www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Şeriat Uygulaması

1. İslam şeriatı uygulanan bir ülkede hırsızlığa kol kesme, zina edene recm cezaları uygulanıyor. Hocam bu insan hakkını ihlal olarak değerlendirilebilir mi?

Cevap:

İslam fıkhına göre ortada açlık, mecburiyet gibi bir zorlayıcı durum olmadan hırsızlık yapan müslümana verilecek ceza el kesmedir.
Evli bir erkek veya kadın zorlayıcı bir durum olmadan zina yaparlar ve bu da dört erkek şahit tarafından açık ve kesin olarak tespit edilirse evli iken zina edene recim (taşlayarak öldürme) cezası zaman zaman uygulanmıştır.
Hz. Ömer Halife iken, aç kaldıkları için yiyecek çalan birkaç şahıs yakalanmış, hakim el kesme cezasına hükmetmiş, Halife ise bu cezayı uygulamamış, "Bunlar aç kaldıkları için mecburen yiyecek çalmışlar, ceza uygulanacaksa bunları aç bırakanlara uygulanmalı" demiştir.
Bugün bazı ülkelerde "şeriat uygulamasına geçildi" diye ilan ediliyor, arkasından da uygulama örnekleri olarak el kesme, birden fazla kadınla evlenme, kadınları peçeye sokma gibi uygulamalar görülüyor. Bunların gerçek manada şeriatı (İslam'ı) mümin hayatına uygulama ile bir alakası yoktur. Çünkü o ülkelerde yönetim (iktidarın elde edilmesi, intikali ve kullanılma şekli) İslam'a uygun değildir, çoğunda ya askeri yönetim veya diktatorluk vardır. Servetin elde edilmesi ve dağılımı İslam'a uygun değildir. İslam, inanç farkına da bakmaksızın bütün teb'anın temel ihtiyaçlarının karşılanmasını topluma/devlete vazife olarak vermiş bulunduğu halde insanlar aç, açık, tedavisiz, tahsilsiz. . kalıyorlar. Şimdi bu insanlar ihtiyaç sebebiyle hırsızlık yapınca bunların ellerini kesenlerin elleri kesilesi olmuştur.
İslam'ın temel kaynağı Kur'an'a göre zina eden erkek ve kadına yüz mutedil (sakat bırakmayan, vücutta iz yapmayan) sopa vurulur. Kur'an bu cezada evli ile bekarı ayırmıyor. Hadislerde birkaç evli zaniye recim uygulandığı anlatılıyor; ancak bunun devamlı ve gerekli bir ceza olduğuna dair kesin delil yoktur, tazir (suçu önlemek için yönetimin tarihi olarak uygun bulduğu, değişmeye açık) ceza nevinden olduğu anlaşılmaktadır. Peygamberimiz (s.a.) bizzat recim yapmamış, yapanlara da "Suçlu kaçmaya başladığında keşke bıraksaydınız, adam tevbe etmiştir" buyurmuştur.



2. Zina insan hakkı olarak kabul edilir mi?

Cevap:

Bütün kitaplı dinlerde zina günahtır, suçtur, ayıptır ve yasaktır. Günah, ayıp, suç olan bir fiil insan hakkı olamaz. İnsanın hak ve imkanını kötüye kullanması, suç işlemesi olarak kabul edilir. Ancak dinler ile hukuk sistemlerinin zina tanımlamaları farklı olabilmektedir. Bugün birçok çağdaş hukuk mevzuatında reşid olmuş (mesela 18 yaşında) kimselerin kendi rızalarıyla cinsel temas yapmaları suç sayılmıyor, ayıp (ahlaka aykırı) olması konusu da oldukça karmaşık, farklı ve belirsiz. Buna karşı dinlerde ve özellikle İslam'da yaşı başı ne olursa olsun, evli veya bekar insanların nikah dışı cinsel temasları zinadır, suçtur, ayıptır ve günahtır.



3. Bu cezalar sadece müslümanlar için midir? İslama inanmayan hatta hiçbir dine inanmayan insanlara nasıl ceza uygulanır?

Cevap:

Dine dayalı ceza hukuklarında (mevzuatında) öngürülen cezalar genellikle o dine inanan kimselere uygulanır. Eğer bir ülkede farklı inanç sahipleri birlikte (teb'a olarak) yaşıyorlarsa, bazı cezalar gayr-i müslümlere uygulanmaz, onların fiilleri dine aykırı olmanın yanında başkalarına zarar vermek, kamu düzenini bozmak gibi nitelikler taşıyorsa onlara da bazı engelleyici cezalar uygulanır. Ayrıca gayr-i Müslim vatandaşların "bize İslam ceza hukuku uygulansın" demeleri, buna razı olup talep etmeleri de uygulamaya dayanak olur.
Suç ve ceza kanunsuz olmaz. Kanun yazılı olmayabilir. Hakim hükmeder ve cezayı infaza yetkili olanlar infaz ederler. Din kitabında veya kanunda yazılı diye sokaktaki insan, suç işleyene ceza uygulayamaz. Eğer bir ülkede dine dayalı ceza hukuku uyguklanmıyorsa, o dine inanan müminlerin kendi aralarında hükmedip ceza uygulamaları mümkün, caiz ve gerekli değildir. Eğer böyle bir kapı açılmış olsaydı anarşi doğar, her köşede bir halk mahkemesi kurulur, kurunun yanında yaş da yanardı.

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Başlık
Sonraki Başlık
İçindekiler
Kelime İndeksi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Başlık Sonraki Başlık İçindekiler Kelime İndeksi