaizliğim bana önemli dostlar kazandırmıştı, bunlardan biri de Tayyar Bey aracılığı ile tanıştığım, sonra da samimi dost olduğumuz Dr. Beşir Akınal'dır.
Beşir Ağabey CHP'nin dine karşı politialarını sürdürdüğü dönemde Konya Lisesinde okumuş, en güç ve olumsuz şartlarda beş vakit namazını bırakmamış, İslam'ın diğer emir ve yasaklarına da riayet ederek yaşamış müstesna insanlardan biriydi. İyi bir diş doktoru olmuş, ömrünün büyük bir kısmını Kadıköy'de geçirmişti. Bahariye'de bir apartmanı ve binanın zemin katında da muayenehanesi vardı. Kendisini tanıdıktan sonra, iyice yaşlanıp işini yapamaz hale gelinceye kadar bütün aile onun hastası olduk; hepimizi tedavi eder ve genellikle para almazdı. Çok uzun yıllar haftada birgün Kızılay'ın sağlık merkezinde de parasız çalıştığını biliyorum. Diğer günlerde kendi muayenehanesinde birçok yoksulun diş tedavisini parasız yaptığını da biliyorum.
Allah Teâlâ merhum Beşir Akınal kulunu sanki hizmet için yaratmıştı; nasıl meleklerin gıdası Allah'a ibadet ise onun da zevki ibadet ve hizmet, mutluluğu ise umduğu ve peşinde koştuğu "Allah rızası" idi. Evine meyve alırken bile daha ucuzu arardı,kılığı kıyafeti ortanın altında, evinin eşyası da eski püskü idi, ama Allah rızası söz konusu olduğu zaman gözünü yumar, isteneni verirdi. Allah rızasından başka hiçbir karşılık beklemeden kendilerine ödünç para verdiği insanların sayısını(tamamını) kendisi de bilmezdi. Ondan aldığı ödünç para veya yardım ile ev alanlar, iş açanlar, çocuklarını evlendirenler... saymakla bimez.
İstanbul İmamHatip Okulun'da meslek dersleri öğretmeni olunca bazı ders kitapları yazmıştık; bunlardan Hadis Usulü isimli kitabın baskı masrafını ödünç olarak Beşir Ağabey vermişti, kitabı onun evinin uygun bir yerinde depolamamıza ve oradan dağıtım yapmamıza da izin vermişti, uzun zaman durdu, oradan dağıttık ve gelir elde edince borcumuzu parça parça ödedik. Bekir Topaloğlu ile birlikte yazıp bastırdığımız Arapça kitaplarının ilk baskısının masrafını da ödünç aldığımız paralarla yapmıştık, tabii bunun önemli bir payı Beşir Ağabe'e aitti. Hasılı onun, bu kadar kolay, bu kadar gönülden, bu kadar zevk ile "Allah yolıunda infak" ibadetine yetişen, bu alanda onunla yarışabilecek bir başkasını ben görmedim.
Mali ibadet yanında ömrü boyunca bir günlük namazı geçirmediğini (bu manada tertip sahibi olduğunu) biliyoruz, oldukça sık nafile oruç tutardı, Kur'an okumaya aşıktı, hem okur, hem güzel okuyanları dinlerdi. Çocuklarına özel hocalar tutarak Kur'an öğretti, temel İslam bilgilerini almalarını sağladı. Bizim "Kur'an cemaati" adını verdiğimiz bir toplantımız vardı, on onbeş kişi (biri bizlerden bir hoca, diğerleri bizim seçtiğimiz müdavimler) onbeş günde birimizin evinde toplanır, Kur'an ve mealini okur, açıklamasını yapardık, bir süre de çay içerek sohbet ederdik, bir sandığımız vardı, burada para toplanırdı ve cemaatin uygun gördüğü hayır işlerine sarfedilirdi, Beşir Ağabeyimiz bu toplantılara damadı ve oğulları ile birlikte tam kadro iştirak ederdi.
Ben, Bekir Topaloğlu, Tayyar Altıkulaç, Muhammed Eroğlu ve Yaşar Kandemir'den ibaret olan beş kişiye sonsuz itimadı vardı. Eşine ve çocuklarına karşı vazifesini eksiksiz yaptıktan sonra geride kalan servetini ne yapacağını bizimle istişare etti, istişare sonunda kendi adıyla anılan bir vakıf kurulmasna, bizim de mütevelli heyeti içinde olacağımız vakfın, yine bizim uygun göreceğimiz alanlarda hizmet vermesine karar verildi. Vakıf birçok hayırlı hizmette bulundu, sonunda Yakacık'ta bir huzur evi yaptırmaya -Beşir Ağabey'in arzusu üzerine- başlandı, inşaallah o da tamamlanacak ve hizmete girecektir.
Daha çoğu gazete ve dergi olmak üzere okumayı severdi, giderek yazmaya başladı, bazı gazete ve dergilerde ara sıra yazdı, bazı yazılarını da birkaç kitapta toplayıp bastırdı.
Güzel ahlakı, hizmetleri, bilgisi, dini gayreti, şuuru, çalışkanlığı... ile örnek insan Beşir Akınal'ın, bir ömrü uğrunda geçirdiğine inandığım "Allah rızasına" mazhar olduğunu umuyorum, Kur'an ifadesiyle "Allah'ın rızası en önemli ve en büyük hedeftir", o bu hedefin yolcusu idi, seyir ve sülûkünü bu yolda tamamladı, "herkes neye gayret etmiş ise onu elde edecektir" düsturuna dayanarak Allah rızasına ermiş olan bu zata hayranlığım, sevgim ve saygım devam ediyor; dilerim sevdiklerimizin yanında, ebedi alemde de beraber oluruz.


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Makale
Sonraki Makale
İçindekiler
Tarihe Göre:
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Makale Sonraki Makale İçindekiler Tarihe Göre: Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi