www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Din Eğitim ve Öğretimi

Halkının büyük çoğunluğu halen müslüman olan ve dini, tarihinde belirliyici bir role sahip bulunan bir ülkenin bütün insanlarının din (İslam) hakkında sağlam ve yeterli bilgilere sahip olmaları gerekir. Halkın müslümanca yaşamak isteyen kesiminin ise bilgiden başka bir de din eğitimine ihtiyaçları vardır. Bu sebeple hem ortaöğretimde mecburi olarak okutulan Din Kültürü Ahlak Bilgisi dersinin geliştirlerek okutulmasına devam edilmeli, hem de isteğe bağlı olarak din eğitimine yer verilmelidir. Din eğitimi, dinin olmazsa olmaz bilgilerini edinmenin yanında iman, ibadet ve ahlak alanlarında şuurlandırma, alıştırma, benimsetme, sevdirme, hayat tarzı kılma amacına yönelik faaliyetleri içerir. Demokrasi ile yönetilen, insan hak ve özgürlüklerini tanıyan ülkelerde bir dinin mensupları, okullarda okuyan çocuklarına din eğitimi vermek isterlerse hocalarını kendileri buluyorlar (ilgili sivil-dini kurum veya kurulları seçiyor) okul hem hocaların ücretlerini ödüyor, hem de haftanın bir yarım gününü tatil yaparak okulu din eğitim ve öğretiminin hizmetine veriyor. Ayrıca çocukların mabetlere götürülerek orada eğitim almalarına da engel olunmuyor.
Din eğitim ve öğretiminin Almanya'daki uygulamasını anlatan bir okuyucu mektubu şöyle diyor:
"Almanya'da din dersleri, Türkiye'de olduğu gibi, anayasal bir zorunluluk. Ancak, bu görev, Almanya'da, yine anayasa gereği, devlete değil din örgütlerine ait. Ülke nüfusunun yüzde 70'ini oluşturan Protestanlar da, yüzde 25 civarındaki Katolikler de birer kilise etrafında örgütlü oldukları için, Hıristiyanların din dersi konusunda bir sorunları yok, dersleri kilisenin atadığı kişiler veriyor. Özelliği gereği örgütlü bir dine geçit vermeyen İslâm'ın bağlılarına kendi dinlerinin okullarda nasıl öğretileceği ise yıllardır tartışma konusu. Berlin yerel yönetimi, sorunu, 'en örgütlü cemaat' olduğunu ispat eden İslâm Federasyonu'na vererek çözmüş bulunuyor... Konuştuğum Protestan Kilisesi sözcüsü, 'Bizim ülkedeki lâiklik anlayışı sizinkinden epey farklı' dedi. "Farklı" dediği Alman Devleti ile Kilise'nin içiçeliği... Ülke eğitim sisteminin yaklaşık yüzde 10'u kilise okullarından oluşuyor; o okulların bütün masrafları devlet bütçesinden karşılanıyor. Kilisenin eğitim gibi 'din-dışı' sayılan hizmetlerine bütçeden kaynak ayıran Alman devleti, 'din hizmetleri' için, kiliseye 'vergi' de topluyor. Her Alman'ın ödediği verginin yaklaşık yüzde sekizi bağlı olduğu kilisenin hissesine düşüyor. Almanya'da kiliseyi ayakta tutan devlet olduğu için 'lâiklik anlayışı' burada farklı."
Bizdeki laiklik anlayışı, şeriat gelir korkusuna dayalı olarak devletin dinî hayatı kontrol etmesinden, din ve düşünce özgürlüğünü alabildiğine kısıtlanmasından ibarettir. Ama bu anlayış er geç değişecek, "korku" istismar edilemeyecek, herkes -umumi ahlaka aykırı olmamak ve başkalarının haklarına tecavüz etmemek şartıyle- inandığı gibi yaşama imkanına kavuşacaktır.


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Makale
Sonraki Makale
İçindekiler
Tarihe Göre:
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Makale Sonraki Makale İçindekiler Tarihe Göre: Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi