www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Perde-ekranın arkasında neler gizleniyor?
Türkiye büyük bir tiyatroya benziyor. Seyirciler, perde arkasında gizlenip bir şeyleri gizleyerek işini yürütenlerin dışında kalan bütün halk. Perde bir türlü açılmıyor, seyirciler sabırsızlandıkça, aynı zamanda ekran olan perdeye yeni manzaralar, görüntüler, ilgi çeken, eğlendiren, oyalayan oyunlar getiriliyor. Bunların bir kısmı hayalî, asılsız, bir kısmı abartılı, bir kısmı da, seyircilerin birçoğu bakımından ilgi çekici, oyalayıcı, fakat onlar için faydasız, işe yaramaz. Birileri bu oyalamaya karşı çıkıp perdenin açılmasını, asıl oyunun ve oyuncuların ortaya çıkmasını isterse, halka oyalandığını ve aldatıldığını hatırlatırsa derhal onun işi bitiriliyor ve uygun bir şekilde susturuluyor.
Aynı zamanda ekran olan, seyircileri oyalamaya yarayan perdede neler, perdenin arkasında neler var?
1.İrticâ: Bu kelimeye verilen mânâ "Türkiye'de şerîat düzenini hâkim kılmak için yapılan bilinçli faâliyet" ise kasten yapılmış bir abartma sözkonusudur. Çünkü bu ülkede yaşayan müslümanların kahir ekseriyeti, kendi hayatlarında, kendi anladıkları müslümanlığı uygulamak isterler, devletin buna imkân vermesini talep ederler. Legal siyasî partilerin olsun, sivil toplum örgütlerinin olsun istek ve faâliyetleri aynı doğrultudadır. Yer altında faâliyet gösteren ve güce dayalı bir rejim değişikliği isteyen fertler ve guruplar devede kulaktır, marjinal kalmışlardır, devlet bunları bilmektedir ve istediği anda yakalayabilme, faâliyetlerini bitirme gücüne sahiptir. Tarîkat ve tasavvuf adına ortaya çıkıp bir avuç avamı kandıran ve bu yoldan menfaat sağlayan sahtekârlar ile birkaç sahte/hasta mehdiyi, lâzım oldukça ekrana getirenler, bunların Türkiye müslümanlarını temsil edemeyeceklerini, sayılarının da devede kulağın bir tüyü kadar olduğunu bilmektedirler. Bunların devamlı perdeye yansıtılması, masûm ve meşrû talepleri, hukuk dışına çıkma pahasına da olsa engellemeye, insan hakkı olan din eğitimini sınırlamaya kılıf hazırlamak içindir.
2.Terör ve çeteler: Lânetlik terörün engellenmesini istemeyenler insanlık suçu işlemiş olurlar. Devletin bulunduğu yerde çeteler de var ise bu bir devlet ayıbıdır; tez elden yok edilmeleri gerekir. Ancak gerek terör ve gerekse çetelere karşı yürütülen harekât ve yapılan faâliyetlerin, bitirici olmaktan ziyâde oyalayıcı olduğu konusunda ciddî şüpheler vardır. Bir terör başını paketleyip teslim etmeye karar verenlerden alıp Türkiye'ye getirmeyi meydan savaşı kazanmış gibi perdeye yansıtmanın da, amacı aşan sebepleri olmalıdır.
3. Aptal kutusu adı verilen televizyon başta olmak üzere medyada, sırf aptallaşmış kitlelerin ilgisini çekmek, okumalarını ve seyretmelerini sağlamak ve bu yoldan para kazanmak için gösterilen kirli çamaşırlar, özel hayatlar, adî polisiye vak'alar, çıplak vücutlar, iğrenç manzaralar. Bunları yapanlar ile onlara destek verenlerin dile getirdikleri, "Efendim kumanda ellerinde, istemiyorlarsa seyretmesinler, promosyona tamah edip almasınlar..." şeklindeki savunma bize, okulların önlerinde veya gençlerin devam ettikleri mekânlarda uyuşturucu satanların "Biz zorla vermiyoruz, istemeyen almasın..." demelerini hatırlatıyor
4. Bütün bunları destekleyen veya göz yuman, amacına ulaşmak için başta devletin ve siyasetin kurumları olmak üzere hemen her şeyi kullanan zümreye gelince bunları menfaatçiler ve dâvâ sahipleri diye ikiye ayırmak gerekiyor. Uluslararası uzantıları ve bağlantıları bulunan bazı kuruluşlar meselâ din veya millî devlet düşmanlığını kendilerine dâvâ edinmişlerdir. Yıllardan beri ülkenin kaymağını yiyen, para muslukları ile önemli makam ve mevkîleri, dededen toruna, takımda takıma ellerinde tutan bir avuç insan (insanımız değil) menfaatçilerdir; bunların dînî ve ahlâkı maddedir, maddîdir. Ekrana durmadan oyalayıcı görüntüler süren ve sürdüren, perde açılır da arkası görülür, takke düşer de kellik ortaya çıkar diye ödleri patlayanlar işte bunlardır. Ancak korkunun ecele faydası yoktur, seyirciler içinde patlama noktasına gelenlerin de, hîleyi anlamaya başlayanların da sayıları gün geçtikçe artmaktadır.
5.Ekrandaki görüntüleri kullanarak beceriksizliklerini örtmeye, siyasî ömürlerini arttırmaya çalışan iktidarları ise anmaya bile değer görmüyorum.


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Makale
Sonraki Makale
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Makale Sonraki Makale İçindekiler