www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Aptal Ahlâkmış
Her kesimden birçok kutu aptalının (TV'ye aptal kutusu diyenlerden alınmıştır) seyrettiği bir dizide bir aile, ailenin anlayışlı bir öğretmen annesi, eski kafalı (?) babası, kızları ve kızın arkadaşları var. Erkekli kızlı arkadaşlar flört ediyorlar, bir kız hâmile kalıyor, sevgilisi çocuğu aldırmasında (kürtaj cinayeti işlemekte) ısrar ediyor, eski kafalıyı temsil eden baba kızına, "evlenmediği hâlde birisiyle yatan ve ondan hâmile kalan bir kızla arkadaşlık etmemesini, ederse kendinin de birgün aynı haltı karıştırabileceğini" söyleyerek arkadaşlığa son vermesini istiyor, kız itiraz ediyor, "onlar birbirini seviyor, sevenlerin birleşmesi zinâ olmaz" demek istiyor, baba köpürüyor, derken kız evi terketmeye karar veriyor, o da sevgilisinin evine sığınmak üzere baba evini terkediyor, yolda ilerlerken kendi kendine söyleniyor: "Hepsi bir aptal ahlâk yüzünden..."
Bir bayan köşe yazarı da, birbirini seven iki kişi arasındaki cinsel temasın zinâ sayılmayacağını, ama kocasından bir talebi olan kadının bunu kolaylaştırmak için onunla beraber olmasının fuhuş mâhiyetinde olduğunu yazmıştı.
Hemen her gün TV'larda paparazi programları var, bunlarda boy gösteren mankenler, san'atçılar elbise gibi sevgili (!) değiştiriyorlar, çoğu evlenmeyi düşünmediğini, evlilik dışı ilişkiden memnun olduğunu söylüyor. Bunları da kutu aptalları -bazıları ağızları sulanarak- seyrediyorlar, muhafazakâr geçinenlerden ise hiçbir bir tepki yok.
Bütün dinlerde ve evrensel ahlâk ilkelerinde evli olmayanların evli gibi yaşamaları zinâdır, haramdır, rezâlettir, çirkindir; bunu yapanlar makbûl insanlar değildir. Müslüman-Türk geleneğinde aynı fiil zinâ olarak değerlendirilir, yapanlar ahlâksız sayılırlar, sosyal itibarlarını kaybederler ve bazı cezâları hak ederler.
Asırlarca geleneksel değerlerle yaşamış, bunlarla haşır neşir olmuş bir milletin çocukları bu kadar kısa bir zaman dilimi içinde duyarlıklarını, bu ölçüde nasıl kaybedebiliyor? Bizce cevabı basit: Küreselleşmenin yanlış değerlendirilmesi, millî bir eğitim ve kültür programının kesintisiz olarak uygulanmaması, medya mensuplarının sorumsuzluğu, para kazanmayı bütün değerlerin üstünde tutmaları, bize uymayan bir bireysel özgürlük anlayışı, bir avuç "kendi değerlerine yabancılaşmış" insanımızın ekonomik veya siyasî güce dayanarak çarpık bir çağdaşlaşma anlayışını yayma faâliyetleri ve bu faâliyetin, geleneğine sahip çıkmak isteyenler üzerinde meydana getirdiği baskı. Bu çağdaşların (!) bulunduğu bir toplantıda birisi, ahlâktan söz etmeye kalkışırsa onu, ağzını açtığına pişman ederler; kullandıkları argümanlar ise şunlardan ibarettir: Bu çağda söylediği lâfa bak, o ahlâkı kim kodlamış, herkesin bedeni kendine aittir, o bir cinsel tercih ve insan hakkıdır, namus dediğin şey iki bacak arsında değildir...
İçinde bulunduğumuz dünya ve ülke şartlarında bireysel özgürlük anlayışını, "zinâsını alenîleştirme ve bununla övünme" noktasına kadar genişletenleri engeleyemiyorsak, bunlara karşı sivil ve meşrû tepkilerimizi niçin engelliyoruz? Bizim manevî değerlerimizle savaşan, bunları tahrip eden kimselere neden iktidar, itibar ve servet kazandırıyoruz? Din, ahlâk ve millet bağımız bu kadar mı gevşedi? Eğer böyleyse -bazan tabîî felâketler, siyasî, sosyal ve ekonomik krizler, kuraklık, salgın insan ve hayvan hastalıkları...- şeklinde de küçüklerinin kendini gösterdiği- kıyâmeti bekleyiniz!


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Makale
Sonraki Makale
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Makale Sonraki Makale İçindekiler