www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Ortağın Ölümü Halinde Şirketin Durumu

Aşağıda sunacağım mesele hakkında görüşleriniz beni sevindirecektir. Saygılar sunuyorum.
A ile B isimli iki kardeş var. A şahsın üç oğlu, B şahsın bir oğlu ve bir damadı var. Bunlar hep birlikte ticaret işi ile uğraşıyorlar. 1990 yılında tüm ortaklar bir karar alıyorlar. Ortaklardan biri ölürse, onun ortaklıktaki payı diğer ortaklara eşit şekilde dağıtılacak, ortaklığa dışarıdan bir ortak alınmayacak. Bu karardan sonra A şahıs vefat ediyor. Varisli annelerinin ve kız kardeşlerinin miras haklarını ortaklık dışındaki mal varlıklarından ödüyorlar ve A şahsın ortaklık içindeki payını diğer ortaklara eşit şekilde dağıtıyorlar. 5 yıl kâr paylaşımını buna göre yapıyorlar. 1995 yılında B şahıs ortaklıkta fiilen çalışmadığı için payından birer puan diğer ortaklara dağıtıyorlar. 2001 yılında bu bir puanın emeklerinin (fiilen çalışanların) karşılığı olmadığı kanaatine varıyorlar.
Bu olay çerçevesinde:
1- Ortakların ölen bir ortağın payını diğer ortaklara dağıtımı caiz midir?
2- A şahsın ortaklık içindeki payının dağılımı, rızaen taksim sayılır mı?
3- Ortaklık içindeki A şahsın ölümüyle ortaklık payı kendi mirasçılarına dağıtılarak düzeltilmesi mümkün mü?
4- B şahsın ortaklıkta çalışmama karşılığı alınan payın iadesi yapılmadan çalışan ortaklara, çalışmasının karşılığı ücret ödemesi yapılabilir mi? Ücret alabilmek için payın devri şart mıdır?
5- A şahsın mirasçıları ortaklık içindeki payı düzeltmek ve çalışanların ortaklıktan çalışma karşılığı ücret almalarını talep etmektedirler.


Cevap:

1. Ortaklardan birinin vefat etmesi ile şirket kendiliğinden feshedilmiş (münfesih) olur (Mecelle, md. 1352). Ancak (geride kalan) ortak birden fazla ise şirketin sona ermesi ölen ortakla ilgilidir, diğer ortakların ortaklıkları devam eder (1352. maddenin Haydar Efendi şerhi).
Ölen ortağın ortaklığı sona erdiğine göre şirketteki yerini varislerinin alması; yani onun yerine varislerinin, ölenin hissesi nispetinde şirkete ortak olmaları söz konusu değildir; böyle bir hakları yoktur. Varislerin hakkı, ölen ortağın şirketteki hissesini(n bedelini veya aynını) alıp aralarında taksim etmelerinden ibarettir.
Şirket sermayesi muhtemelen mevcut nakit, alacaklar, demirbaş, üretilmiş veya satıma arz edilmiş maldır. Ölen ortağın ortaklık oranı (hissesi) belli olduğuna göre şirket malvarlığı içinden para gibi taksimi mümkün ve kolay olanlar sermayeden ayrılıp verilebilir. Bunu diğer ortaklar kendi malvarlıklarından öderlerse hisselerini arttırmış, şirketin sermayesini de küçültmemiş olurlar; bunda bir sakınca yoktur. Taşınmazlar ile taksimi mümkün olmayan ortak mallardan ölen ortağın hissesi ise parayla değerlendirilerek satılır ve bedeli varislere ödenir. Bu mallardaki hisseyi de başkaları satın alabileceği gibi şirketin diğer ortakları da satın alabilirler. Vaktiyle şirket sözleşmesinde "ortaklardan başkasına satılmayacağı" şartı kabul edildiği için bu meselede hisseyi yalnızca diğer ortaklar satın alırlar ve bedelini varislere öderler.

2. Taksimi mümkün olan bir malın ortakları (burada akit şirketi değil, mülk; yani "bir gayr-i menkulde ortak sahiplik" şirketi söz konusudur) taksime ve şekline razı oluyorlarsa rıza taksimi, olmuyorlar da hakim taksim ediyorsa kazâ taksimi gerçekleşmiş olur. Ölen ortağın varisleri, para dışındaki ortak malların taksimine ve taksim şekline razı oldularsa rıza taksimi gerçekleşmiş demektir. Gayr-i menkul malın taksimi mümkün olmadığında ortaklaşa kullanma (mühayee) yoluna gidilir, bu da mümkün olmuyorsa, problemler çıkıyorsa, yukarıda söylediğim gibi mal cebren (kazaen) satılır ve bedeli paylaştırılır.

3. Ölen ortağın mirasçıları ortaklık hakkına varis olmazlar, ortağın hissesini alma hakkına sahiptirler. Siz onları illa da ortak etmek istiyorsanız, varis oldukları hisse veya ondan az yahut ondan çok sermaye ile katılırlar, yeniden şirket akdi yaparsınız.

4. Ortaklardan bazıları, sermayeleri daha az olduğu halde kârdan daha fazla hisse alabilirler. Ortaklıkta zarar sermaye oranına göre yüklenilir, ama kâr anlaşmaya göre paylaşılır. Bazı ortaklar çalıştığı veya daha önemli oldukları için kârdan daha fazla pay alabilecekleri gibi -ki, bu hüküm eski ve yeni fıkıhta ittifakla benimsenmiştir- çalışan ortaklar, özellikle kanuni (tüzel kişiliğe sahip) şirketlerde belli aylık, yıllık ücret de alabilirler. Tüzel kişiliğe sahip olmayan (âdî) ortaklıklarda ortaklardan birinin, önceden belirlenmiş bir para alması eski fıkıhçılarca caiz görülmemiş ise de, ilgili hadis haksızlıkları ve zayıfın ezilmesini engellemeye yöneliktir. Bu sebeple âdî sermaye şirketlerinde de işçi, uzman vb. çalıştırmak gerekiyorsa ve ortaklardan bazıları bu işe elverişli ise onların, raiç ücret karşılığında çalışması da bize göre caizdir. Fazla/haksız ücret/pay aldığını kabul eden ve telafi etmek isteyen ortak, aldığını iade de edebilir, alacağı ücretle takas da edebilir; bu anlaşmaya ve rızaya bağlıdır.

5. Mirasçıların, murisleri ölmeden tahakkuk eden hakları almaktan başka şirketin düzeni ile ilgili bir talep hakları yoktur; çünkü onlar ortak değildirler.

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Başlık
Sonraki Başlık
İçindekiler
Kelime İndeksi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Başlık Sonraki Başlık İçindekiler Kelime İndeksi