www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


PARTİ VE İMAM HATİPLER
70'li yıllarda idi, İzmir Akevler'de tabip ve akademisyen bir dost ile beraber iken radyodan bir parti başkanının "İmam-hatip mezunlarını Harbiye'ye dahi aldıracağız" dediğini duyduk; dostumla gözgöze geldik, ikimiz de aynı şeyleri düşünüyorduk: "Bu bir siyasî beyandır, oy alma amacıyla İmam-hatipleri harcamaktır, mezunların yüksek tahsil imkânlarının önünü tıkamaktır..."
Aynı lider daha sonraları da devamlı olarak bu okulları kullandı, hepsini kendilerinin açtığını söyledi -bakılınca anlaşıldı ki, ya hiçbirini açmamış, yahut pek azını açmışlar-, derken bundan önceki hükümette yarımyamalak ve şeklen iktidara geldi. İmam-hatiplerin birçok eksiği ve ihtiyaçları vardı; bunlara ciddi ve planlı bir şekilde el atılmadı. Mezunların ilahiyat dışında yüksek öğrenimleri iyice kısıtlanmıştı, önleri açılmadı. Birçok tamamlanmış bina vardı, buralarda yeni İmam-hatip okulları açılmadı (sayın Altıkulaç'ın takip ve gayreti ile şube şeklinde devam eden kısımların bağımsız okullar haline getirilmesi ayrı bir olaydır). Partinin yanlış tutumu yüzünden "arka bahçe" iftirası ortaya atıldı, sonunda sol ve liberal partiler ile bunların asker ve sivil destekçileri bu okulların orta kısmını kapatmaya karar verdiler. 8 yıllık kesintisizi dayattılar, parti bunu istifa sebebi sayacak yerde "Biz tasarıyı sevkederiz, Meclis'te ise parti olarak olumsuz oy veririz, diğer partiler çoğunluğu sağlar da kanunu çıkarırlarsa -böylece İmam-hatiplerin ve diğer meslek liselerinin orta kısımları kapanırsa- ne yapalım, demokrasi budur" demeyi tercih ettiler ve okullar kapandı.
Birkaç gün önce Anadolu turuna çıktılar, aynı liderin yine halkın önüne çıkarak "İmam-hatip okullarını açacağız" dediğini duyunca tüylerim ürperdi. Bütün bu olup bitenler gözümün önünden gelip geçti. Başkalarının işine daha çok yarayan bu iktidar o kadar önemli mi idi ki, her şey onun için feda ediliyor ve kullanılıyordu? Gücün, imkânların ortada iken, hiçbir şey değişmemişken milletin gözünün içine baka baka "İmam-hatipleri açacağız" cümlesini nasıl telaffuz edebiliyordun? Yıkmadan yapamıyorsan, değerliyi değersiz için harcamadan yola devam edemiyorsan bu ısrar niçin? Muhalefette hizmet yok mu? Bazı şeyleri söylemeden yapmak mümkün değil mi? "Sen denize yem at, balık bilmezse Hâlık bilir" cümlesini hiç işitmediniz mi?
Biz İmam-hatipliler ve İmam-hatipli dostları şunu istiyoruz: Öncelikle genel olarak din eğitimi, sonra da İmam-hatip okulları bir partinin, grubun, cemaatin işi olmasın. Müslüman olan ve az-çok Müslümanca yaşamak isteyen bütün insanımızın işi ve meselesi olsun, bu iki konuyu kimse siyasî istismar aracı yapmasın, başka konularda, davalarda ve meselelerde ayrılanlar bu iki konuda birleşsinler, bunları bir milli mesele olarak görsünler, partiler ve guruplar arası uzlaşma ve işbirliği yollarını arasınlar, din eğitimini rayına oturtmaya ve İmam-hatiplerin ve diğer meslek liselerinin orta kısımlarını -diğer meslekçilerin de yararlanacağı, zorunlu eğitimin üç yıllık ikinci kademesi şeklinde- açmaya muvaffak olurlarsa bunun maddî ve manevî rantı, ecri ve şerefi hepsine ait olsun.
Lütfen bu sese kulak verilsin!


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Makale
Sonraki Makale
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Makale Sonraki Makale İçindekiler