www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Bekri Mustafa'nın İmamlığı

ABD'de oynanan "kadın Cuma imamı" adlı tiyatro oyununa tarihimizden "başka" bir örnek bulamadığım için Bekri Mustafa misalini kullanmaya mecbur kaldım. Hikaye malumdur, Bekri Mustafa, öyle namazla niyazla ilgisi olmayan bir akşamcı, ama din hizmetlisi o kadar azalmış veya işler öylesine çığırından çıkmış ki, bir zaman Bekri Mustafa'yı Sultan Ahmed Camii'ne imam yapmışlar. İmam, bir cenaze namazı kıldırmadan önce tabuta yaklaşarak fısıltı halinde bir şeyler söylemiş, namazdan sonra "Ne dedin?" diye soranlara şu açıklamayı yapmış: "Şimdi sana, 'dünyadan ne haberler var' diye sorarlar, onlara uzun uzadıya bir şeyler anlatmaktansa yalnızca 'Bekri Mustafa Sultan Ahmed'e imam oldu' dersin onlar gerisini anlarlar!"

Bugün de ABD'de ne olup bitiyor diye soranlara "Bir kadın imam olup cemaatine, New-York'un Manhattan semtindeki Saint John Katedrali'nin yakınındaki bir binada Cuma namazı kıldırmış" demek birçok şeyi anlatmaya yetecektir.

İmam Virginia Üniversitesi İslâm ilimleri öğretim üyesi Emine Vedud (Amina Wadud), programı düzenleyen ise, "İslâmî uyanış hareketi" isimli derneğin üyesi ve Wall Street Journal Gazetesi eski yazarlarından Asra Numani. Bu iki bayanın modernist ve feminist olduğu söyleniyor. Modernizm ve feminizm birer ideoloji olduğuna göre, bu namaz kıldırma olayının masum bir ibadet olmadığı, apaçık bir propaganda ve dini siyasete/ideolojiye alet etme olayından ibaret bulunduğu da anlaşılıyor.

Olay yalnızca bir örnekle kalmıyor, arkasından Boston'da 25 yaşındaki Nakia Jackson adlı bir kadın, kadınlı-erkekli cemaate cuma namazı kıldırıyor. İslam'da kadın haklarının geliştirilmesi çabalarıyla tanınan Wall Street Journal'ın eski muhabiri Esra Q. Numani'nin öncülüğünde başlayan hareketi ABD'deki Müslümanlara yaymak için çalışan kadınlar cuma namazının yanı sıra akşam namazlarında da imamlık yapmaya başlıyorlar. Neden yalnızca Cuma ve akşam? Herhalde amaca uygun "cemaat" bu vakitlerde daha kolay bulunduğu için.

Bizim medya dev gibi ülke ve dünya meseleleri dururken belli hedef kitleyi ilgilendiren beş para etmez (veya kendilerine göre para eder) haberlerle meşgul olmayı adet edindikleri için son günlerde (iyi ki, Kırgızistan olayı çıktı da yeni bir konu buldular) bir bu kadın imam, bir de başbakanın genelkurmay başkanına "hocam" diye hitap etmesi konusunu manşetlere çektiler. ABD'dekilerin derdi belli, bizim medyanın da huyu belli, dindar müslümanların bu olay ve tutum karşısındaki tavırlarına gelince, olayı pek ciddiye aldıklarını ve "Ne oluyor, ne oluyoruz, ...filan imam mı olmuş?" diyeceklerini sanmıyorum. Bu da birilerinin çıkıp "horozdan da kurban olur, âdetli kadınlar da namaz kılar ve oruç tutarlar..." demeleri gibidir, birkaç gün konuşulur sonra söyleyenler de unuturlar ve konu kapanır.

Fıkıhçıların hemen harekete geçip "filan imam (müctehid) şöyle demiş, cumhur böyle demiş" diye kabul veya ret gerekçesi bulmak için çalışmaları da bence gereksiz; çünkü olay, müslümanların dinlerini yaşamaları sürecinde önlerine çıkmış bir problemin çözümü ile ilgili değil; eğer böyle olsaydı elbette makul ve meşru çözüm bulunurdu.

Dünyada, özellikle yoksul ve geri kalmış ülkelerde kadınların durumunun, insan hakları yönünden iyi olmadığı, çeşitli zulüm, baskı, şiddet ve haksızlıklara maruz bulundukları bir gerçektir. Bu durumun ıslahı için yalnız kadınlar değil, bütün insanlar gayret göstermelidir; ancak başarının şartı başlanacak noktanın ve kullanılacak araçların iyi seçilmesi, olabildiğince büyük kitlelerin desteğinin kazanılmasıdır. ABD'deki olayda bu iki şartın bulunmayışı/aranmayışı insanı komplo teorilerine yönlendirmektedir.

Türkiye'de kadınların dini hayatlarındaki aksaklıkların giderilmesi ile ilgili olarak işe nereden başlamalı ve ne yapmalı diye sorulacak olsa ben şöyle derdim: "Kızlarımızın okumaları ve kamu hizmeti vermeleri önündeki engeller kaldırılmalıdır, kadına karşı kullanılan şiddet ve baskının kaynakları kurutulmalıdır, kadınlarımızın camilere gelerek, kendilerine ayrılan yerlerde ve erkek imamların arkasında cemaatle namaz kılmaları, vaaz ve hutbe dinlemeleri teşvik edilmelidir, kadınlarımız ve kızlarımızın temel ihtiyaçlarını karşılamak için çalışma mecburiyetinde kalmaları engellenmeli, kadın başka sebeplerle isterse çalışmalıdır."

Kadınların toplantı yaptıkları yerlerde cemaatle namaz kılmaları gerekirse, içlerinden birinin imam olmasında zaten sakınca yoktur.

27 Mart 2005
Pazar

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Makale
Sonraki Makale
İçindekiler
Tarihe Göre:
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Makale Sonraki Makale İçindekiler Tarihe Göre: Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi