www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Ramazan Konuşmaları (1)
Önce bayramınızı tebrik ediyor, hem müslümanlar hem de bütün insanlık için daha iyi şartlarda nice bayramlar idrak etmenizi Mevlâ'dan niyaz ediyorum. İnşaallah bayram külfetinden kaçmak için evinizi terkedip bir yerlere gitmemişsinizdir. Evinizde küçüklerinizin ve dostlarınızın ziyaretini beklemektesiniz, sonra siz de büyüklerin ellerini öpmek, dostlara iade-i ziyarette bulunmak için yollara düşecek, ibâdet sevabı alacaksınız. Küçükler hep yanınızda ve yakınınızda bulunacak, öz değerlerimizi tanıyacak, resmî kurumlarda alamadığı millî eğitimi alacaklardır.
Câmilerde yapılan konuşmalar, radyo yayınları ve gazetelerdeki Ramazan sayfaları da önemli ve üzerinde durmaya değer olmakla beraber, daha etkili olduğunu düşündüğüm için, televizyonlarda Ramazan konuşmalarını ele almayı ve değerlendirmeyi tercih ettim.
Bir günlük yayının yaklaşık bir saatini dine/İslâm'a ayırdıktan sonra diğer yirmi üç saatte İslâm diye bir din, bir medeniyet, bir ahlâk anlayış ve düzeni yokmuş gibi davranan, bazan bunun da ötesine geçerek -işine gelen belli bir din anlayışını sözde istisna ettikten sonra- İslâm'a savaş açan televizyon kanalları ile genel olarak dîne saygılı kanalları birbirinden ayırmak gerekiyor. Sözü kısaltmak için birncisine siyah, ikincisine beyaz diyelim.
Beyaz kanallarda artık klâsikleşmiş bulunan yayın formatları aynen devam etti. Bunların kısmen yenilenmesinde fayda vardır; yenileştirme işini geniş zaman içinde ele almak, düşünmek, plânlamak gerekiyor. Kanal 7'nin yoksulluk ve infak konusuna, STV'nin ihtidalara ayırdığı yayın saatleri hem biraz yeni hem de ilgi çekici ve yararlı oldu. Dînî konuşmaları farklı ortamlara taşıma veya -bu mümkün olmuyorsa- olabildiği ölçüde bu ortamları sütüdyoya taşıma konusu düşünülmelidir; böyle bir çeşni hem yeni hem de ilgi çekici olacaktır.
Siyah kanallar veya siyah yayınlar müslümanların Ramazan neşesine katkıda bulunmak, onları ihtiyaç duydukları konularda bilgilendirmek, İslâm dünyasında yaşanan Ramazanı yansıtmak gibi yararlı yayınlar yapmak yerine, hazır fırsat bulmuşken uygun ilâhiyatçıları bir araya getirerek müslümanların kafasını karıştırmaya, huzur ve neşelerini bozmaya, belli bir din anlayışını meşrûlaştırıp dayatırken diğer anlayış ve yaşayış tarzlarını insafsız ve bazan edepsiz bir şekilde mahkûm etmeye, kınamaya, eleştirme görüntüsü içinde tahkir ve tezyif etmeye yöneldiler. Bu ilâhiyatçı beylerin birçoğunda görülen kusur, "çağdaş, evrensel, uygar" gibi yüceltici niteliklere bürüdükleri Batı değerlerine hayranlık, kendi değerleri konusunda bilgisizlik, inançsızlık ve güvensizlik; tenkit ve değerlendirmelerinde abartı, insafsızlık, ölçüsüzlük, bilerek bilmeyerek Batılı politikalara taşeronluk idi. Her şeyden önce "Batı ve onun dümen suyundaki yerli zinde güçler nasıl bir İslâm istiyorlar ve bunu niçin istiyorlar" sorusunu sormuyorlar, bu isteği "kutsal ve tartışılamaz bir talep" gibi benimsemiş olarak, onun savunmasına ve meşrûlaştırılmasına yöneliyor, bütün birikim ve güçlerini bunun için kullanıyorlardı.
Doğu'da ve Batı'da bilenler biliyor ki, Batı en az iki asırdan bu yana, daha ziyâde Avrupa ve Amerika'daki büyük şirketlere ve holdinglere ait bulunan büyük sermayeyi küreselleştirme yoluna girmiş, kapitalizm yeni dünya düzeninin belirleyici unsuru olmuştur. Devletleri de hizmetine alan ulusaşırı sermaye durmadan büyümek, üretmek, satmak, kazanmak ve bunu hep tekrarlamak sûretiyle -özellikle geri kalmış ve sömürülen dünyayı- hem çevre şartları hem de insanların maddî ve manevî ihtiyaçları bakımından üzerinde yaşanamaz hâle getirmiştir. Bu gidişe dur demek üzere ortaya çıkmış bulunan komünist blok, kapitalistlerin de önemli katkılarıyla çöktükten sonra bu büyük canavara "dur" diyecek bir tane din (İslâm) ve onun (olabilirlerse) mensupları olan müslümanlar kalmış, bunun böyle olduğu da bir Amerika başkanının onu düşman ilân etmesiyle tescil edilmiştir. Bu "vicdansız, ahlâksız, dinsiz dünya düzeni"nin patronları, önlerinde potansiyel, bazan fiilî engel olarak gördükleri müslümanları ortadan kaldırmamayacakları için dinlerine müdahale etmeye, onu dişleri sökülmüş, terbiye edilmiş, itâatkâr hâle getirilmiş, engel olmaktan çıkmış bir "liberal İslâm" hâline getirmeye karar vermişlerdir.
(Ramazan geçti ama biz sohbetine devam edeceğiz, inşaallah!)


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Makale
Sonraki Makale
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Makale Sonraki Makale İçindekiler