www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


HALKIN SELAHİYETİ VE SORUMLULUĞU
Türkiye'de ve benzeri ülkelerde halk, demokrasi istismar edilerek veya -aslında halka ait bulunan- güç ona karşı kullanılarak belli kişiler ve guruplar tarafından yönetiliyor. Demokrasinin vazgeçilmez şartlarından biri olan seçim göstermelik kalıyor; çünkü halk, kendi tanıdığını, beğendiğini, vekâlet vermeye ehil ve layık gördüğünü seçemiyor; parti liderlerinin ve yöneticilerinin uygun bulduğu kimselere oy vermek mecburiyetinde kalıyor. Adayları belirleyecek olan delegelerin seçimine de, bunların yaptıkları seçime de hile karıştırılıyor, menfaat va'di veya tehdit ile delegelerin oyları etki altına alınıyor. Sonuçta partinin lideri ve kısmen programı oy alarak tek başına veya başka partilerle ortaklaşa iktidara geliyor. Parti iktidara geldikten sonra bir sonraki seçime kadar halkın iradesini takip etmiyor, eğer bir irade ortaya konursa -ki Türkiye'de bunun araçları çok sınırlıdır- işine gelmediği takdirde buna da uymamanın yollarını buluyor ve halkı (seçmenini) kandırmaya çalışıyor. Milletvekilleri liderin ve partinin karar ve eylemleri karşısında kişiliğini, fikrî bağımsızlığını, şahsi reyini koruyamıyor, parti içi muhalefet yapamıyor, lideri ve yöneticileri tenkit edemiyor; bunları yaptığı takdirde kara listeye alınıyor ve siyasi geleceği tehlikeye giriyor. Liderler ve üst düzey yöneticileri kendi aralarında konuşuyorlar, tartışıyorlar, karar verip yönetiyorlar, milletvekilleri ise parmak kaldırıyorlar. (Seçmeninin görüşünü ve rızasını almadan elbise değiştirir gibi parti değiştirenleri hesaba katmıyoruz).
Halkın kararını ve yararını değil, kendi isteklerini ve yararlarını ön planda tutan sivil veya resmi gruplar (sayıca ve keyfiyetçe önemli olmayan bazı kesimler) ellerindeki güç ve imkanları kullanarak hem halka hem de iktidarlara baskı yapıyorlar, karar dayatıyorlar, kimi zaman menfaat va'di, kimi zaman da tehdit silahını kullanarak iktidarlara baş eğdiriyorlar. Halk bu dayatmalar ve baskılar karşısında ne yapacağını bilmediği, böyle bir eğitim almadığı, buna göre teşkilatlanmadığı için hem kendi iradesini ve menfaatini hem de seçip vekil kıldığı kimseleri koruyamıyor, baskı gruplarına dur diyemiyor. Sonuç olarak bazan seçilenler, bazan da seçilmemiş olanlar tarafından "halka rağmen halk için" denilen yönetim şekilleri ortaya çıkıyor, halk zarar görüyor, ülke zarar görüyor.
Demokrasiye, insan haklarına ve haysiyetine aykırı olan bu durumların ortadan kalkabilmesi için halkın sorumluluklarını idrak etmesi ve selahiyetlerini kullanması gerekiyor. Ülkenin aklı eren, halkını ve memleketini seven takımına düşen vazife, halkın arasına gitmek ve onları uyarmak, şuurlandırmak, eğitmek, selahiyetlerini ve sorumluluklarını hatırlatmak, iradesini ortaya koyabilmesi, yöneticileri denetleyebilmesi ve yönetime katılabilmesi için uygun teşkilat modellerini bulup teklif etmek ve teşkilatlanmaya yardımcı olmaktır.
Halk koyun gibi güdülmek ve eşya gibi kullanılmaktan kurtulmak istiyorsa en azından şunları gerçekleştirmeye çalışmalıdır:
1. Sivil baskı yollarını kullanarak parti ve lider sultasına son verecek, halkın istediği ve beğendiği kimseleri seçmelerini mümkün kılacak bir seçim sisteminin getirilmesi.
2. Şahsi menfaat ve iş takibinin asgariye indiği, Ankara'nın, bir sonraki seçimde alacağı oy kaygısından kurtularak millet ve memleket meseleleriyle meşgul olabildiği bir "seçen-seçilen" ilişkisinin oluşturulması.
3. Seçilenlerin ve üst düzey atanmışların (ve yakınlarının) malvarlıklarının sıkı bir tesbit ve denetime tâbi tutulması, selahiyet ve imkanların, meşru olmayan şahsî menfaatler için kullanılmasının engellenmesi.
4. İşlerin menfaat ortaklarına veya yakınlara değil, ehline verilmesinin -ülkenin selameti bakımından- vazgeçilmez şart olduğu şuurunun ve uygulamasının yerleşmesi.
5. Milletvekillerinin, liderlerin, iktidar ve muhalefetin karar ve eylemleri karşısında aktif bir tavır takınılması, yanlışlar karşısında suskun ve hareketsiz kalınmaması, bütün demokratik tepki yollarının kullanılması, iyinin ve doğrunun takdir, kötünün ve yanlışın tenkit ve tevbih (kınama) edilmesi.
6. Atanmış ve seçilmiş yönetici, vekil ve memurların, ücretleri halk tarafından ödenen hizmet elemanları oldukları, onların halka değil, halkın onlara üstün ve üst olduğu anlayış ve şuurunun yerleşmesi.
7. Ellerindeki imkan ve gücü, halka karşı baskı yapmak ve zümre iradesini/menfaatini halka rağmen gerçekleştirmek isteyen resmi ve sivil şahıslara ve gruplara karşı -onları caydıracak ve yanlış yoldan geri döndürecek- demokratik tepki ve eylemlerin ortaya konması: Mektup, telgraf, telefon, faks, yürüyüş, toplantı, protesto, grev, yargı yolları, heyetler halinde ziyaret, görüşme, diyalog, ayıplama, teşhir, uygun araçları kullanarak aleyhte kamuoyu oluşturma...
8. Partilerin programlarında bulunmayan veya uygulamada problem çıkaran konularda halkoyuna başvurulması.
9. Kanunların evrensel hukuk ilkelerine ve halkın iradesine uygun olmasının, adaletle uygulanmasının, yargının bağımsızlığının ve sapmalara karşı iç denetimin sağlanması.
10. İyi bir yönetim bilgi ve ahlak yönlerinden iyi yetişmiş insanlarla gerçekleşir. Bilgiye ve ahlaka her şeyin üstünde önem veren bir sosyo-kültürel değişimin sağlanması, düzenin kurulması.
11. Siyasi sistem ister parlamenter olsun ister başkanlık, halk kendi mukadderatına el koymadıkça, vesayetten kurtulmadıkça, safça güvenmek ve teslim olmak yerine denetleyip hesap sormadıkça işlerin düzelmeyeceğinin bilinmesi.


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Makale
Sonraki Makale
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Makale Sonraki Makale İçindekiler