www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Devleti Ele Geçirmek
Son hafta içinde yeni bir suç icat edildi, adı "devleti ele geçirme teşebbüsü". Belli bir inancın, ahlâkın ve dünya görüşünün mensubu olan bir şahıs veya gurup, farklı olan şahıs ve gurupların yaptığı, yapageldiği gibi devletin önemli yönetim kademelerinde ve daha başka kurumlarında "adamlarının" olmasını istiyor, bu maksatla adam yetiştirmeye gayret ederken yetişmiş adamları da destekliyor; birileri buna "devleti ele geçirme teşebbüsü" diyor, bu teşebbüs ağır bir suç sayılıyor, bazı önemli kişiler ile medyanın linç teşebbüsüne dayanak kılınıyor. Bunun suç ve kötü olan yanı neresidir? Seçilen ve atananların farklı inanç, ahlâk ve dünya görüşüne mensup olmaları mı, "devleti ele geçirmede" kullandıkları yol ve yöntem mi, siyasî ve okonomik iktidar pastasından pay talebi mi...?
Demokrasi ile yönetilen ülkelerde farklı sosyal ve kültürel guruplar hem devletin çeşitli kademelerinde görevli bulundurmak hem de meclise temsilcilerini sokmak için çalışırlar; mezhep, tarîkat ve cemâat mensupları yanında dernekler, sendikalar, meslek kuruluşları hep bunu yapmışlardır, yapmaktadırlar; bunların da farklı siyasî görüşleri, ideolojileri, ahlâk anlayışları vardır; sağcıdırlar, solcudurlar, dinlidirler, dinsizdirler, sünnîdirler, alevîdirler, masondurlar, komünisttirler, milliyetçidirler... Aslında demokrasinin vazgeçilmez bir unsuru olan siyasî partiler de böyledir, onların da farklı ideolojileri, dünya görüşleri, yönetim anlayışları vardır. Devleti ele geçirme teşebbüsünün suç ve kötü olabilmesi için bu farklılıklara değil, ele geçirmek için kullanılan yol ve yöntem ile açıklanan veya uygulamada ortaya çıkan amaca bakılır. Devlet demokratik olmayan bir yoldan meselâ askerin ihtilâl yapıp yönetime el koyması veya sivillerin çeşitli seçim hîleleri yapması, maddî manevî baskı uygulaması yoluyla ele geçirilirse suç oluşur, keza meşrû ve demokratik yoldan iktidar elde edildikten sonra rejimi değiştirmek, insan hak ve hürrüyetlerini kısıtlamak gibi amaçlar ve teşebbüsler sabit olursa suç işlenmiş olur. Bunlar bulunmadıkça, iktidara gelen veya devlet kademelerinde görev alan gurup mensupları meşrûiyet içinde kaldıkları, hukuku çiğnemedikleri sürece bir suçtan bahsedilemez. Ülke belli bir inanç, ahlâk ve dünya görüşüne mensup bir veya birkaç gurubun babalarının çiftliği, tapulu malları değildir; ülke milletindir, meşrû yoldan "devleti ele geçirme" yani yönetim ve hizmete katılma da seçim ve tâyin ile olur, milletin seçtikleri ülkeyi yönetir, milletin selâhiyetli kıldığı makamların atadıkları memurlar da hukuk çerçevesinde görevlerini yaparlar, buna kimsenin bir diyeceği olamaz.
Anadolu sermayesini kendilerine rakip gören büyük sermaye sahipleri, medyayı ele geçirip iktidarlarla ve bazı ideolojik guruplarla da işbirliği yaptıktan sonra irticâyı istismar ve bahane ederek "yeşil veya İslâmî" dedikleri sermayeyi çökertmeye yöneldiler. Bunlar fırsat eşitliğine, adil paylaşmaya ve hizmet yarışına açık olmayan tekelci ve menfaatçi bir kesimi temsil ettiklerinden, ellerinde bulunan siyasî ve ekonomik iktidardan pay isteyenleri gerici, tehlikeli, rejim düşmanı vb. yaftalarla yaftalayıp devre dışı bırakmak isteyebilirler. İlgililer "devleti ele geçirme" yaygarasına bir de bu noktalardan bakmalıdırlar.


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Makale
Sonraki Makale
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Makale Sonraki Makale İçindekiler