www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Siyasîler ve Başörtüsü
Seçimlerden önceki bir yazımda şöyle demişim:
"Kadınlar imam olmayacaklarına göre kızların İmam-Hatip okullarında ne işleri var?" sorusunu soranlar din cahili ve toplumuna yabancılaşmış aydın taslaklarıdır. Din cahilidirler; çünkü din eğitimi ve öğretimi almak için imam olmak veya imam olmayı istemek şart değildir; buna her müslümanın ihtiyacı vardır. Ayrıca kadınlar da kendi aralarında cemâatle namaz kılarken birisi diğerlerine imam olabilir. Kur'an kursu ve din bilgisi öğretmeni olan bir müslüman bayandan muhatapları "dinin gereklerini yapmalarını ve yaşamalarını" beklerler. Toplumuna yabancılaşmış kimselerdir; çünkü bu toplumun büyük çoğunluğunu oluşturan insanlar çocuklarının hem çağdaş bilgileri elde etmesini, hem de kendi dinini ve değerlerini öğrenmesini, öz kültüründen uzaklaşmamasını istemektedirler...İmam-Hatipli kızlar burada öğrenim görürken aynı zamanda din eğitimi alırlar. Bu eğitimin bir parçası da belli bir yaşa geldikten sonra örtünmektir. Onlar örtünürler; çünkü bunu dinlerinin bir emri, Allah'ın bir irâdesi olarak kabûl etmişlerdir, örtünmedikleri takdirde günah işlediklerine inanırlar ve günah işlemeyi de istemezler. Kadınları, kızları örtünmeyen, cemâatin itimadına mazhar olmamış bazı hocaların (?) fetvâları onları bağlamaz; daha doğrusu hiçbir fetvâ, onu benimsemeyen müslümanları bağlamaz. Yapılan ilmî araştırmalar, örtünen kızlarımız arasında bunu "siyasal bir simge olarak" yapanların yok mesabesinde olduğunu göstermiştir. Yalnızca ileride "dininin emirlerini yerine getiren müslüman bir kadın" olmayı isteyen, bu kimlik ve kişilikle milletine hizmet etmeyi, medeniyeti geliştirme ve kültürü zenginleştirme kervanına katılmayı amaçlamış bulunan bu kızlarımızı "siyasî, militan, partici, şartlanmış" olarak damgalamak ve zorla başlarını açmak hukûkî, ahlâkî ve medenî değildir. Evrensel hukuk ilkelerine ve insan haklarına aykırı olan kanunların, yönetmeliklerin, kararların arkasına sığınmak hiçbir şeyi değiştirmez; çünkü despotların, zalimlerin, baskıcı rejimlerin de kanunları, yönetmelikleri vardır. Demokrasilerde kanunlar ve yönetmelikler meşrûiyetlerini iki kaynaktan alırlar: 1. Evrensel hukuk ilkelerine uygun bulunmak, 2. Millet irâdesine dayanmak. Boşörtüsünü yasaklayan mevzûât ne evrensel hukuk ilkelerine uygundur ne de millet irâdesine. Defalarca söylendi yine tekrar ediyorum: Milletin irâdesini öğrenmek isteyenler buyursunlar referandum yapsınlar!... Bir seçime doğru hızla gidildiği anlaşılmaktadır. Bu seçim bir bakıma "başörtüsü referandumu" da olacağa benziyor. Millet giderek akıllanıyor ve uyanıyor; öyle gürültüye, yalana, boş vaatlere karnı doymuştur. Ortada dev gibi meseleler, ihtiyaçlar ve krizler var; bunların maddî ve ekonomik olanları var, manevî ve kültürel olanları var; siyasîlere bu açıdan bakacaklar, sözlerini bu zâviyeden dinlecekler, geçmişlerini ve kişiliklerini bu bakımdan inceleyecekler ve kararlarını verecekler. Bundan sonra yalnızca karar ve rey vermekle de yetinmeyecek vekillerini adım adım takip edecekler. Vekâletin icaplarını yerine getirmeyenleri yerin dibine batıracaklar; evet bunları yapacaklar, yapmaldırlar; çünkü ülke onlarındır, millî servet onlarındır, istiklâl ve bayrak onlarındır, aç, açık, işsiz, tedâvisiz, boynu bükük kalanlar onlardır; artık tuzu kuru siyasîler ve rant yiyenler milletin ensesinde boza pişiremeyeceklerdir. Herkes hesabını buna göre yapsın!...
Şimdi bu yazıya şunları ekliyorum:
1. Yazıda İmam Hatipli kızları konu edinmişim, ancak birçok yazımda ve konuşmamda "inancı gereği başını örten kadın ve kızlarmızın açılmaya zorlanmadan çalışma ve okuma hakkına kavuşturulmalarının, demokrasi ve insan haklarının tabîî bir sonucu olduğunu" kaydettim. Bunun istisnası yoktur. Dindar kız ve kadın yalnızca İmam Hatiplerde ve İlâhiyatlar'da bulunmuyor, her yerde vardır, var olmak onların da hakıdır. 2. Bilgiye ulaşmanın çok geliştiği ve kolaylaştığı çağımızda, çağdışı yöntemlerle kızlarımızı öğrenim hakkından mahrûm edenlerin hevesleri kursaklarında kalacaktır; çünkü Türkiye'de İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin başlattığı (e- MBA) programı dünya çapında gelişip genişlemekte olan bir programdır. Bu sayede insanlar, evlerinde oturup, internetten ders alıp okuyacak ve diploma da alacaklardır (Bilgi için bak. www. bilgiemba.net.)
3. Başörtüsünü siyasî bir sembol olarak takdim edenlerin, tarihte ve günümüzde ne kadar başörtüsü çeşidi ve bunu kulanan kadın varsa hepsinin belli bir ideolojiye bağlı bulunduğunu iddia edecek kadar paranoik olduklarını düşünemiyorum. Şu hâlde lütfen, hangi çeşit ve model başörtüsünün "simge" olduğunu söylesinler de, inancı gereği örtünen kadınlarımız ve kızlarımız onu değil, başka bir şekli kullansınlar.
(Başörtüsünün çağdışı ve kadının tutsaklık alâmeti olduğunu ileri sürenlere başka bir yazıda cevap vereceğim.)
3. Millete verdikleri sözde durmayan siyasîleri takip etmenin, hesap sormanın, tekrar oy istemeye geleceklerini hatırlatmanın zamanı geldi geçiyor. Sakın "elimizden bir şey gelmiyor, biz iktidar olsaydık yapardık" gibi masallarla uyumayalım. Her milletvekilinin ve her partinin, millete verdiği sözü yerine getiremez hâle düştüğünde sine-i millete dönme, emanet ve vekâleti sahibine teslim etme imkânı vardır. Millet onları "bostan bekçiliği yapıp milletvekili maaşı alsınlar" diye seçmedi.


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Makale
Sonraki Makale
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Makale Sonraki Makale İçindekiler