www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Din bireysel midir?
Bugün dünyada mevcût devletlerin yarısında bile kitabın kavlince bir demokrasi yoktur, olanlarda da -özü aynı olmakla beraber- farklı uygulama ve anlayışlar mevcûttur. Çağdaş demokrasilerin tarihi de oldukça yenidir. İslâm'dan söz edilirken yaklaşık on beş asır tarihe ve coğrafyaya damgasını vurmuş bir ilâhî (vahyedilmiş kitabı bulunan) dinden bahsedildiği unutulmamalıdır. Günümüzde devletlerin bir kısmında benimsenmiş bulunan ve daha çözülmemiş birçok da problemi olan bir siyasî sistemi din yerine koyup, ilâhî bir dîni ona göre yeniden biçimlendirmek, onun dar kalıpları içine sokmak en azından bir sapmadır. Doğru olan yaklaşım, dîni kendi tarihi, esasları ve değerleri içinde demokrasiyi de kendi mâhiyeti çerçevesinde tanımlamak, karşılaştırılacak tarafları varsa bunların karşılaştırmasını yapmaktır. Son iki yüz yılda insanlığın bir bölümü tarafından benimsendi ve kısmen uygulanıyor diye dinle demokrasiyi değiştirmek de, dini demokrasiye hapsetmek de yanlıştır. Demokrasi insan icadı bir sistemdir, insan gibi onun da dine ihtiyacı vardır, dinsiz demokrasi insanı mutlu edemez, insanın yaratılıştan gelen ihtiyaçlarını karşılayamaz.
"Din bireyseldir, onun devletle, siyasetle bir ilişkisi olamaz" diyenler, -İslâm tarihi bakımından bu sözü tahlil ve tenkit edecek olursak- Hz. Peygamber ve dört halifesinin, Emevîlerin, Abbâsîlerin, Hindistan, Mısır, Endülüs, Anadolu gibi yerlerde kurulan "İslâm Devletlerinin" dinle vâki ilişkisini nasıl değerlendirmiş (nereye koymuş) oluyorlar? Vakıalara gözlerini yumanlar onları göremezler; bu doğrudur, ama bakar körler görmedi diye gerçekler yok olur mu? Bu devletler ve topluluklar başkan seçiminden savaş ilânına, evlenmeden yiyecek ve içeceklere, ibâdetlerden akitlere kadar bütün işlerini ve ilişkilerini dine uygun kılmaya çalışmadılar mı, Kur'an'ı, sünnet ve sireti temel kaynak edinmediler mi?
Tarihi bir yana bırakıp meseleye dînin temel kaynakları; Kur'an ve sünnet açısından bakalım. Bunlarda din-devlet, din-siyaset, din-toplum ilişkisine, bugün kullanılan terimlerle temas edilmemiş olabilir, ancak konuya mâhiyet ve işlevler tarafından bakılınca, okuduğunu doğru anlayan bir kimse, İslâm'ın temel kaynaklarına göre din bireyseldir diyebilir mi? Allah insan ferdine olduğu kadar topluluklara da sayısız ödevler vererek bunlardan sorumlu tutacağını ifade etmiyor mu? İtâat, emanet; amel, yönetme ve yargı mânâsında hüküm, egemenlik mânâsını da içeren mülk, dînin ve Müslümanların güçlü ve egemen olmaları hükmünü de ihtivâ eden izzet ve i'lây-ı kelimetullah, toplumda dînî ve ahlâkî denetim mânâsında emri bi'l-marûf nehiy ani'l-münker gibi nice kavram ve bunlara bağlı yükümlülükler karşısında dinin bireysel olduğunu iddia edenler kör mü, gafil mi, cahil mi, başka bir şey mi? "Bunlar tarihe ait idi, çağdaş dünyada dinin, yeni ihtiyaçlara ve değerlere göre yeniden -bireysel olarak- kurgulanması gerekir" diyenler kendilerini tanrı veya onun vekili mi zannediyorlar?
"Din bireyseldir" diyerek işi bilenleri güldürecek yerde "bugün Müslümanların hem din anlayışları hem de güçleri, İslâm'ın gerekli ve uygun bulduğu bir devleti oluşturmaya ve işletmeye müsait değildir, bu şartlar içinde ferde düşen vazife, mümkün olan en geniş bir daire içinde birey ve cemâat olarak dînini yaşamaktır" denirse bunu, zarûret (başka çârenin bulunmaması) çerçevesinde anlamak mümkündür. Böyle bir anlayış ve uygulama meşrû ve makûl kabûl edilse bile din yine "bireysel" değildir, en azından "cemâat çerçeveli"dir; yani insan bireyi dînin kendinden istediklerini hem Allah-birey ilişkisi, hem birey ile -aynı değerleri ve dünya görüşünü benimseme bakımından- yakından uzağa diğer insanlarla kuracağı ilişkiler, hem de insan eşya ilişkisi çerçevesinde yerine getirecektir.
Dinin kamu alanından uzak tutulduğu bir toplumda siyasete soyunanlar oyunu mevcût kurallara göre oynasınlar, herhangi bir amaçla dini, bu kurallara uyudurmaya veya din ile bu kurallar arasında mevcût olmayan bir ayniyeti oluşturmaya kalkışmasınlar; bu kalkışma dîne de siyasete de uygun değildir.


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Makale
Sonraki Makale
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Makale Sonraki Makale İçindekiler