www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Çıplaklık Tâcizdir
Kızları kadınları el ve dil ile tâciz edenlerin (onlara karşı üzen, korkutan, rahatsız eden, inciten, can yakan, zarar veren davranışlarda bulunanların) çoğaldığından şikâyet ediliyor, tâcizin engellenmesi için tedbir alınması isteniyor. Tedbir olarak da eğitim ve cezâ üzerinde duruluyor.
"Karşı taraf ne yaparsa yapsın tâciz edilmemeli" diyenlere karşı, "Hayır, açılmada sınırı aşanlar tâcize dâvetiye çıkarıyorlar; tâciz olmasın ama karşı taraf da tâciz için insanları tahrik etmesin" diyenler var. Ben ise "çıplaklık tâcizdir" diyorum. Evet çıplaklık, vücûdun cinsî cazbesi olan yerlerini, kamuya açık olan yerlerde açıp göstermek, bununla da kalmayıp ya davranışlarıyla veya orasını burasını süsleyerek, kokularak sürünerek karşı tarafın dikkatini daha fazla çekmek tâcizdir. Çünkü bunu yapanlar karşı tarafın hem bakmasını, ilgi duymasını istiyor, hem bakmalarından, talepten ve ilginin bazı şekillerinden rahatsız oluyor, bunu tâciz sayıyorlar. Bu durumda karşı tarafa (örneğimizde erkeğe) ya bakmamak ya bakıp da görmemek ya görüp de etkilenmemek yahut da baktığı, gördüğü, etkilendiği hâlde kendini zaptetmek, arzusunu bastırmak, ya meşrû olmayan yollardan kendini tatmin etmek veya bu eziyete katlana katlana rûh sağlığını bozmak kalıyor; işte bütün bunlar tâcizdir; gerekenden fazla yerlerini açıp gözler önüne seren kadın ve kızların karşı tarafı (erkekleri) tâciz etmesidir.
Kadının güzelliği ve çekiciliği, çiçeğin, kuşun, müziğin, resmin, atın güzellik ve çekiliğinden farklıdır. Normal insanlarda karşı cinse ilginin içinde cinsellik de mevcûttur. Kadın ve erkeğin güzelliğinde estetik yön, cinsel cazibe ile birlikte vardır, sıradan insanlar bu ikisini birbirinden ayıramaz, kadın ve erkeğin güzelliklerini yalnızca estetik yönden göremezler. Böyle olduğu ve bu güzelliklere bakan kalabalıklar cinsel arzu ve tatmin yönünden de (ve daha çok bu yönden) baktıkları içindir ki güzeller ve özellikle kadınlar reklâmlarda kullanılmaktadırlar.
Bir müslümanın vazifesi, günah işleme imkânı, çevresinde günaha dâvet edenler bulunduğu hâlde, imanı ve irâdesiyle bu imkâna, bu dâvete karşı durmak, dînin emir ve yasaklarına riâyet etmektir. Müslüman olsun, gayr-i müslim olsun insanların bir başka vazifeleri de, karşı tarafı günah ve ahlâksızlığa tahrik ve teşvik etmekten uzak durmaktır. Bu uzak duruş dîne saygıdan, insana yakışan şefkâtten; yani ahlâktan ve medeniyetten kaynaklanır. Karşı tarafın rahatsız olacağını, kendini korumak için zorlanacağını, zor imtihanlar içine düşeceğini bile bile açılıp saçılarak âlemin içine çıkanlar biraz sadist de sayılırlar; çünkü başkalarının rahatsız olmalarından (onları tâcizden) ya zevk almakta veya en azından buna aldırmamaktadırlar.
Bir topluluğun örfü, âdeti, ahlâk anlayışı, bir veya daha fazla dîni vardır. O topluluk içinde yaşayan ve topluluğun nimetlerinden yararlanan bireylerin bir vazifesi de, topluma ters düşen davranışlardan uzak durmaktır. Birey özgürlüğü adına toplum değerlerini hiçe saymak medeniyet ve ahlâka aykırıdır; kimsenin haddi ve hakkı olmamalıdır. Beraberlik fedakârlık ister; bu fedâkârlığın içinde tâciz edenin bunu yapmaması için kendini zorlaması, kontrol etmesi vardır, ama karşı tarafın da tahrikten kaçınmak için (açılmak, kendine göre güzel ve çekici yerlerini göstermek gibi) bazı arzularından fedakârlık etmesi vardır.
Tâcizi cezâ yöntemiyle engellemek hem sağlıklı değildir, hem de mümkün olmaz. Kamu oyu ve vicdanı burada çok önemli rol oynar; eğer topluluk, tâciz edene -karşı tarafın sınırı aşması sebebiyle- hak veriyorsa, tâciz edeni değil veya bunun yanında tâcize sebep olan tarafı da kınıyorsa bu takdirde tâcizi yalnızca cezâ ile engellemek mümkün olmaz. Eğitim tedbirine gelince, bunu da karşılıklı olarak düşünmek gerekir. Tâcize uğradığını iddia eden bayanlar eğitim yoluyla insanların bunu yapmayacak hâle getirilmesini istiyorlar. Buna bir diyecek olmaz, ancak eğitim, hem tâcizi, hem de tahriki engelleyecek şekilde verilmelidir. Eğitim yoluyla erkekle kadın arasındaki cinsel cazibeyi yok edemezsiniz, tavşanı tazı, tazıyı da tavşan yapamazsınız (yani hem bunu başaramazsınız hem de buna hakkınız yoktur), yapamayınca da tavşanı başı boş dolaşırken, gözünün önünde oynaşırken gören tazı onu kovalar.
Cinsel tâcizin her çeşidi kınanır, olmamalıdır, ancak taraflardan birinin hiç bir kusuru (tahriki, teşviki, bilerek bilmeyerek dâveti) yok iken yapılan tâciz ve tecavüzler daha şiddetle kınanmayı ve her türlü tedbir ile engellenmeyi hak eder. İşte bu tâcizleri hem cezâ hem de eğitim ile engellemek mümkündür, tabîîdir ve gereklidir.
"Başörtüsü de bizi rahatsız (tâciz) ediyor" diyen bazı başı açık bayanlara şunu hatırlatmak gerekiyor: Cinsel arzu insanın yaratılışında mevcûttur ve gereklidir. Bu arzu tatmin ister, meşrû yollardan tatmin edilir. Tatmin imkânı bulunmayan durumlarda tahrik tâcizdir.
Başını örtenden rahatsız olmak yaratılıştan gelmez, sonradan edinilmiş kötü (medenî olmayan) bir duygudur. Başını örten inancından veya bir kıyâfet tercihi hakkını kullanarak bunu yapıyorsa yapmalıdır, bundan rahatsız olan ise kendini eğitmeli, kötü duygusunu yok etmelidir.


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Makale
Sonraki Makale
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Makale Sonraki Makale İçindekiler