www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


DEMOKRATİK TALEP VE İSTİSMAR
Sekiz yıllık zorunlu temel eğitimin kesintili (iki kademeli) olmasını, böylece hem İmam-hatiplerin orta kısımlarının kapanmamasını, hem de meslek eğitimi veren liselerin bünyelerinde bulunan ikinci kademe sayesinde erkenden (pedagojik olarak tam zamanında) öğrencilerin yeteneklerine göre mesleğe yönelmelerinin ve ilk bilgileri almalarının sağlanmasını talep edenlere, bir kısım medya ve devletin yetkili ağızları hakaretler yağdırdılar, demokratik taleplerini din istismarı, dinin siyasete alet edilmesi olarak ilan ettiler. Sultanahmet'te toplanan -en az- 350 bin kişi, hiçbir partinin menfaat veya zararını kasdetmeksizin, siyasî hesapları aklından geçirmeksizin yalnızca sekiz yıllık temel eğitimle ilgili "iki kademeli olsun şeklindeki" taleplerini dile getirdiler, konuşmacı olarak birçok partiden eşit sayıda siyasî ile siyaset dışı ilim ve fikir adamı davet ettiler. Bir kısım medya ve siyaset adamları buna "istismar" damgasını vurdu. Milyonlarca imza toplandı, telgraf çekildi "istismar" dediler. Siyasî mitinglerde bir kısım vatandaşlar edep dairesinde taleplerini dile getirdiler, "istismar" denildi. Siyaset ve devlet adamları sivil toplum kuruluşları tarafından ziyaret edildi, "istismar" dediler...
İstismar eyleminde "samimiyetsizlik" vardır, asıl amaç gizlenerek değerler kullanılır, kamunun istek ve amacı doğrultusunda hareket edilerek (böyle görünerek) kendi şahsı veya grubunun menfaati kurtarılmak ve kotarılmak istenir. Bunca vatandaşın bu kadar eylemini istismar olarak değerlendirenler, milyonlarca insanı samimiyetsiz olarak suçlamış, bir millî meseleyi partiye oy ve itibar kazanmak için kullanma töhmeti altına sokmuş oluyorlar. Bunun "ayıp ve günah" olduğunu söylemekle yetiniyoruz.
Demokratik talep ve tepkiler karşısında hazımsızlık gösteren, yanlış değerlendirme, karar ve davranışlara sapan siyasîlere bir çift daha sözüm var:
Şakşakçı ve pohpohçu taraftarları vatandaş, diğerlerini yabancı gibi gören, alkış karşısında coşup, protesto yeyince -kendi kusurunu arayacağı yerde- vatandaşta kusur arayan, tepkiyi, işine geldiğinde "samimi ve meşru" gören, işine gelmediği zaman "istismar" olarak değerlendiren siyasîlerin ve idarecilerin tarih boyunca sonları hüsran olmuştur.
Siyasete girmek, bir partiye mensup olmak kişiyi özel veya bazılarıyla ortak olan inanç, dava, tercih ve eğilimlerinden uzaklaştırmaz. Bu sebeple siyasetçi de bir kısım talep ve tepkilerinde "samimi" olabilir; yani parti adına değil, kişiliği adına harekete geçmiş olması ihtimali mevcuttur.
İktidarın hatasından istifade ederek muhalefetin onu yıpratması ve kendi partisine itibar ve oy kazandırmaya çalışması demokrasi oyununun kurallarına aykırı değildir; bunu yapanlar varsa, iktidara düşen onları ayıplamak değil, kendini savunmak ve yanlış yapmamaya çalışmaktır.
Siyasetçiler istismar ediyorlarsa bunu belli bir partinin mensuplarına ve dinî değerlere has göstermek haksızlıktır. Birçok siyasetçi birçok şeyi istismar edebilir ve etmektedir.


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Makale
Sonraki Makale
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Makale Sonraki Makale İçindekiler