www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


CHP Ne Yapmak İstiyor?

Yerel seçimlere az kala CHP'nin kaybettiği itibarını ve oyunu yeniden elde etmek için bir şeyler yapması yadırganamaz, ama bunu bir rejim bunalımı çıkararak, yoktan krizler üreterek, ülkenin güvenlik, huzur ve istikrarına zarar vererek, devletin kurumlarını birbirne karşı kışkırtarak yapması hiçbir vicdan sahibine yakışmadığı gibi ona da yakışmıyor. Artık gına getirdi, aslında ilim adamı ve akademisyen olan bir bürokrata takmışlar, savaş ilan etmişler, bütün konuşmaları ve eylemleri bu çerçevede cereyan ediyor. Şu kadar yıl önce yapılmış bir konuşma var, konuşmanın hiçbir ideolojik yönü yok, tamamen ilmi bir tahlil (analiz, çözümleme), bir ilim adamının, İslam ile toplum ve siyaset ilişkisi üzerine düşüncelerini yansıtıyor. Ben bir solcu, bir alevî, bir liberal demokrat, bir masonun da düşüncelerine katılmayabilirim, bu düşünceleri tartışabilirim, ama bunları düşüncelerinden dolayı insan hak ve özgürlüklerinden mahrum edemem, başkalarının yararlandığı yönetme ve istihdam edilme haklarını kısıtlayamam; bunu yaparsam rejimin adı "insan haklarını ve hürriyetlerini koruyan demokratik hukuk devleti" olmaz, belli bir zümrenin düşüncesini devamlı iktidarda tutan ve topluma dayatan "bir çeşit despotizm" olur.
Hem CHP lideri, hem gurup başkan vekili MGK'na atıf yaparak, onları sözüm ona uyararak "irticâi düşünceler taşıdığını iddia ettikleri bir müsteşarın irtica hakkında vereceği istihbarata güvenmemelerini" söylüyorlar. Bu bilgiler bu kadar sübjektif mi, bir bürokratın eğilimine göre var veya yok olan olaylar, gerçekler, durumlar mı var? Hem bu irticai faaliyetler ne ise niçin ortaya konup tartışılmıyor, niçin halktan gizleniyor? Yoksa -Irak'taki kitle imha silahları gibi- içinin boş çıkmasından mı korkuluyor? Kimin elinde ne bilgi, varsa ortaya dökülsün, halk bilgi sahibi olsun, uygun ortamlarda, kurum ve kurullarda tartışılsın, irtica tanımlansın, bu tanımlama çerçevesine giren ve suç teşkil eden faaliyetler engellensin ve artık irtica çerçevesine girmeyen dini kuruluş, kurum, faaliyet ve davranışlar bir öcü, bir korkuluk, bir istismar aracı olmaktan çıksın. Gurup başkan vekili bir de başbakanın siyasi danışmanını parmağına dolamış, onun da siyasal islamcı olduğunu ve bunu savunduğunu iddia ediyor. Delil gösterdiği yazının iddiası ile bir alakası yok. Onun son çıkan iki yazısı tam aksini ortaya koyuyor. Şimdi bu iki yazıdan birkaç paragraf alalım, bunları alt alta koyup bir sonuç çıkaralım:
"Fazlur Rahman'a göre "İslam'da devlet kendi başına bizatihi bir anlam taşımaz, hatta İslam'da devlet diye ayrıca bir şey yoktur. Bilakis devlet, İslam'ın ahlaki-manevi bir yansımasıdır."
"Abdulkerim Suruş'a göre Müslümanlar Müslüman olmaları hasebiyle bir devlete sahip olmak zorunda değildirler, bu dünyanın geldiği noktada beşeri bir gerekliliktir ve dinin zati bir unsuru değildir."
"Laik karakterli Türk siyasal sistemi içindeki siyasal hareketlerin bu tecrübeyi nazara almaları belki çok gerekli olmayabilir, ancak düşünce zemininde bu dönüşüm tartışılmalı ve gelinen noktadaki çağdaş yaklaşımlar incelenmelidir.
"Bu yüzden İslam dünyasında Suruş ve Fazlur Rahman gibi düşünürlerin geliştirmeye çalıştıkları anlayış (her ne kadar modern ve laik olarak eleştirilse dahi) önemsenmesi gereken bir anlayıştır.
"Bugün görmemiz gereken kurumları ve şablonları dinin bir parçası olarak kutsallaştırmak yerine, değer ve ilkeleri çağdaş formlarla uyumlu hale getirmenin daha anlamlı olacağıdır."
Benim İslam, devlet ve siyaset konusunda, yukarıda adı geçen çağdaş İslam düşünürlerine ait olandan farklı düşüncelerim var, bunları kitaplarımda ve yazılarımda ifade ettim. Siyasi danışmanın yukarıda ortaya koyduğu düşüncesinin ise siyasal İslam ile yakından uzaktan alakası yok, tamamen objektif bir değerlendirmeden ibaret.
Kadrolaşma iddiaları doğru olabilir, ama hangi iktidar bunu yapmadı, belli bir siyasi ve ideolojik bağlantısı olan binlerce insanı sol iktidarlar kadrolara doldururken bu beylerin niçin sesleri çıkmıyordu? Bu bir ahlak meselesidir; ne zaman bürokrat, düşüncesi ve inancı ile vazifesini birbirine karıştırmaz, devlete sadakattten vazgeçmez ise o zaman kadrolaşma problemi de biter.
CHP konuşmacılarını insaf ve iz'ana çağırıyorum.


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Makale
Sonraki Makale
İçindekiler
Tarihe Göre:
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Makale Sonraki Makale İçindekiler Tarihe Göre: Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi