www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


DİN KARŞITLARI DÜNYA BANKASI'NA MI ÇALIŞIYOR?
Kuveyt'te yayınlanan el-Müctema' dergisinde yer alan bir habere göre, başka alanlarda hayli sabıkası bulunan Dünya Bankası'nın yeni bir marifeti daha ortaya çıkmış oluyor. Uluslararası kalkınma ve işbirliği ile ilgilenen bazı kuruluşlara göre adı geçen banka, "dünyadaki yoksul ülkelere ve insanlara yardım etmek şöyle dursun, yoksulluklarını daha da arttırmak, tüketimi teşvik etmek, çevreyi tahrip etmek..." gibi sabıkalara sahipti. Şimdi ise gelişmekte olan ülkelerin dinî hayatlarına, kültürlerine ve geleneklerine el attığı anlaşılmaktadır; çünkü bankanın, kendisi ile işbirliği yapan bir Arap ülkesine dayattığı şartlar arasında şunlar da yer almaktadır:
1. Kur'ân'la ilgili yarışmalar yerine millî, tarihî şiir yarışması vb. faaliyetlerin desteklenmesi.
2. Laik öğretmenlerin özel eğitimden geçirilerek köy ve kasabalarda görevlendirilmesi.
3. Camilerin ve mescitlerin sıkı kontrol altında tutulması.
4. Siyaset, eğitim, kültür alanlarında Mısır, Suriye ve Tunus ile işbirliğine gidilmesi.
Yahudilerin dümen suyunda olduğu söylenen Dünya Bankasının asıl işinin ekonomik olduğu malumdur. Yukarıdaki maddelerde ileri sürülen şartların ise ekonomi ile uzaktan yakından bir ilgisi yoktur; bu maddeler ideolojiktir, İslâm'a karşı savaşın bilinen tedbirleri ve taktikleridir.
Bu tedbir veya oyunlardan biri de "siyasal İslâm" diye bir terim uydurmak, bunun imajını çeşitli komplolar, tuzaklar, oyunlar, propagandalar, hatta resmî şahıslar tarafından işlenip Müslümanların üzerine atılan terör hareketleri ve katliamlarla çirkinleştirmek, dünyada yeterli kamuoyu oluşturduktan sonra siyasal İslâm'ın peşinde olduğu iddia edilen ülkenin üzerine yüklenmek, bu yapılamıyorsa ambargolarla köşeye sıkıştırmak, davalarından vazgeçmeye zorlamaktır.
Siyasal İslâm'dan maksat Şeriat ise, Şeriatın ülke yönetimine hâkim olması ise Amerika'nın, Suudi Arabistan'ın yanında değil, Sudan'a yaptığı gibi karşısında yer alması gerekir. Halbuki orada menfaat başka bir politikayı gerekli kılmaktadır ve Amerika bu ülkenin korunması rolünü üslenmiştir. Bundan çıkarılması gereken iki sonuç vardır: 1) Siyasal İslâm bir bahanedir; ulaşılmak istenen hedef bir kısım geri kalmış ülkeyi sömürmeye devam etmektir; sağlıklı bir İslâmî uyanış ve hayat, uzun vadede sömürülmeye de engel olacağı için "bu uyanış ve hayata" engeller konulmaktadır. 2) Savaş, siyasî ve ekonomik olmanın yanında veya sadece ideolojiktir, dinîdir; Hıristiyanlar, Yahudiler ve dinsizler, dünya yüzündeki tek ilahî ve hak dini zayıflatmak ve toplumun hayatından çıkarmak için işbirliği yapmışlardır. Totaliter rejimlerle yönetilen İslâm ülkelerinde, baştakiler avuç içine alınarak duruma hâkim olmak kolaydır; bunlara dokunulmamalı, bunlar korunmalı, hatta diğerlerine örnek gösterilmelidir. Demokrasi ve insan haklarından yola çıkarak sağlıklı ve kâmil bir İslâmî hayata ulaşmak isteyen ülkeler ve topluluklara ise asla göz açtırmamalı, "bunlar samimi dindarlar değil, amaçları siyasî hakimiyet olan gözü dönmüş caniler, insanlık ve özgürlük düşmanlarıdır..." diyerek aleyhlerinde propaganda yapılmalı, imajları korkunç hale getirilmelidir.
Ülkemizde ekonomi, ticaret, güvenlik gibi konularla uğraşması gereken bazı kurum ve kuruluşların sık sık raporlar hazırlatıp güçlenen dinî hayatı tehlike olarak ilan etmeleri, irtica adı vererek dinî hayatı zayıflatmak veya asgari sınırlara çekmek üzere tedbirlere başvurmaları vakıası ile dünya bankasının marifeti yanyana getirildiğinde insan düşünmeden ve bazı paralellikler kurmadan edemiyor.
Müslümanın bir ve tek Allah'ı vardır; yalnız O'na kulluk ve itaat eder, diğer otoritelere itaat etmesinin şartı onun, Allah'ın emir ve iradesine aykırı emirler vermemesi, teklifler getirmemesidir. Amir hüküm getiren yönetici, dini ve Allah iradesini hiçe sayarsa mü'min, ne yapar yapar Allah iradesine uymanın yolunu arar ve bulur, gizli veya açık olarak ona uyar, Rabbine kulluk ve itaatini gerçekleştirir. Başka türlü bir mü'min düşünülemez. Şu halde dünyada ve ülkelerde insanları yönetenlerin bu gerçeği ve zorunluluğu unutmamaları gerekir. Akılları ve vicdanları varsa yapacakları şey, dindarı köşeye sıkıştırmamak; ona dinini yaşama, Rabbine itaat etme imkânını sağlamaktır. Barış, huzur, sükûn, adalet, hakkaniyet, birlik ve beraberlik bu tutuma bağlıdır.


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Makale
Sonraki Makale
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Makale Sonraki Makale İçindekiler