www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Laikçi İle İslamcı
Biri laikçi, diğeri islâmcı iki yolcu otobüste yanyana düşmüşlerdi. Her ikisi de kılık kıyafet ve davranışları ile ideolojik aidiyetlerini belli ediyorlardı. Bugünlerde yaşanan iç ve dış olaylar, laikçiye göre islâmcıyı vurmak ve açık düşürmek için ele geçmez fırsatlar vermişti. Bunlardan yararlanarak hem tezini isbat etmek, hem de hıncını almak üzere sözü o açtı:
Laikçi: Afganistan'ta olup bitenler İran devrimini de arattı. Türkiye'de şeriatçı ve islâmcı olduklarını söyleyen ve şeriata dayalı yönetimi savunanlar -gelemezler ya- bir gün iktidara gelseler neler olacağını da bu sayede biraz daha anlamış olduk.
İslamcı: Şeriatçıların iktidarı ele geçirdiklerinde ülkede neler yapacaklarını anlama konusunda iki eksiğiniz var: 1. İran, Sudan, Moritanya, Pakistan, Bangaldeş, Suudi Arabistan gibi birçok ülkede bütünüyle, Malezya gibi bazı ülkelerde de kısmen yıllardan beri şeriat iktidardadır. Buna göre örneğe bakarak anlamada çok gecikmiş bulunuyorsunuz. 2. Afganistan'da şeriata dayalı yönetim şimdi değil, komünist yönetimin işbaşından uzaklaştırılmasından itibaren başlamıştır; Taliban yönetimini şeriat sayıp Rabbani yönetimini laik-demokrat gibi değerlendirmek gerçeğe aykırıdır.
Laikçi: Onlar asıl/özgün/köktenci şeriat yönetimini temsil etmiyorlar, asıl şeriat yönetimi örneği Taliban'ın verdiği örnektir. Türkiye'de sayıları -seçmen yaşında olanlar ölçü olarak alındığında- yüzde yirmilerde kalan islâmcı/şeriatçılar takıyye yapıyor, kendilerini hoşgörülü, yumuşak, din ve vicdan hürriyeti başta olmak üzere insan haklarının tam olarak verilmesi ve uygulanmasına taraftar gösteriyorlar, ama bu, gerçek yüzlerini örttükleri perdedir, gerçek yüzleri ise Taliban'dan farklı değildir.
İslamcı: Tarihten günümüze, soldan sağa bakıldığında birçok demokrasi çeşidi/örneği görmek mümkündür; bunların da her birinin temsilcileri kendilerinin gerçek demokratlar olduklarını, diğerlerinin demokrasi kıyafetine bürünmüş başka sistemlerden ibaret bulunduğunu söylüyorlar. Bu cümleden olarak sosyal, Hıristiyan, laik, laik olmayan... demokrasilerden bahsetmek mümkündür. İslâmî temsiller de bir ölçüde buna benzerler. Ben Taliban'ın temsil ettiği sistemin İslâm ve şeriat olmadığını söyleyemem, ancak İslâmî anlayış ve yönetimin başka şekillerinin ve temsillerinin de bulunduğunu kesin olarak söyleyebilirim.
Türkiye'nin bir Selçuklu ve Osmanlı geçmişi vardır. Halihazırda sizin yüzde yirmi ile kastettiğiniz kimselerin özel hayatlarında ve kamu hayatında yaşayarak, yaparak verdikleri örnekler vardır. Ayrıca Türkiye'de islâmcılar bu yüzde yirmiden ibaret de değildirler; buradan hareket ederek bir beklenti ortaya konacak olursa Taliban anlayış ve temsilinin bize uymadığı ortadadır. Halen yaşanmakta olan bir örnek olarak Sudan'daki şeriat yönetimi de Taliban'ınkinden çok farklıdır. Türkiye'deki İslâmcıların bir ölçüde takıyye yaptıkları doğrudur; ancak bu, tabularla, antidemokratik kanunlar ve uygulamalarla ilgilidir. İnsan haklarına gelince, İslâmcıların ortaya koydukları modeller içinde -insanın fıtratına ve amaca uygunluk bakımından- demokrat dünyada teorik olarak ortaya konmuş bulunan, fakat eksik ve çifte standartlı olarak uygulanan insan haklarını gölgede bırakanları vardır. İslâmcıların insan anlayışları, insana verdikleri değer, bu çerçeve içinde -tabii olarak sınırlı- hoşgörüleri ve insan hakları konularındaki açıklamaları samimidir, bunların takıyye ile ilgisi yoktur. Özetlemek gerekirse güdümlü ve sınırlı demokrasiler, bütün boyutları ve zenginliği içinde anlaşılacak ve uygulanacak olan bir islâmî yönetime nisbetle daha ziyade dayatmacı ve baskıcıdır.
Laikçi: Hayır, sen de içindekini açık söylemiyorsun. Bu ülkede laikler dinini yaşamak isteyene baskı yapmaz, başka bir inancı dayatmaz, ama islâmcılar daha iktidar olmadan vicdanlara baskı yapıyorlar, bunun birçok örneğini sayabilirim...
İslamcı: Herhalde şu "oruç tutmadığı için dövülenler", "başı açık olduğu için otobüsten indirilenler" benzeri hikayeler anlatacaksınız. Hayır hayır beyefendi, bu konuya girersek, müslüman ferdin Türkiye'de dinini yaşarken uğradığı güçlükler ve engellemelerden bahis açarsak söz uzar gider...
Laikçi: Evet, bence de sözü uzatmaya gerek yok. Şunu bilin ki, sayınız ne olursa olsun, hangi yöntemi kullanırsanız kullanın Türkiye'nin zinde güçleri, rejimin bekçileri ve güvenceleri size iktidar olma fırsatını vermeyecektir!
İslamcı: İşte bu tavır da, bir başka inancın Talibancasıdır. Keşke her birimiz, başkalarından önce aynanın karşısına geçip kendimize bakabilsek, objektif ve insaflı olabilsek, tabuları aşabilsek, vehimleri geride bırakıp gerçekleri görebilsek...
Tam söz bu noktaya gelmişken otobüs bir mola yerinde durur, bizimkilerden biri mescide, diğeri lokantaya doğru hareket ederler ve konuşma, -TV programları gibi- bir ortak noktaya gelmeden kesilmiş olur.


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Makale
Sonraki Makale
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Makale Sonraki Makale İçindekiler