www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Bunlar Demokrat mı?

Dinin münafıkları vardır; inanmadıkları halde inanmış gibi gözükür, dine ve dindarlara içeriden zarar vermeye çalışırlar. İnançları olduğu halde yalan söylemek, sözünde durmamak, emanete hiyanet etmek gibi münafıklara mahsus davranışları bulunan kimseler de "ahlak bakımından" münafıklardır, münafıklara ait özellikler taşıyorlardır. Münafıklık korkuya dayanabileceği gibi menfaate de dayanabilir; iki yüzlülükle amacına daha kolay ulaşabileceğini düşünen bazı kimseler bu yolu tercih ederler.
Demokrasilerde korkuya dayalı münafıklık, takiye, iki yüzlülük olmamalı, ama demokrasiler kamil doğmadıkları, bu adı taşıyan baskıcı rejimler de bulunduğu için demokrasilerde de korkuya dayalı iki yüzlülük oluyor. Menfaate dayalı iki yüzlülük ise bir ahlak kusuru olarak her sistemde ve durumda bulunabiliyor.
Benim "demokrasi münafıkları" tamlamasından maksadım, demokrat olduklarını söyleyen, ama demokrasiyi içine sindirememiş, bu yüzden fırsat bulduğunda, işine geldiğinde demokarsinin ilkelerini bir yana bırakan kimselerdir. Bu kavramı Prof. Dr. Ömer Dinçer olayına uygulayalım.
Demokarsilerin ayrılmaz, vazgeçilmez, olmazsa olmaz ilkesi "hukuk devleti" ilkesidir. Hukuku temsilcileri vasıtasıyla halk yapar (yasama meclisin işidir), hakimler yargılar, hükumet veya başkan da yürütür. Kanunsuz suç ve ceza olmaz.
Demokrasi münafıkları Ömer Dinçer'in başbakanlık müsteşarı olamayacağını; çünkü onun dokuz yıl önce yaptığı bir konuşmaya göre siyasal İslam'a daha yakın göründüğünü, bu yüzden onu o makamda istemediklerini, hemen gitmesi gerektiğini söylüyorlar. "Siyasal İslam diye bir şey var mı, bir kimsenin hem müslüman olması hem de dini, bazı düşünce ve davranışlarından uzak tutması mümkün müdür?" sorusunun cevabını başka bir yazıya bırakarak sayın Dinçer'in düşünce ve inanç olarak siyasal İslamcı olduğunu varsayalım. Siyasal İslamcıların devletin üst kademelerinde vazife almalarına engel olan bir kanun var mı? Yok. Peki kanunsuz suçlama ve kanunsuz cezalandırma hukuk devcleti ilkesine, dolayısıyla demokrasiye aykırı değil mi? Evet aykırı. Şu halde fırsat bulunca iktidarı yıpratmak, farklı düşünen ve inanan bir kimseyi linç etmek için demokrasinin ilkelerinden vazgeçen, bunları görmezden gelenler demokrasi münafıklarıdır.
Böyle önemli bir makamda bir siyasal İslamcı bulunursa rejim tehlikeye girermiş. "Rejim koruyuculuğu" istismardır, bu istismarı yapanlar da demokrasi münafıklarıdır. Yüksek bir mevkide bulunan devlet görevlisi dikkat ve denetim odağıdır, asıl onlar rejimi tehlikeye sokacak en küçük bir davranışta, tasarrufta bulunamazlar, bulunurlarsa hemen yakayı ele verirler. Bu bakımdan orada olmaları tehlike değildir; gözden uzak bir yerlerde önemli işler görmeleri tehlikeli olabilir, ama nerede olursa olsun bir kimse, düşünce ve inancından dolayı ikinci sınıf insan muamelesi göremez, temel hak ve özgürlüklerinden mahrum edilemez. Bir kimse şu veya bu şekilde inanıyor düşünüyor, söylüyor diye -kanunlara göre suç işlemedikçe, kanunlara göre makama ehil olma niteliğini kaybetmedikçe- diğer farklı düşünenler gibi muamele görür, haklardan yararlanır. Olayın rejime yönelik tehlike ile alakası yoktur, olay, göstermelik demokratların, demokrasi alanında ileri adımlar atan, yeni açılımlar getiren bir ilim ve fikir adamını hazmedememe, içe sindirememe olayıdır. İdeolojik bağnazlık, içe kapanıklık, statükoya mahkumiyet olayıdır.
Demokrasi münafıkları alıştılar; kendileri gibi düşünmeyen ve yaşamayan insanları ikinci sınıf vatandaş muamelesine tabi tutuyorlar, kendilerinin yararlandığı haklardan onların da yararlanmasını engellemeye çalışıyorlar, bunu demokratik ilkelere göre yapamazlarsa "rejimle ilgili tehlike" kavramına başvuruyorlar, durumdan vazife, vazifeden hukuk (!), yalnız kandilerine göre muteber olan hukuktan yargı çıkarıyor, selahiyetsiz yargılıyor ve haksız olarak infaz ediyorlar. Ama yağma yok, onların değil, halkın dediği olacak, demokrasi neyi gerektiriyorsa o olacak, münafıklar her gün biraz daha deşifre olacak, içleri dışlarına vuracak ve halk tarafından siyasetten dışlanacaklardır.

2 Ocak 2004
Cuma

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Makale
Sonraki Makale
İçindekiler
Tarihe Göre:
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Makale Sonraki Makale İçindekiler Tarihe Göre: Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi