www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


TÜRK MÜSLÜMANLIĞI
Bu temcit pilavı kaçtır ısılıtılıp ısıtılıp önümüze getiriliyor, "bıktık artık" desek bile yemeye zorlanıyoruz. İtirazımızı hafifletmek için bazan isim değiştirme yoluna da gidiyorlar; Anadolu Müslümanlığı, Türkiye Müslümanlığı, Türk Müslümanlığı.. diyorlar. Son zamanlarda ortaya atılan Kur'ân İslâmı veya Müslümanlığı ile kurgulanan ve tanımlama gayreti gösterilen Türk Müslümanlığı arasında paralellik, benzerlik, aynilik ilişkisi kurulmak isteniyor, sonuçta diğer İslâm ülkeleri Kur'ân İslâmı'ndan, gerçek Müslümanlık'tan uzaklaşmış, Anadolu veya Türkiye halkı yahut da onların bir grubu ise onu gerçek mahiyeti ile kavramış ve korumuş oluyor; şu halde devlet bu İslâm'dan yana tavır almalıdır, bu İslâm anlayış ve uygulamasını başta Türk Cumhuriyetleri olmak üzere çevreye yaymak için çaba göstermelidir...
İyi niyetli, fakat az bilgili olanlar için açıklamak gerekirse Türkler İslâm'ı seçtikten sonra günümüze kadar kahir ekseriyeti itibariyle Sünni Müslümanlık anlayış ve uygulamasını tercih etmişler; inanç alanında daha çok Mâtürîdî mezhebini, uygulama sahasında ise daha ziyade Hanefî mezhebini tercih etmişlerdir. Osmanlılar'da Hanefî mezhebi resmi mezhep de olmuş, yargı ve resmi fetva işleri bu mezhebe göre yürütülmüştür.
Bugün de Türkiye Müslümanları'nın büyük çoğunluğu dinini, Sünnî İslâm çerçevesinde yaşamaya gayret etmektedir. Halkın dinî hayatında, inanç ve ibadetinde bu Sünnî İslâm'a uymayan taraflar, paçalar veya eksiklikler var ise bunlar da -yine halk tarafından- yeni ve farklı bir İslâm olarak değil, kusur olarak değerlendirilmekte, ya Allah'ın bağışlaması beklenmekte yahut da düzeltmek için gayret gösterilmektedir. Hac ve umre gibi çeşitli kültür çevrelerine ait Müslümanlar'ı bir araya getiren büyük kalabalıklarda bütün Sünnî Müslümanlar'ın, hatta bir kısım Sünnî olmayan mezheplerin mensuplarının, dinin özünü, esasını, çatısını oluşturan konularda (inanç, ibadetler, haramlar-helaller, dini semboller...) hiçbir ihtilaflarının, farklı yönlerinin bulunmadığı, farkın daha ziyade kültüre yansıyan tarafta oluştuğu, bunun da birlik ve kardeşliğe zarar getirmediği, birden fazla İslâm anlayışına meydan vermediği görülüyor.
Sünnî Müslümanlar tarih boyunca, Sünnî olmayan Müslümanlar'la bir arada yaşayageldiler. Hem Sünnî mezhepler hem de Sünnî olan ve olmayan mezhepler arasında zaman zaman çatışmalar da oldu, ancak genel ve hakim çizgi barış ve hoşgörü içinde, karşılıklı hayat hakkı tanınarak bir arada yaşama şeklinde ve yönünde gelişti. Sünnî doktrinde "silahlı eyleme kalkışmayan, başkalarının hak ve hürriyetlerini fiilen engellemeyen" farklı mezhep mensuplarına ümmetin bir parçası olarak bakılması ve asla dokunulmaması esası kabul edildi. Siyaset ve ideolojiler dini istismar etmedikçe/etmediği sürece günümüze kadar da durum bu çizgide devam etti.
Her vesile ile bölücülükten söz eden ve bunu kınayan kimselerin şimdi ortaya bir Türk Müslümanlığı kavramı çıkarmaları, Türkiye'de yaşayan Müslümanlar'ı "Türk Müslümanlığı'na sadık kalanlar ve Arap, Acem, Hind.. Müslümanlığı'na sapanlar" diye iki gruba ayırmaları, laiklik ve irtica gibi tanımsız bıraktıkları Türk Müslümanlığı'nın tarafını tutarak karşı tarafı ittiham etmeleri, hatta dışlamaları bölücülükten başka neye ve kimin işine yarayacaktır?
Hz. Peygamber (s.a.) Arap'tır, Kur'ân da Arap dilinde gelmiştir; ancak İslâm bir Arap kültürü veya dini değildir, o evrenseldir, bütün insanlığa hitap etmektedir, bütün insanları Tek Allah'ı tanımaya ve yalnızca O'na kul olmaya davet etmektedir. Kur'ân'a göre Hz. Peygamber örnektir, Peygamberimiz'e ve ümmetin çeşitli kavumlere mensup alimlerine göre de ilk üç nesil Müslümanlar diğer nesillere örnektir. Bu örnekliklerin ortaya koyduğu İslâm kitaplarda yazılıdır ve yazılanların önemli, olmazsa olmaz kısmı tarih boyunca uygulanmıştır. Müslümanlar'ın eski kültürleri onların İslâm anlayış ve yaşayışlarını elbette kısmen etkilemiştir, ancak asıl belirleyici, değiştirici, farklılaştırıcı etki İslâm'dan eski kültürlere yönelen etkidir; İslâm fertleri ve kavimleri değiştirmiş, onlardan bir ümmet ortaya çıkarmıştır. Ümmetin kahir ekseriyetinin ortak dini/İslâm'ı birdir, tektir, "birden fazla İslâm" tanımlamasına imkan verecek bir farklılık taşımamaktadır. Bugün ulus/devletler ortaya çıkmıştır, ancak İslâm'ın tekliği yine kendini korumaktadır; hangi ulusta olursa olsun Mâtürîdî, Eş'arî, Şîî.. inancı, Hanefî, Şâfî'î, Ca'ferî uygulamaları tarihte olduğu gibidir, bir değişiklik yoktur. Bu mezheplerin ortak kitapları Kur'ân-ı Kerim'dir; hiçbirinin ona itirazları ve ondan yan çizme niyetleri yoktur. Türkler'in Kur'ân tefsirleri de başka bir din/İslâm ortaya çıkarmamıştır.
"Türk Müslümanlığı" diyenler bundan mesela Sünnî olmayan bir mezhebin İslâm anlayışını veya Anadolu halkının -belki çoğunluğunun- kusurlu, bid'atlı, hurafeli, gevşek İslâm anlayış ve uygulamalarını kastediyorlarsa bunlardan hiçbirisi "örnek ve makbul İslâm" olarak ferde, ulusa, ümmete.. dayatılamaz. Siyasiler ve resmi görevliler İslâm içinden İslâm seçme, onu değerlendirme ve birilerine sunma/dayatma sevdasından hemen vazgeçsinler; çünkü bu yaptıkları hem fitne, fesat, kargaşa ve bölünme getirir, hem de hukuka, kanunlara, özellikle uğrunda kurbanlar verilen laiklik ilkesine aykırıdır.
Bırakın asırlar boyu oluşup gelen birlik, beraberlik, hoşgörü devam etsin, herkes kendi beğendiği ve anladığı dini, mezhebi seçip yaşasın; bilgi, ahlak ve eser olarak meyvelerini sergilesin, güzellikte serbest yarış olsun, seven sevdiğine/sevdiğiyle gitsin! Karıştırmayın, bulandırmayın, dolandırmayın!


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Makale
Sonraki Makale
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Makale Sonraki Makale İçindekiler