www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Kur'an Değişmemiştir
Radikal Gazetesi'nin The Guardian'dan karmakarışık ve eksik naklettiği bir habere göre Almanya'da, Dr. Gerd Puin isimli bir araştırmacı, Yemen'de bir Kur'an nüshası bulmuş, bu nüsha Hz. Peygamber'den (s.a.v.) önce yazılmaya başlanmış ve buna göre zaman içinde Kur'an değişmiş, Müslümanların "değişmemiştir" şeklindeki iddialarını bu araştırma çürütüyormuş...
Hz. Peygamber'den (s.a.v.) önce yazılmış Kur'an isimli bir kitabın bulunmadığını, bulunsa bile bunun, Son Peygamber'e (s.a.v.) vahyedilen kitap olmadığını yalnızca ifade edip geçelim. Yazıyı nakledenin bilgisizlik yüzünden birçok şeyi yanlış anladığı ve birbirine karıştırdığı anlaşılmaktadır. Bir gazetede milyonlarca insanı ilgilendiren bir haber verilirken daha dikkatli ve saygılı olunmasını hatırlatmak gerekir mi bilmem!? Bu yazıyı okuyanların tereddütlerini gidermek için Kur'an'ın vahiyden kitaplaşmaya geçirdiği safhaları kısaca özetlemekte fayda görüyoruz:
Kur'an-ı Kerim geldiği zamandan itibaren kıyâmete kadar bütün insanlığa hitap edeceği, onları hak dine, Allah'ın râzı olduğu hayat tarzına dâvet edeceği, Allah tarafından bu maksatla gönderildiği için değiştirilmeden korunması, geldiği gibi insanlığa sunulması gerekiyordu. Allah Teâlâ bunu üzerine aldığını, kullarına gerekeni yaptırarak kitabı koruyacağını kitabında şöyle bildiriyordu: " Onu biz indirdik biz, şüphesiz koruyucusu da biz olacağız." (Hicr:15/9). "Sana okutacağız, ardından da unutmayacaksın" (A'lâ: 87/6). "Onu çarçabuk almak için dilini hareket ettirme. Şüphesiz onu zihninde toplama ve okuma işi bize aittir. Onu okuduğumuz zaman sen de peşinden oku. Sonra onu açıklamak da bize aittir" (Kıyâme: 7517-19; aynı meâlde: Tâhâ: 20/114)). Hz. Peygamber (s.a.v.), kendisine vahyedilen âyetleri, unutmamak, hemen hâfızasına almak için -âyetin vahyedilmesi sürerken- okumaya çalışıyordu. Bu âyetler vahyedilerek kendisine, Allah tarafından şu teminât verildi: a) Onu sana okutacağız, b) Hafızanda toplayacağız; yani ezberlemeni sağlayacağız, c) Anlaşılmadık yer kalmayıncaya kadar gerekli açıklamaları yapacağız.
Allah'ın, son kitabını koruma vaadi şu tedbirlerle gerçekleşmiştir:
a) Hz. Peygamber (s.a.v.) ve bir kısım ashabı tarafından tamamı, diğerlerince de çeşitli kısımları ezberlenmiştir.
b) Hz. Peygamber (s.a.v.) ile Cebrail, Peygamberimiz (s.a.v.) ile bazı sahâbiler ve bir kısım sahâbe kendi aralarında Kur'an'ı karşılıklı okumuşlar, birinin ezbere okuduğunu diğeri dinlemiş ve gerektiğinde yanlış okumaları düzelterek doğru ve sağlam ezberlemeyi sağlamışlardır.
c) Âyetler geldikçe Peygamberimiz (s.a.v.) tarafından vahiy katiplerine, ileride mushaflaştırılırken riâyet edilecek sıra bildirilmek sûretiyle yazdırılmış ve yazılan metin Resûlullah'ın hanesinde muhâfaza edilmiştir. Ayrıca sahâbenin de ellerinde yazılı parçalar bulunmuştur.
d) Kur'an'ın nüzûlu tamamlandıktan kısa bir müddet sonra (Hz. Ebû-Bekr'in halifeliğinde), Peygamberimiz (s.a.v.) tarafından bildirilen nihai sıralamaya göre bütün parçalar birleştirilmiş ve yeniden yazılarak muhâfaza altına alınmıştır.
e) Hz. Osman'ın halifeliği devrinde, ana metinden, gerektiği kadar yeni nüsha kopya edilmiş ve İslâm dünyasının çeşitli bölgelerine gönderilmiştir.
Hicri 25. yılda Hz. Osman'ı bu faâliyete iten sebep, Ermenistan ve Azerbaycan fetihlerinde bulunan Huzeyfe b. el-Yemân'ın kendisine başvurması ve orada olup biteni anlatmasıdır. Çeşitli bölgelerden savaşa iştirak eden Müslümanlar bu savaş esnasında, Kur'an'ı farklı okuma yüzünden birbirlerine düşmüşler, sert tartışmalara girmişler, hattâ bazıları, kendilerdinden farklı okuyanları ağır bir şekilde suçlamışlardı. Farklı okuma sebebi, Hz. Ebû Bekir zamanında yazılan nüshada "yedi harf"in (lehçenin) bulunması, bu bakımdan bölgeler ve kabileler arasında farklı okumalara imkân hâsıl olması ve bazı sahâbîlerin özel nüshalarında -Kur'an'dan olmayan- bir kısım açıklayıcı kelimelere yer verilmiş olması idi. Huzeyfe bu ihtilâfın tefrikaya, bölünüp parçalanmaya, mukaddes Kitabımız üzerinde şüphelerin oluşmasına sebep olacağından korkmuş, Halife'den duruma müdahale etmesini ricâ etmişti. Halife, daha önce de Kur'an'ın toplanıp yazılmasında görev almış olan Zeyd b. Sâbit başkanlığında dört kişiden oluşan bir heyet kurmuş, heyete "ana Mushaf'ı ve Kureyş lehçesini esas alıp diğer harflere yer vermeden birkaç nüsha mushaf yazmaları; yani ana nüshadan birkaç kopya çıkarmaları emrini vermiştir. Heyet yedi nüsha yazmış ve Halife Osman bunları İslâm ülkesinin yedi bölgesine göndermiş, bundan sonra Kur'an'ın bu nüshalardaki şekle ve lehçeye göre yazılıp okunmasını, buna uymayan, farklı lehçelerden kelimeler ile açıklamaları ihtivâ eden özel yazmaların yok edilmesini istemiştir.
Allah Teâlâ'nın Kur'an-ı Kerim'i koruma vadinin bir tecellîsi olmalıdır ki, bu yedi nüshadan üçü günümüze kadar gelebilmiştir. Bu üç nüshadan biri, Osmanlıların Medine'den çıkarken yanlarında getirdikleri ve hâlen Topkapı Sarayında bulunan nüshadır. İkincisi Timur'un Şam'dan alıp götürdüğü nüshadır ve hâlen Taşkent'te bulunmaktadır. Üçüncüsü ise İngilizlerin Moğol hükümdarlarının sarayından alıp Londra'ya götürdükleri ve İndia Offica kütüphanesine koydukları nüshadır. Araştırmacılar bu üç nüsha üzerinde yaptıkları inceleme sonunda hem muhtevâ hem de şekil bakımından tam bir uygunluk ve birlik bulunduğunu tesbit etmişlerdir. Tarih içinde yapılan hizmetlerin metni değiştirme ile bir ilgisi olmayıp tamamı, okumayı kolaylaştırmaya yönelik çalışmalardır.


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Makale
Sonraki Makale
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Makale Sonraki Makale İçindekiler