www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Birliğe Çağrı
Bursa'dan yazan sayın Selim Can, bizim de ilgilendiğimiz Ensar Vakfı'nın "İslâm hizmetine yönelik birleştirici ve kuşatıcı hareket anlayışını" söz konusu ederek şunları kaydediyor: "Görebildiğim kadarıyle mevcut cemaatler ve vakıflar da kendileri için aynı şeyleri söylüyorlar. Böylece bir kısır döngü oluşuyor. İşte benim üzüldüğüm konu da bu. Bu ortam içinde herkes kendi cemaatini ve vakfını öne çıkarıyor, diğerleri bize gelsin diyorlar. Tabii bu, tabandaki kişilerin sözleri. Bilmiyorum bunları baz alarak mutaassıplıktan söz edebilir miyiz? Üst kademelerde birleşme ile ilgili görüşmeler yapılıyor mu?"
Sayın Can'ın temas ettiği ve yakındığı durum bugün -hatta tarih boyunca- İslâm dünyasına musallat olmuş en önemli musibettir; geri kalma, zayıflama, çürüme amillerinin başta gelenidir. Bu yüzden Kitap ve sünnet müslümanları ictihada ve tefekküre teşvik etmiş, farklı görüşlerin tartışılmasını, her şahsın veya gurubun benimsediği ictihada göre amel etmesini serbest bırakmış, hatta teşvik etmiş, fakat tefrikayı, bölünüp parçalanmayı nefretle karşılamış ve şiddetle yasaklamıştır. Tefrika müslümanların, farklı görüş, düşünce, tercih, coğrafya, ırk, iktidar esasına göre guruplara ayrılması ve her bir gurubun kendi tercih, konum ve anlayışını İslâmla aynılaştırması, diğer anlayışları ve konumları İslâm dışı sayması ve bunlara karşı olumsuz tavır takınması (işte taassup da budur) ile başlar, araya başka unsurların da girmesiyle gelişir, büyür, müzminleşir...
Birleşme bir adımda olamaz önce müslüman guruplar arasında hoşgörü tavrını ve ilişkisini oluşturmak gerekir, arkadan ortak konularda ve ihtiyaçlarda işbirliği yapılabilir, bu işbirliği gurupları birbirine daha da yaklaştıracağı için sonunda kısmen de olsa birlikler, birleşmeler aşamasına gelinecektir. İşte bu hoşgörüden birliğe giden yolda yürümek üzere bütün müslümanlara çağrı yapacak, bu yolculuğun başlamasına öncülük edecek bir gurubun ortaya çıkmasına ve çalışmalarına ihtiyaç vardır. Ensar Vakfı ile Gönüllü Kuruluşlar Vakfını bu hizmetin öncüleri ve gönüllüleri olarak kabul etmek mümkündür.
Ensar Vakfı'nın, kendi cemaat veya kurumunu öne çıkaran guruplardan farkı şu maddelerde görüldüğü gibidir:
a) Ensar Vakfı, herhangi bir İslâmî gurup mensubunu, kendi cemaatini terkederek Ensar çatısı altına gelmeye çağırmıyor. Kişinin kendi gurubuna mensubiyetine "cüz'i rabıta: parça veya gurup bağı", Ensar çatısı altındaki bağına ise "külli rabıta: bütüne ait bağ" adını veriyor ve her bir müslümanı, istiyorsa cüz'i rabıtasını koruyarak Ensar çatısının altında külli (çeşitli gurupları birbirine bağlayan İslâm) bağı ile bağlanmaya ve ortak İslâm hizmetine çağırıyor. (Diğer guruplar -genellikle- ya çağırmaz yahut da kişinin bulunduğu yerden koparak gelmesini ister.)
b) Ensar Vakfı, bütün müslümanlar arasında ortak olan kutsallara ve değerlere dayanır. En büyük ve eşsiz örnek Allah Resulüdür (başka eşsiz ve en büyük örnek yoktur). En büyük ve eşsiz kitap Kur'an-ı Kerim'dir (başka en büyük ve eşsiz kitap yoktur; yani başka şahıslar ve kitaplar için böyle bir iddia ileri sürülemez).
Doğru İslâm anlayışı belli bir şahsın veya gurubun inhisarında değildir; doğruyu bulmanın yolu usule göre ana kaynaklara başvurmak ve asırların bilgi birikiminden de yararlanmaktır. Bu yoldan yürünerek üzerinde ittifak edilen bilgi ve hükümler bütün müslümanları, ihtilaf edilenler ise benimseyenleri bağlar, diğerlerine müsamaha edilir. (Herhangi bir şahsın, gurubun İslâm anlayışı mutlak İslâm ile aynılaştırılıp diğer anlayışlar ve guruplar İslâm dışı, batıl, sapık... kabul edilemez. Böyle kabul edilmek için -bir guruba mahsus olmayıp bütün İslâm alimlerinin benimsediği ölçütler kullanılır.)
c) Ensar Vakfı, İmam-Hatip mensup ve mezunlarını bu hizmetin öncüleri olarak kabul eder; ancak İmam-Hatipçi değildir, deyim yerinde ise İslâmcıdır, ona göre kardeşlik, birlik, dayanışma ve değerlendirme ölçütü İslâmdır.
Henüz tavanda, sıralamaya çalıştığımız esaslar dahilinde bir hoşgörü, işbirliği ve birlik çağrısı faaliyeti görülmedi. Bu başladığında bir inkılab başlamış olacaktır, Ensar Vakfı'nın faaliyetlerini "bu çağrıya" çağrı olarak algılamak mümkündür. Yeni Şafak da işte bu dâvanın gazetesidir.


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Makale
Sonraki Makale
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Makale Sonraki Makale İçindekiler