www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Din İstismarı mı?

Türk Milli Futbol Takımından bazı futbolcular Hong Kong'ta ve Ulsan'da Cuma namazı kılmak istiyorlar, diğer bazıları bunu (isteyenlerin Cuma namazına gitmelerini) istemiyorlar, yöneticiler de aralarında farklı düşünüyorlar, ancak Cuma namazını kılmak isteyenler ısrar edince izin veriliyor, hatta Güney Kore'nin Ulsan kentinde imam bulunmadığı için Seul'den imam getiriliyor ve isteyen futbolcular burada Cuma namazını kılıyorlar. Olay bundan ibaret. Gel gör ki bizim medya, hezimetin faturasını kendilerine göre uygun bir yere çıkarmak, fırsat bulmuşken dindara ve din özgürlüğüne saldırmak için bu masum olayı istismarda gecikmiyorlar. Ne olmuş efendim, "din istismar edilmiş, namaz kılmayanlara baskı yapılmış ve bazıları oyuna alınmamış veya oyundan çıkarılmışlar, futbolcular arasında namaz kılan kılmayan ayrımı yapılmış...""Din nasıl istismar edilmiş?" diye sorarsanız onun da cevabı hazır: Eğer takım yense imiş "Bakın din ve namaz sayesinde yendik" diye din propagandası yapılacakmış.
Bu mantığı anlamakta güçlük çeliyoruz; daha doğrusu bu çarpık mantık ve baskıcı yaklaşımda bu kadar ısrar edilmesini bir yerlere sığdıramıyoruz.
Din istismarı nasıl gerçekleşebilir? Eğer Cuma kılan futbolcular kendilerini dindar göstererek bundan bir menfaat elde ederlerse dini istismar etmiş olurlar. Ortada böyle bir şey yok. Bu gençler her zaman Cuma namazını kılıyorlar, bundan dolayı Allah rızası ile moral dışında elde ettikleri bir şey de yok. Eğer din propagandasından söz ediliyorsa bunun adı "istismar" değil, propagandadır. Böyle bir niyetin olduğuna dair de ortada bir kanıt yok Daha önceleri de cuma namazı kılınmış, dualar edilmiş; başka milletlerin sporcuları da bunu yapıyorlar, bu sayede moral kazanıyorlar, sonuç zafer olursa Allah'a şükrediyorlar, yenilgi olursa kusuru kendilerinde arıyorlar; ne din propagandası yapılıyor, ne de istismar!
"Ayrımcılık yapılmış!"Kim, nasıl ayrımcılık yapmış. Sporcular farklı yiyip içtiklerinde, farklı yerleri gezdiklerinde, farklı müzik dinlediklerinde, farklı şeyleri beğendiklerinde, farklı dünya görüşlerine ve inançlara sahip olduklarında ayrımcılık mı yapmış oluyorlar? Sporcu robot mudur, insan mı? İnsan olduğuna göre onun özel hayatı olamaz mı? Dindarlık ve ibadet de onun özel hayatı değil midir. Türkiye'de her kesimden insanlarımız arasında namaz kılanlar ve kılmayanlar var. Namaz kılanlar veya kılmayanlar diğerlerine karşı ayrımcılık mı yapmış oluyorlar? İsteyen kılar, istemeyen kılmaz; önemli olan kılanlar ile kılmayanlar arasındakigenel, daha doğrusu vazife çerçevesindeki ilişkidir. Futbol takımı olarak -bu farklılık- bir sakınca doğurmuyorsa, kılanlar ve kılmayanlar vazife yaparken işi aksatacak bir olumsuz ilişki içinde olmuyorlarsa başkaları niçin işe burunlarını sokuyor, öküzün altında buzağı arıyorlar.
"Filanı oyuna almamış, filanı çıkarmış, filan baskı yapmış, mış, mış, mış...", hepsi dedi kodu, ortada kesin bilgi yok; kesin olan birilerinin fırsatı kullanıp diğerlerini harcaması, din özgürlüklerini kısıtlaması, oyuncuları zorla ve baskı ile ibadetsizlikte eşitleme arzusu.
Okulda, uygun bir yerde namaz kılmak isteyen öğrenciler "ayrımcılıktır, okul ibadet yeri değildir" diye engelleniyorlar. Başlarını örterek okumak ve çalışmak isteyen kızlarımız, kadınlarımız "ayrımcılıktır, laikliğe aykırıdır, din istismarıdır" diye engelleniyorlar. İşi aksatmadan cuma namazı kılmak isteyen futbolcular "istismardır, ayrımcılıktır, kılmayanlara baskıdır" diye engelleniyorlar. Bu engelleyiciler bir de şöyle düşünseler daha insanca olmaz mı: İnancı yüzünden belli bir şeyi yapmak isteyen insanı -başkalarına zarar vermediği ve işini aksatmadığı halde- bundan mahrum etmek, onu engellemek baskıdır, başkaları özel hayatları ile ilgili özgürlüklerini kullanırken bunları engellemek ayrımcılıktır, inanma ve ibadet etme özgürlüğünü kısıtlamak insan haklarına ve demokrasiye aykırıdır. Başkalarını zorlamadan ibadetini yapmak ve dinini yaşamak isteyen dindarı engellemek laiklikle bağdaşmaz...
Başka çaremiz yok, onlar -bize göre- eğri yolda gittikçe biz de devamlı uyaracak, doğruyu gösterecek, doğru bildiğimiz yolda yürüyeceğiz. Sonunda kazananlar evrensel değerlerin ve hakikatlerin tarafını tutanlar olacaktır. Din özgürlüğü de bir evrensel değerdir, hakikattir.


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Makale
Sonraki Makale
İçindekiler
Tarihe Göre:
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Makale Sonraki Makale İçindekiler Tarihe Göre: Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi