www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Demokrasi, Demagograsi
Demokrasinin çeşitli tanımlarından birinin veya tamamının İslâm ile örtüşüp örtüşmediği veya İslâma uygun düşüp düşmediği konusunda farklı görüşler ileri sürülmüş, kitap ve makaleler yazılmış, hatta Doğu'da ve Batı'da tezler yapılmıştır. Bu yazının konusu, bu uygunluk veya uygunsuzluğun tesbiti değil, ülkemizde genelgeçer demokrasi tanımlarının uygulamaya uygun düşüp düşmediğidir. Bundan otuz kırk yıl önce kitaplar ve makalelerde demokrasi "ya doğrudan veya temsilcileri aracılığı ile halkın kendi kendini yönetmesidir" diye tarif edilirdi. Şimdilerde bu tanım "insan haklarına riayet edilen, mümkün ise bireye kadar yönetime katılma imkânı veren bir siyasî sistem" olarak tarif edilmektedir.
Dönüp uygulamaya baktığımızda görülen manzara hiç de tanımlara uymamaktadır; çünkü perde arkasında bulunan ve yönetmek için seçilmedikleri halde yönetime hakim olan güçleri bir yana bıraksak bile görünüşte iktidar partiler arasında el değiştirmekte, partilere de parti karar ve disiplini hakim bulunmaktadır. Milletvekili adayları parti tarafından belirlenmekte, bu belirlemede halkın irade ve menfaatinden ziyade partinin başında bulunanlar ile bunların maddi manevi güç aldığı çevrelerin dedikleri olmaktadır. Milletvekillerinin temsil, yönetime katılma ve denetim fonksiyonları sıfıra yakındır. Milletvekili, arkasında binlerce insanın bulunduğu müstakil bir temsil kişiliği değil, oy sayısını dolduran, verilen vazifeleri yapan bir birimdir. Meclisin göze çarpan yerinde "hakimiyetin millete ait olduğu" yazıldığı halde gerçekte hakimiyet, milyonlara nisbetle bir avuç teşkil eden seçilmemiş/temsil yetkisi olmayan güçlerin elindedir. Onlar istemedikçe anayasa ve kanunlar değiştirilemez, haklar ve hürriyetler verilemez, alınamaz, alınmış kararlar uygulanamaz. Halkın temsilcilerinin elini kolunu bağlayan, iradelerini dizginleyen bir görünmez el bir kâbus gibi üzerimize çökmüş bulunuyor. Gerek halk ve gerekse onun temsilcileri bu eli kaldırmaya, kırmaya kadir olamıyor, bu şuurdan ve güçten mahrum bulunuyorlar.
Bütün bunlar vakıaya, olup bitene uygun düşen tesbitler ise medyada boy gösterme imkanını bulan bir kısım üst düzey (!) yetkililerin, değerli olmasalar bile önemli olan kişilerin ikide bir çıkıp halk iradesinden, halkın dediğinin olduğundan, halkın yararının her şeyin önünde bulunduğundan, kendilerinin halka hizmet için bu eziyetlere (!) katlandıklarından, adaletten, hakkaniyetten, hukuk devletinden... bahsetmeleri demagojidir; bunlar demagoglardır ve demagogların üst düzeyde bulundukları siyasî sistemin adı demokrasi değil, demagograsidir.


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Makale
Sonraki Makale
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Makale Sonraki Makale İçindekiler