www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Zemzem

Başka konu bulamayanlar veya bazı konuların üstünü örtmek isteyenler bugünlerde -kurbandan sonra- Zemzem'e taktılar. "Zemzem kuyusunun ve suyunun bir kutsallığının bulunmadığını, İstanbul'daki Hamidiye suyunun ondan daha iyi olduğunu, Zemzem suyunu içmekle ilgili tavsiyelerin uydurma olduğunu, bunları tekrarlayan Diyanet mensuplarının ayıp ettiklerini ve kınanmayı hak ettiklerini, hatta kitapsız olduklarını, bir kuyunun o kadar suyunun olamayacağını, bir yerlerden oraya su pompalanıp insanlara zemzem diye yutturulduğunu..."dile getirdiler. Bu sebeple Zemzem kuyusu ve suyu ile ilgili bilgi, inanç ve uygulamaların neye dayandığı ve neden ibaret olduğu konusunu yazma ihtiyacını hissettim.
Tarihçesi:
Buhârî Sahîh adıyla anılan eserinde Hz. İbrahim'in, oğlu İsmail ile eşi Hacer'i Mekke'ye getirip yerleştirmesi olayını anlatırken Zemzem kuyusuna ve suyuna da temas ederek İbn Abbâs'tan -özetle- şunları nakletmektedir: Hâcer, Hz. İbrahim'den olma oğlu İsmail'i emzirmekte iken kocası onları Mekke'ye getirdi. Bu tarihte Mekke şehri ve oraya yerleşmiş insanlar, yiyecek ve içecek yoktu. İbrahim yanlarına bir miktar su ve yiyecek bırakarak oradan ayrıldı. (Hz. İbrâhîm'in ailesinden bazı fertleri Beytullah'ın arsasının bulunduğu yere, ziraate elverişli olmayan bir vâdîye, tevhîd dinini yaymak ve orada kutsal şehir Mekke'yi kurmak üzere yerleştirdiği Kur'an'da da zikredilmektedir; İbrâhîm: 14/37). Hacer kendilerini bırakıp giden kocasına birkaç kere "İnsanların ve yaşamak için gerekli şeylerin bulunmadığı bir yere bizi nasıl bırakıp gidiyorsun?" diye sorup, bunu Allah'ın emri ile yaptığı cevabını alınca "Öyleyse o bizi zayi etmez" demiş, Hz. İbrâhim de yukarıda işaret edilen âyetlerde geçen (14/37-41) duasını yaparak onları Allah'a emanet etmişti. Su bitince Hacer su aramaya başladı, Safa ile Merve tepelerine -gidiş geliş toplam yedi kere- gidip gelerek etrafa baktı, bir insan veya su bulmaya çalıştı (Hz. Peygamber 'İşte bugün yaptığınız sa'yin esası budur' buyurmuşlardır). Bu esnada bebek İsmail tam Zemzem kuyusunun açılacağı yerin yanında bulunuyordu. Hacer bir ses işitti, etrafını dinlerken bebeğin bulunduğu yerde ortaya çıkan bir meleğin orayı eşelediğini ve yerden su çıkardığını gördü, telaş içinde oraya geldi, kabını doldurmaya ve suyun etrafını havuz gibi çevirmeye çalıştı (İbn Abbâs'ın bu noktada yaptığı açıklamaya göre Peygamberimiz şöyle buyurmuşlar: 'Eğer Hacer suyun etrafını çevirmeseydi. Zemzem devamlı akan bir kaynak olacaktı'). Bir müddet sonra Cürhüm kabilesi o civardan geçerken -su bulunan yerlerde uçan- bir kuş görerek orada su olduğu kanaatine vardılar, gelip suyu görünce civarında yerleşmek için Hacer'den izin istediler, su kullanım hakkı kendine ait olmak üzere izin verdi, Arap olan Cürhümîler'den Arapça öğrenen İsmâil onlardan kız da alarak kendileriyle kaynaştı. Bu arada Hz. İbrâhîm zaman zaman ailesini ziyaret ediyor, gerekli tavsiyelerde bulunuyordu. Allah Teâlâ'nın emri üzerine oğlu ile yardımlaşarak Kâbe'nin kutsal arsası üzerine, Beytullah (Allah evi) diye de anılan Kâbe'yi inşa etti (Buhârî, Enbiyâ, 9).
