www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Türk İslâmı mı, İslâm Türkü mü?
Türkler yaklaşık oniki asır önce İslâm ile müşerref oldular; İslâm onlarla değil, bütün diğer kavimler gibi onlar İslâm ile şeref ve şan kazandılar, cihan hâkimiyetine, bütün insanlığın mutluluğu için talip olma şuuruna eriştiler. Tarih içinde birçok kavim (kültür ve etnisite gurubu) müslüman oldu, elbette bunların İslâm anlayış ve uygulamaları arasında bazı farklar bulundu, ancak bu farklar ictihad ve uyum probleminden kaynaklanan farklar olup ayrı dinler hâlini ve mâhiyetini almadı, hepsi birden bir tek ümmet oldular, ictihad alanına girmeyen asıl din konularında (tamamında aynı olan İslâm'da) aynı şekilde müslüman oldular. Din, mezhep ve kültür tarihini araştıran kaynaklara bakıldığında, son asırda moda olan yaklaşımı; yani farklı kavimlerin farklı müslümanlıklarının olduğu iddiasını bulmak mümkün değildir. Bütün ümmet, din anlayış ve uygulaması bakımından önce sünnî olan ve olmayan şeklinde ikiye ayrılırlar, sonra da her biri kendi aralarında iç mezheplere bölünürler. Bu mezhepler de (bu nokta önemlidir) kavimlere göre değil, başka amillere göre paylaşılmış ve benimsenmiştir. Meselâ Eş'arîlik bir itikad mezhebidir, Şâfi'îlik de bir fıkıh (amel) mezhebidir; bunları benimseyenler arasında Türkler de başka etnik ve kültürel guruplar da olmuştur. Hanefîlik de böyledir; bu mezhebi Türkler gibi Hindli, Afganlı, Arap müslümanlar arasından da benimseyenler olmuştur.
İslâm öncesi kültürlerin, sahipleri İslâm'a girdikten sonra da kısmen etkilerinin olacağı tabîîdir; tabîî olmayan, bu etkiyi abartmak, farklı kültürlerden İslâm'a giren kavimlerin her biri için farklı (âdetâ başka başka) İslâmlar olduğunu varsaymak veya bunu oluşturmak için zorlanmaktır. Eğer bundan maksat, müslüman Türkleri, ümmetin diğer parçalarından koparmak, dinlerini gevşetmek ve hem dinlerine hem de kültürlerine yabancı topluluklara eklemlemek, bu şekilde köklü bir değişime tâbî tutmak ise durum, "tabîî olmamanın ötesinde" daha da vahim demektir. Milletini sevenlerin yapacakları şey, milleti temel değerlerinden koparmadan çağdaşlaştırmaktır. Bu da ancak şimdi olandan çok farklı programlarla gerçekleşebilir.
Abbâsîler hanefî idi, onlarla sıkı ilişkiler içinde olan Selçuklular da genellikle bu mezhebi benimsediler, Osmanlılara gelince, Selçuklu Türklerinin bir mânâda devamı olan bu devlet de belli bir zamandan sonra hanefîliği resmi mezhep hâline getirdi. Abbâsî, Selçuklu ve Osmanlı'nın mezhebi olan hanefîliğin imamları Araptır, bu mezhep Irak'ta doğmuştur, ilk hocaları arasında İbn Mes'ud, Hz. Ali gibi müslüman olarak değişmiş Araplar vardır. Resmî mezhebi Hanefîlik olan Türkleri ümmetin diğer parçalarından ayırıp farklı İslâm oluşturmakla değerlendirmek tarih gerçeklerine uymamaktadır. Türkler Osmanlı devleti hâkimiyetinde yeni müctehidlere sahip olamamışlar, eski hanefî müctehidlerin yorum ve çözümlerini uygulamışlardır. Yani bırakın Türklerin, hakkında nas (âyet, hadîs) bulunan konularda farklı bir İslâm getirmelerini, ictihada açık konularda bile Arap kökenli âlimlere tâbî olmuşlardır. Arapların bugün içine düştükleri zelîl durumu ölçü alıp (belki de bunu değil, işlerine gelmeyen bir İslâm anlayışını kısmen de olsa sürdürmelerini beğenmeyip) Türkler için yeni bir din arayanlar İslâm'dan çıkmayacaklarsa -ki, buna güçlerinin yetmeyeceğini biliyorlar- boşa kürek çekmesinler; bir tek İslâm vardır, bunun sünnî kolu, başka etnik guruplar yanında genellikle Türklerin de İslâm anlayışı olmuştur. Dine dahil olmayan, mübah kültür alanına giren farklılıklar tabîîdir ve bunlara bakarak insanların dinleri taksim ve tarif edilemez.


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Makale
Sonraki Makale
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Makale Sonraki Makale İçindekiler