www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Ekonomide Laiklik
Sayın T. Alkan, bankaların batması ile şerîatçı olmamak arasında ilişki kuran bir yazıya cevaben kaleme aldığı yazısında, Jet-Pa ve İhlâs örneklerini zikrettikten sonra şöyle diyor: "Ekonomide de laiklik geçerli olmalıdır. Nasıl ki dîni siyasetle karıştırmak hem din açısından, hem de siyasal yaşam açısından olumsuz sonuçlar veriyorsa; dîni ekonomiyle karıştırmak da, aynı derecede olumsuz sonuçlar vermektedir. Siyaseti de, ekonomiyi de işlevsel rasyonellikle bağdaşmayan yollara yöneltmekte, asıl işlevinin dışına taşırmaktadır.
Bu tür sapmalar kısa dönemde keyif verici olabilir, geçici başarılarla süslenebilir, fakat uzun dönemde sıkıntılara yol açmaları kaçınılmaz olur. Faizin dînî gerekçelerle reddedilmesi, ekonomik rasyonelliği engelleyen unsurlardan birisi oldu. Faiz, yalnız İslâm'da değil, Hıristiyanlık'ta ve Mûsevilik'te de yasaklanmıştı. Ama işlemedi. Sırf dînî (veya dîne dayalı ideolojik) nedenlerle faizi yasaklamaya çalışmanın bazı olumsuz etkileri olacaktır. Nitekim sadece dinlerde değil, Marksist anlayışta da (kapitalist sistemin bir ürünü olan ve sömürü aracı olarak görülen) faize iyi gözle bakılmadı. Sovyetler Birliği'nin ekonomik yapılanmasında faiz öngörülmedi. Fakat, faize dayanmayan kredilendirme siyaseti, rasyonel ve verimli olmayan yatırımlara yol açtığı için ekonomiyi kısa dönemde içinden çıkılmaz darboğazlara sürükledi. "Faiz, paranın fiyatıdır. Bedava aldığınız bir şeyi rasyonel kullanmanız için fazla bir neden kalmaz."
"Diğer dinlerde ve komünizm gibi ideolojilerde faiz yasağı tutmadığı, ekonominin işleyiş ve gelişmesine zarar verdiği gibi İslâm'da da tutmaz, hem dine, hem ekonomiye zarar verir" şeklindeki karşılaştırmalı hükme bazı itirazlarımız olacaktır:
1. Hristiyanlar dinlerine bağlı olarak faiz yasağına dayalı bir sistem geliştirdiler de başarılı olamadılar demek mümkün değildir; onlar dînî sosyal ve ekonomik hayatlarından, önemli ölçüde uzaklaştırdılar, laikliği ce sekülerliği tercih ettiler.
Yahudilerde faiz, kendi aralarında alınıp verilmez. Eldeki Tevrat'a göre başkalarından (Yahûdi olmayanlardan) alınabilir. Yahudiler bu ayrımcılığa dayanarak faizcilik yoluyla başkalarının iliğini, kemiğini kurutmuşlar, tefeciliğin lideri olmuşlardır.
Komünizmde başarısızlığın sebebi, faiz yasağında değil, üretim araçlarının mülkiyeti, artık değer, adâletin eşitlikle bir tutulması gibi "işlevsel rasyonelliği" olmayan düşünce ve tutumlarda aranmalıdır. İslâm bu konularda ekonominin işlemesini ve insanî ölçüler içinde gelişmesini engeelleyecek bir kural getirmemeiştir.
2. "Bu tür sapmalar kısa dönemde keyif verici olabilir, geçici başarılarla süslenebilir, fakat uzun dönemde sıkıntılara yol açmaları kaçınılmaz olur." cümlesindeki "sapma" nitelemesine katılmıyoruz. Faiz yasağını benimseyen sistemlere göre faizcilik bir sapmadır. Başarısızlığa örnek gösterilen ve buradaki hükme temel kılınan uygulamalar, işlerini faizsiz yürüttükleri için değil, hem ekonominin hem İslâm'ın öngördüğü, başarının şartı kıldığı kurallara uymadıkları, tedbirleri almadıkları için başarısız olmuşlardır. Ayrıca "yeşil sermayeye" karşı takınılan tavır ve alınan tedbirler de olumsuz sonuçlara katkı sağlamıştır. Faizci şirketlere ver bankalara para aktaranlar, faizsiz çalışanları batırmak için ellerinden geleni artlarına koymamaktadırlar. Bu ülkede yıllardır faize bulaşmadan, işini, rasyonel ve verimli bir şekilde yürüten şirketler, teşebbüsler vardır, uzun dönemde de sıkıntılara yol açacaklarına dair bir emâre mevcût değildir. Faizciliğin başımıza açtığı sıkıntılara gelince, bunu görmemek için ideolojik körlük şartı vardır.
3. Faiz paranın fiatıdır, ama karşılığı yoktur, o fiatı teahhüt eden, kârını bırak faizi bile kazanamayabilir. Onca emeğe, alın terine, fikir çilesine rağmen faizli kredi ile yaptığı işten, kârı bırakın faizi kazanamayan müteşebbisten faiz talep etmek hem ahlâka hem de ekonominin tabîî işleyişine aykırıdır. Faizli kredi alanlar, en azından faizi ödeyebilmek için, ülke yararına değil, belli zamanda belli kâra yönelmektedirler, bu da ekonominin normal seyrini ve dengesini bozmaktadır. Faizli kredi ile yapılan üretimin mâliyeti şişmekte, devreye giren faiz yüzünden dar gelirliler ezilmekte, kullandıkları mal ve hizmetin bedelini öderken faizi de ödemek durumunda kalmaktadırlar.
Sayın Alkan, kâr-zarar ortraklığı ile sermaye bulanların "bedava buldukları parayı rasyonel kullanmaları için bir sebep bulunmadığını" söylerken mantık, psikoloji, sosyoloji ve ekonomiye gibi disiplenlerin verilerine ters düşüyor. a) Bedava bulunan paranın ile rasyonel kullanılmama arasında bir mantık bağı, bir ayrılmazlık ilkesi yoktur. b) Faiz ödeme mecbûriyeti kadar kazanma ve kâr ödeme yükümlülüğü/zevki/arzusu da müteşebbisi kamçılar, kontrol eder. c) Kâr vaat ederek topladığı parayı rasyonel kullanmayan müteşebbis sosyla itibar kaybına uğrar; bunu göze alamaz. d) Müteşebbis üretmek ve kazanmak için sermayeye muhraçtır, faizli sermayede büyük risk vardır, bu teşebbüsü engeller. Faizsiz, kâr beklentisine dayalı sermayede risk azalır, teşebbüs artar, bu da ekonomiye çok boyutlu rahatlık ve genişleme sağlar.
İslâm faizi yasaklamıştır, müslümanlar engellenmedikleri ve oyunu kendi kurallarının tamamına riâyet ederek oynadıkları takdirde, faizsiz sistemde başarılı olurlar. Olağanüstü hâllerde, iç ve dış rakabetin zorlaması durumunda "zarûret ilkesi" de devreye girer.
Amerika'da geniş ölçüde uygulanan risk sermayesi uygulaması da faize değil, kâra dayanmaktadır; hatırlatılır.


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Makale
Sonraki Makale
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Makale Sonraki Makale İçindekiler