www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Batı ve İslâm
Batı diye ifade edilen kültür, medeniyet ve sistem havzası içinde yaşayan insanların dinlileri ve dinsizleri, her iki gurubun da sonu gelmez çeşitleri ve farklı yönleri vardır. Bu farklılıklar içinde yer alan insanların İslâm hakkındaki bilgi ve kanaatleri, ona karşı tavırları konusunda genelleme yapmak hatalı olacağı gibi müslümanların Batı insanı hakkında genelleme yapmaları da doğru değildir. Kanaat, tavır, ilişki insanları ve gurupları doğru olarak tanıdıktan sonra belirlenmelidir.
Batı'nın İslâm Doğu'ya karşı -kültür ve uluslararası ilişkiler politikası bakımından- tutumu Batı insanının tavır ve tutumu kadar karmaşık, teşhisi ve tayini güç bir mahiyette değildir. Batı kendine göre kalkınmasını gerçekleştirirken ve gerçekleştirdikten sonra İslâm Doğu ile iyi/adil/insani ilişkiler kurmak yerine onu sömürme, gücünü ve zenginliğini onun zararı ve zayıflaması pahasına elde etme yolunu seçmiştir. Dün sömürgecilik yolu ile yaptığı gibi bugün de yeni dünya düzeni formülüne (hilesine) dayanarak İslâm ülkelerini sömürmeye, onları kendi menfaati istikametinde yönlendirmeye devam edebilmek için Batı'nın uyguladığı plan şudur: "Ne kendileri olsunlar, ne de bizden olsunlar".
İslâm ülkeleri, hangi bütünleşme gurubu içinde olursa olsun Batılı ile eşit hale gelirse sömürenler sofrasına çok nüfuslu yeni üyeler oturacak, pasta küçülecek, büyütme imkânları da daralacaktır. Müslümanlar kendileri olur, kimlik ve kişiliklerini bulur, öz kültür ve medeniyetlerine sahip çıkarlarsa dünyanın güç dengesi bozulacak, güdülen koyunlar çoban olacak, piyonlar şahlığa, vezirliğe soyunacaklar, müslümanlar "kültürde, medeniyette, bilimde, teknolojide, askeri güçte, dünya nimetlerini paylaşmada... biz de varız" diyeceklerdir. Böyle bir oluşum bütün düzenleri altüst eder, düzenbazların oyunlarını bozar. Şu halde Batı ne edip edecek, İslâm Doğuya karşı uygulamakta olduğu planı engelleyecek her teşebbüsün, her gelişmenin önüne geçecek, bütün yolları deneyerek buna mani olacaktır.
The Times gazetesinde yayımlanan başyazı, Batı'nın, İslâm Doğu'ya karşı tutumunun beklenmesi gereken bir yansımasıdır. Yazıda şu satırlar görülüyor: "Refah'a iktidar olma şansının verilmemesi gerekir. Refah'ın iktidara gelmesi, Türkiye'deki laik rejimin çökmenin eşiğine gelmesi ve Türkiye'nin Batı ile olan ilişkilerinin tehlikeye girmesi anlamına gelir. Bu yüzden Türkiye'deki seküler güçler, İslâm tehlikesine karşı, Refah'ı iktidara getirmemek için birleşmek zorundadırlar... Refah'ın iktidara gelmesi, Türkiye'deki laik rejimin bekçileri olan askerlerin de sabrını taşırabilir..."
Yazı şunu demek istiyor: Türkiye rejim olarak İslâma dönmemelidir, bu (İslâm) Batı için tehlikedir, laik (Batı'nın izinde) bir yol izlemelidir, Refah iktidarı ülkeyi İslâmî rejime götürebileceği için bizim yolumuzda olanlar birleşmeli, bu iktidara meydan vermemelidirler, eğer onların buna gücü yetmez ve millet kendine dönmek ve kendi olmakta ısrar ederse bizim yolumuz ve sistemimizin bekçisi olan ordu duruma müdahale etmeli ve değişimi engellemelidir. Yazıda geçmeyen bir tedbir daha vardır ki, o da ordunun da gücü yetmemesi halinde Batı'nın bizzat işe el koyması, bazı liderleri öldürterek, ülkede karışıklıklar çıkararak, komşuları ülkenin üzerine kışkırtarak, ambargolar koyarak, daha olmadı doğrudan asker sevkedip ülkeyi işgal ederek değişimi engellemektir.
Batı için tehlikeli olan, ülkede -kısmen- şeriatın uygulanması (bu mânâda ülkede şeriata dönülmesi) değildir; böyle olsaydı Suudi Arabistan başta olmak üzere ülkelerinde (kısmen) şeriatı uygulayanlar ile uğraşırlardı. Onlar için tehlikeli olan, sistemden (sömürü aracı olan dünya düzeninden) çıkmaktır, bu düzene karşı alternatif oluşturmaktır, bu düzenin bozucu, çürütücü, yozlaştırıcı plan ve eylemlerine karşı direnmektir. Kral Faysal ve Zıyau'l-hak bunun için öldürülmüşlerdir, Cezayir'de bu sebeple demokrasiye karşı askeri darbe yaptırılmıştır, İran'a ve Sudan'a aynı sebeple olumsuz tavırlar takınılmakta, iftiralar atılmaktadır.
Bütün bu olup bitenler karşısında bu ülkenin müslümanları, hedefin Refah değil, İslâm olduğunu, ülkeyi adım adım İslâma götürecek her örgüt, program ve eylemin Batı için tehlike oluşturduğunu, bugün Refah'a karşı Batıcıları birleşmeye çağıran Batı'nın yarın İmam-Hatiplere, geleneğe bağlı özel okullara, cemaat ve dernek faaliyetlerine, hasılı her çeşit İslâmî hizmet faaliyetine karşı çıkacaklarını ve zinde güçlerini bunlara karşı kışkırtacaklarını anlamayacak, hala birbirleri ile uğraşmaya ve yekdiğerini çelmelemeye devam edecekler mi? Müslümanlar bu tefrika içinde güç harcarken atı alan Üsküdarı geçerse Allah onlardan bunun hesabını sormayacak mı?
Safları sıklaştıralım, küfrün -İslâma karşı- tek millet olduğunu unutmayalım, sen ben davasını bırakalım, düşmanın oyununa gelmeyelim. Her ülkenin şuurlu müslümanları islâmî hayatı güçlendirmenin ve en geniş çerçeveli İslâm kardeşliğini oluşturmanın yollarını arasın. Milyonların imanı ve birliği öyle bir güçtür ki, tarih boyunca onu sindirecek bir silah icat edilememiştir.

Not: Hümanistler bizim, müslümanlar ve diğerleri diye ayrımcılık yaptığımızı, bütün insanların kardeşliğine çağırmak yerine İslâm kardeşliğine çağırmanın insani olmadığını düşünebilirler. Hayal değil de gerçeğin peşinde olacaksak kardeş olmak için insan olmanın yetmediğini görmemiz gerekir. Bütün insanların tabii haklarını elde etmeleri ve adaletin hakim olduğu bir dünyada yaşamaları, dünya düzenini müslümanların kontrol etmelerine bağlıdır.


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Makale
Sonraki Makale
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Makale Sonraki Makale İçindekiler