www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Hac Hizmeti
Yıllarca önce hac ibadetini yapmak isteyen müslümanları bu ibadetin yapılacağı mukaddes mekânlara götürmek, orada iaşe ve ibadetlerini sağlamak ve ibadetlerinde rehberlik etmek gibi hac hizmetlerini özel şirketler ve şahıslar yapıyordu; bu yıllarda hacıların çektiği çileler dillere destan olmuştur, en perişan, sahipsiz ve bakımsız hacıların da Türkiye'den giden hacılar olduğu bilinmektedir. Bu acı hatıralar hâlâ hafızalardan silinmemiştir.
Konu ile ilgili şikayetler ayyuka çıkınca Diyanet İşleri Başkanlığı hac hizmetine talip oldu, gerekli düzenlemeler yapıldı ve Diyanet Vakfı ile de işbirliği yaparak bu hizmeti, tek başına Diyanet üstlendi. İlk bir iki yılda tecrübesizlik sebebiyle yaşanan aksaklıklar zamanla asgariye indi ve hacılarımızın örnek durumu başka ülkelerde konuşulur, imrenilir oldu. Bu hizmetin getirisine göz diken turizm şirketleri siyasîleri kullanarak usûlü bozdurdular ve A tipi turizm şirketlerine de belli bir miktar hacı taşıma imkanı getirildi. Bu şirketler hacıları bizzat taşıyacak yerde, kararnamenin öngördüğü şartları taşımayan şirketlere büyük paralar karşılığında (kişi başına dörtyüz dolar alarak) "hacı sattılar". Son günlerde ise turizm bakanının başı çektiği bir karşı hareket başladı; hac hizmetleri Diyanet'ten tamamen alınmak ve turizm şirketlerine verilmek isteniyor. Basından öğrendiğimize göre Turizm Bakanı "Diyanet İşleri Başkanlığı sadece din işleriyle uğraşmalı, bu işin ticaretine girmemelidir..." demiş. Bilindiği gibi bir Diyanet İşleri Başkanlığı, bir de Türkiye Diyanet Vakfı vardır; birkaç yıl önce yapılan bir değişiklik ile Diyanet İşleri Başkanı aynı zamanda Vakfın da başkanı olmuştur. Vakıf, Diyanet hizmetlerini desteklemekte, elde ettiği gelirler ile yurt içinde ve yurt dışında önemli hizmetler vermektedir. Hac hizmetlerinden elde edilen gelirler de bu hizmetlerin finansmanında kullanılan gelirlerin önemli bir miktarını teşkil etmektedir.
Buna göre Diyanet hac hizmetinin ticari yönünü bırakmalıdır diyenlerin iki maksadı olabilir: 1. Bu tatlı gelir kamu hizmeti yapan ve Diyanet ve Vakfın değil, özel şirketlerin olsun. 2. Diyanet hizmetleri sonuçta ülkede dinî şuurun ve hayatın gelişmesine hizmet etmektedir, bu kurumun geliri ne kadar fazla olursa hizmeti de o kadar fazla olacaktır, bu gelir kaynağı kesilmeli ve hizmetler aksatılmalıdır.
Bu iki maksattan ikincisi meşrû değildir, ideolojiktir, müslümanların buna karşı mücadele etmeleri gerekir. Birinci maksat ise bir kayıt ve şart ile meşrûdur: "Hac hizmetlerini hem Diyanet, Vakıf, hem de belli şartları taşıyan diğer ilgili kuruluşlar yapabilmeli, daha iyiyi yakalayabilmek için hizmet rekabete ve yarışa açılmalı, en iyiyi yapan hak ettiği en fazla hizmet ücretini de alabilmelidir." Buna bir diyeceğimiz olamaz; ancak hizmetin ve gelirin Diyanet'ten alınarak çoğu bu işlere yabancı ve uzak olan "belli standartta özel turizm şirketlerine" verilmesine karşı diyeceklerimiz ve yapacaklarımız olmalıdır ve bu teşebbüs mutlaka engellenmelidir.
Bu konuda vicdani olarak rahatlamak isteyen müslümanlara tavsiyemiz, hac hizmetlerinden elde edilen gelirleri Diyanetin ve Vakfın harcadığı yerler ile özel turizm şirketlerinin harcadığı yerler arasında bir mukayese yapmaları ve buna göre hareket etmeleridir.


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Makale
Sonraki Makale
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Ramazan Özel
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Makale Sonraki Makale İçindekiler