Buhârî'ninİbrâhîm ailesi, Kâbe ve Zemzem ile ilgili olarak verdiği bu bilgiyi Prof Hamîdullah'ın, İslam Peygamberi isimli değerli eserinden bazı nakıller ile tamamlamak, asıl konumuz bakımından yararlı olacaktır:
"Kureyşîler Irak'tan gelmiş olduklarını ve İbrâhîm Peygamber soyuna mensup bulunduklarını iddia ederlerdi. Dinî zulüm ve eziyet gösterilmesi üzerine Hz. İbrâhim ana vatanını terkettiğinde önce Mısır'a gelmiş, sonra Filistin'e geçerek orada ilk oğlu İsmâîl'in annesi Hacer ile evlenmişti. Daha sonra Hacer ve İsmâil, İbrâhîm Peygamber'in ocağını, 'Schuryolu üzerinde bir su kaynağının kenarında' çöllük bir yerde yerleşmek üzere terketmeye mecbur oldular...İşte bu yer Mekke bölgesidir, kaynak da Zemzem suyudur. (paragraf: 56).
"Resûlullah'ın dedesi Abdulmuttalib... gördüğü bir rüya üzerine, Cürhümîler'in buradan çıkıp gitmeleri üzerine izi kaybolmuşkutsalZemzem su kaynağınınyerini tekrar bulmuştur (66. ve 1399. p.)
Hicretten önce Ebû Zerr Mekke'ye gelmişti, bir gece Kâbe'de İsaf ve Nâile isimli putlara tapınan iki kadına putlar aleyhinde bir şeyler söylemiş, kadınlar söylenerek oradan ayrılmışlardı, yolda Hz. Peygamber ile Ebû Bekir'e rastladılar, kadınları dinleyen Peygamberimiz Kâbe'ye gelerek Ebû Zerr'i gördü, ona kaç günden beri burada olduğunu sordu, Ebû Zerr "otuz günden beri orada olduğunu, hiçbir şey yemeyip yalnızca Zemzem suyu içtiğini ve bu arada kilo da aldığını" söyledi, Ebû Bekir onu evine götürdü, ikramda bulundu, ertesi gün de Hz. Ali onu alıp peygamberimize götürdü, Ebû Zerr İslam ile müşerref oldu (172. p. -Müslim, Fezâilü's-sahâbe, 132'den naklen-)
"İbrahim Peygamber'in hanımı Hacer'in susuzlıuktan çırpınan bebeği İsmail için ümitsiz bir telaş içinde su aramak üzerebu iki kayalık tepe (Safâ ve Merve) arasında koşup durması ve su kaynağı Zemzem'ino sırada patlayıp fışkırıvermesi olaylarına kadar mesele çıkarılmaktadır (1350/13. P.)
Zemzem'in önemi ve özelliği hakkında hadisler:
"Zemzem suyu ne maksatla içilirse onun için olur (o maksat gerçekleşir)".
"Zemzem mübarektir, o yiyecek yerini de tutar." (İbn Hanbel, Müsned; el-Bennâ şerhi, XXIII, 247 vd.).
Hz. Peygamber'in Uygulaması:
Peygamberimiz 'in (s.a.) tavafı bitirince iki rekat namaz kıldığını, sonra Zemzem kuyusunun başına gelerek su içtiğini ve başına döktüğünü ifade eden birçok rivayet vardır (İbn Hanbel, ag. Şerh, XII, s.72).
Fıkıh kitaplarında Zemzem:
Hac vazifesini yapan mümintavaftan sonra iki rekât namazı da kılınca Zemzem kuyusunun yanına gelir, ayakta, Kâbe'ye dönük olarak ve üç defada doya doya Zemzem suyu içer, her defasında besmele çeker ve sonunda da şifâ olsun diye belli duâyı okur; bütün bunlar sünnettir, teşvik edilmiştir (el-Mavsılî, el-İhtiyâr, Cüz: I, s. 155; Seyyid Sâbık, Fıkhu's-sünne, II, 706 vd.)
Sonuç:
Yukarıda nakledilen âyetlerde Hz. İbrâhîm'in ailesinden bir kısmını ekim dikim yapılmayan bir yere yerleştirip dua ederek ayrıldığı anlatılıyor. Sahih hadislerde ve muteber tarih kitaplarında da Zemzem kuyusu ve suyu hakkında önemli bilgiler veriliyor. Bu bilgilere göre Zemzem kuyusu ve suyu kutsaldır (mübarektir, şifâdır, mucizevî bir şekilde yerden fışkırmıştır), susayanın susuzluğunu, acıkanın açlığını giderir. Fıkıh kitaplarında açıklandığı üzere tavaftan sonra Zemzem suyunu ayakta, Kâbe'ye dönük olarak, üç defada, besmele ile içmek ve dua etmek sünnettir, teşvik edilmiştir, Hz. Peygamber devrinden beri uygulanmıştır. Gerçek bundan ibaret olduğuna göre yazının başında naklettiğim iddialar ve değerlendirmeler tamamen Kitap ve Sünnet dışıdır; kitablı olanların, kitaba uyanların yapmayacağı şeyler, söylemeyeceği sözlerdir.


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Makale
Sonraki Makale
İçindekiler
Tarihe Göre:
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Makale Sonraki Makale İçindekiler Tarihe Göre: Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi