www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Batı'da Başörtüsü

26-Nisan'da Milliyet'te çıkan, tartışma alanından bir türlü çıkmayan ve Kıbrıs gibi, çözümsüzlüğünden bazı kesimlerin medet umduğu başörtüsü konusu ile ilgili bir haber şöyle: "İngiltere'de bu hafta uygulanmaya başlanacak 'biyometrik kimlik kartı' projesi kapsamında, üzerinde sahibinin yüz ölçüleri, göz taraması ve parmak izi bulunan kartlar kullanılacak. Terör ve yasadışı göçle mücadele için 3 milyar sterlinlik proje çerçevesinde oluşturulacak... Ancak Müslüman kadınlara tanınacak ayrıcalıkla, kimlik kartlarına başı açık fotoğraf çektirme zorunluluğu getirilmeyecek ve kartlarında yalnızca parmak izi ve göz taraması bilgilerini kullanmalarına izin verilecek.
Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde ve ABD'de, içinde başörtüsünün de bulunduğu "dini simglere" ile ilgili uygulama birbirinden oldukça farklıdır. Bizdeki laikçiler, başörtüsü karşıtları daha çok Fransa uygulamasını örnek olarak kullanıyorlari Aşağıda nakledeceğim uzun bilgi notu, bizdeki uygulamanın Fransa'dakine de benzemediğüni, daha sert, radikal, müsamahasız ve hukuk dışı olduğunu gösteriyor:
Değişik hukuki sistemlere rağmen, Avrupa ülkelerindeki uygulamalar birbirlerine yakındır: kurumların dinler konusunda özgürlüğü, bireysel ve ortak dini uygulamalarda özgürlük, din değiştirme olanağı, tanınmış Kiliselerin sosyal rolü.
Fransa'da, din özgürlüğü Devlet tarafından tanınır ve sağlanır. Tüm dinler, inanç dernekleri oluşturabilirler, bağış ve miras kabul edebilirler. Yerel yönetimler, günümüzde bu konularda daha kolay ruhsat vermekte, aynı zamanda inanç amaçlı yapılara para yardımı yapmaktadırlar. Dini bayramlar için mekanlar tahsis edilebilmektedir. Fransa'daki iş rejimi, her inanç sahibini en büyük ölçüde korumaktadır.
Kendi tarihinden gelen özgüllükler nedeniyle Fransız laiklik anlayışı diğer Avrupa ülkelerine nazaran değişiklikler gösterir. Çünkü Fransa din savaşlarından şiddetle etkilenmiş ve dini fanatizmden büyük yaralar almıştır. Devlet ve din arasındaki ilişkilerin değişik uygulamaları çerçevesinde, Avrupa ülkeleri üç grupta toplanabilir: 1.Laik ülkeler: Fransa, İspanya, İtalya, Çek Cumhuriyeti ya da Bulgaristan gibi. 2.Seküler ülkeler: İngiltere ya da Danimarka gibi. 3.Çok mezhepli ülkeler: Almanya, Avusturya, Hollanda gibi. Seküler ülkeler, her şartta dini simgelerin taşınmasını kabul ederler, çünkü, toplum örgütlenmesi cemaatçilik temelindedir. Oysa, Fransa, diğer aidiyetlere ve dini inançlara üstün olan Cumhuriyetçi bir modele entegrasyona öncelik verdiğinden cemaatçiliği reddeder. Aynı şekilde, bazı Avrupa ülkeleri bir Devlet dinini tanırlar veya dinleri farklı bir temele oturtan bir kanuna sahiptirler; bu durum, Fransa'da söz konusu değildir.
Vatandaşlar, kamu hizmetlerinden yararlananlar bu yasaklara (simge taşıma vb. yasaklara) tabi değildir: Fransa'da parlamenter Meclislere, tribünlere, üniversitelere, idarelere... girerken dini simgeler üstte taşınabilmektedir. Aynı şekilde, çalışma yerlerinde dini simgelerin üstte taşınması yalnızca "güvenliğe veya müşteri ile ilişkilere bağlı gereklilikler" dışında geniş bir şekilde kabul edilmektedir. Fransa'da dini simgelerin taşınmasına dair genel bir yasak olmamıştır ve olmayacaktır.
Diğer yandan, memurlar ve devleti temsil edenler, ihtiyatlılık görevlerine ve kamu hizmetlerinin tarafsızlığına saygı göstermek zorundadırlar ve sadece çalışma saatleri içinde olmak üzere, hiç bir dini aidiyet simgesi taşıyamazlar.
Üniversite, reşit kişileri bünyesinde barındırmakta olup, okul ile aynı göreve ve aynı gereklere sahip değildir (Üniversitelerde simge ve başörtüsü yasağı yoktur).
Hatırlatılmalıdır ki Fransa'da, dini özel eğitim mevcuttur ve bu kurumlar bünyesinde, dini simgelerin taşınmasına, tüm dinler için izin verilmiştir; ayrıca 2003 yılında çok kısa bir zaman önce, Lille şehrinde ilk özel Müslüman lisesinin açıldığını da hatırlatmak gerekir.
Laikliği anayasasına yazmış bulunan dünyanın en sıkı laik ülkesi Fransa'dan daha katı bir laikliği benimsemek ve uygulamakta ısrar edenler meşruiyet ve yetkiyi nereden alıyorlar? Halkın yüzde yetmiş beşi başörtüsü yasağına karşı olduğuna göre bizim laikçilerin milli iradeyi de hiçe saydıkları ortaya çıkmış bulunuyor.


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Makale
Sonraki Makale
İçindekiler
Tarihe Göre:
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Makale Sonraki Makale İçindekiler Tarihe Göre: Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi