www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Edep Yahu!

Sayın Ali Coşkun'un, çıplak kadın resmi kullanılarak yapılmış bir reklam panosuna takılması, bunu ahlaka ve âdaba aykırı bulması, kaldırılmasını istemesi üzerine medya, kıyameti koparmadıysa da güçlü bir fırtına çıkardı diyebiliriz. Konu kapandı, atık bu konuda yazmaya değmez demiştim ki, yakında bir tv programında yapılan söyleşiye takıldım; söyleşiyi yürüten şahıs, RTÜK'na bağlı olup müstehcenlik hakkında karar veren komisyonu sert bir şekilde eleştiriyor, bu komisyon üyelerinden birkaçının, adı geçen reklamı "müstehcen" bulmalarını "vahim" olarak değerlendiriyordu.
Bizim sütun arkadaşlarından bazılarının yaptığı gibi, "böyle bir konuda, böyle bir tavır ve ifade ile bakanın müdahalesi doğru mu, yanlış mı" tartışmasına bir şey demiyorum; böyle bir tartışma yapılabilir. Ama adı üstünde "müstehcenliği" tespit etmekle ilgili bir komisyondaki üyelerin, çıplak bir kadının reklam maksadıyla da olsa kamuya açık olan bir mahalde teşhir edilmesini müstehcen bulması (müstehcen bulmayanların değerlendirmesi değil de bunların değerlendirmesi) niçin vahim oluyormuş, işte bunu anlayamadım.
Buna vahim diyen bey ve benzerleri demokratlığı, çok kültürlülüğün veya çoğulculuğun savunmasını kimselere bırakmıyorlar; peki bu ülkede "çıplak bir kadın resmini" müstehcen bulmayan, ahlaka ve âdaba aykırı görmeyen Türk vatandaşları bulunmakla beraber aksini düşünen, aksini değerlendiren Türk vatandaşları yok mu? Bu vatandaşlar "gâvura gâvur, müstehcene müstehcen, fahişeye fahişe, ayıba ve günaha ayıp ve günah..." diyemeyecekler mi? Bizim halkımızın kahir ekseriyetine göre hem ayıp, hem de günah olan (yani hem ahlaka hem de dine aykırı bulunan) bir reklamı kınamak (ayıp olmadığına inananların inançlarını değil, fiili, eseri kınamak) niçin vahim oluyor? Bu kınamayı ister sıradan bir vatandaş yapsın, ister bu konuda değerlendirme yapma görevi verilmiş birisi yapsın; buna vahim deme hakkını bu beyler nereden ve kimden alıyorlar?
Bizim dinimiz, ahlakımız ve bunlarla içli dışlı olan geleneğimiz, kadın olsun, erkek olsun insanların çıplaklığını, başkalarına çıplak olarak görünmesini tasvip etmez; ayıp (ayıp olunca da müstehcen) ve günah olarak değerlendirir. Dinimize göre çıplaklık, tesettüre riayet etmemekle başlar, derece derece ilerleyerek o reklama ve daha ötelere kadar gelir.
Bir müslüman imkan bulursa, gücü yeterse ayıp ve günah olanı engeller; engellemek onun dini vazifesidir. Gücü yetmezse en azından gönülden reddeder, davranış olarak tavır koyar, tasvip etmediğini belli eder. Demokrasi ve çoğulculuk savunucuları, öyle anlaşılıyor ki, bunları belli inançlar ve hayat tarzları için istiyorlar, işlerine gelmeyen, kendilerine ters gelen inanç ve hayat tarzlarına yaşama ve zuhur hakkı tanımıyorlar, en masum tepkilerin bile üzerine neredeyse topla tüfekle yürüyecekler.
El-insaf, edep yâhu!
Kültür olarak dağdan gelenler, bağdakini kovmaya kalkışmasın; bu milletin kahir ekseriyetinin temel değerleri vardır, bunları aşındırmak isteyenlere karşı o kahir ekseriyetin tavır koyma hakları demokrasi gereğidir; ne yani, demokrasi, laiklik vs. diyerek ağızlara kilit mi vuracaksınız!


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Makale
Sonraki Makale
İçindekiler
Tarihe Göre:
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Makale Sonraki Makale İçindekiler Tarihe Göre: Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi