www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Evlatlık, Miras, Yolculuk

Ben 4. sınıfta sizden ders alan ve son sene sizin master derslerinizi takip eden talebelerinizdenim. Hani son ders gördüğüm güzel rüyayı anlatmıştım size, deniz kenarında yeşillikler içinde ders yapıyorduk, oysa o sizin son dersinizmiş, yani sizi özlüyoruz. Ansiklopedi'de bazen odanıza uğruyorum ama bulamıyorum. Sağlığınız sıhhatiniz iyidir inşallah. Sizi cevabını bulamadığım birkaç soru için rahatsız ediyorum.
1- Çocuğu olmayan bir aile evlatlık alma niyetinde, kadın 50 yaşına geldiğinde çocuk ergenlik çağına girmiş olacak. O yaşta, aldığı çocuğun kendisine mahrem olup olmayacağını merak ediyor ve ona göre çocuk alacaklar.
2- Bir kadın kızının çocuğunu alıp büyütüyor, her masrafını kendisi karşılıyor, mirastan da ona evlatları gibi pay vermek istiyor, bu mümkün mü acaba?
3- Bir kızın dil eğitimi için yurt dışına müslüman bir ailenin yanına çocuk bakıcısı olarak gitmesi caiz midir? ...


Cevap:

1. Evlatlık almak ancak bir çocuğu himaye altına alıp ona bakmak, yetiştirmek, kol kanat germek, ölmeden ona mal bağışlamak...mânasında olur. Çocuğun kendi ana babası ile soy ilişkisini keserek kendi kütüğüne kaydettirmek, öz evladı gibi ilişki kurmak ve mirasçı kılmak mânasında evlat edinmek caiz değildir.
Sevgili Peygamberimiz, özellikle yetimlerin himaye altına alınmasını teşvik etmişlerdir. Çok çocuklu ve yoksul ailelerin çocukları için de bu teşvik geçerlidir.
Himaye altına alınan, aile içinde bakılan, yetiştirilen çocuk (nikah düşmeyecek kadar) yakın akraba değilse yabancıdır, namahremdir. . Erkek veya kız olma durumuna göre ev içinde örtünme, başbaşa kalmama, dokunmama gibi sınırlara riayet edilmesi gerekir.

2. Bir kimse dilediğine mirastan pay ayıramaz. Mirasın nasıl paylaşılacağını İslam Hukuku belirlemiştir. Büyük anne ölünce onun mirası, baktığı torunun annesi olan (büyük annenin) kızına düşer; bu kız, diğer mirasçılarla beraber payını alır. Kız (anne) varken onun kızına (toruna) miras ayrılmaz. Daha doğrusu miras ayırma yoktur. Miras, mal sahibi ölünce söz konusu olur ve kimlerin mirasçı olacakların hukuk belirlemiştir. . Mal sahibi hayatta iken mal onundur, dilediğine dilediği kadar verir (hibe eder, bağışlar); yeter ki adalete riayet etsin, dengeyi bozmasın.

3. Bir kızın veya kadının, yanında mahremi (kocası veya evlenmesi caiz olmayacak kadar yakın akrabası) bulunmadan seyahat etmesi, yolun ve çevrenin güvenliğine bağlıdır. Mal, can, namus için bir tehlike yoksa seyahat edebilir.
Bir kadın başka bir evde veya iş yerinde çalışmak durumunda kalırsa yine mal, can ve iffet bakımından güvenlik aranır. Ayrıca o iş yerinde, yabancı erkekle kadının başbaşa kalmaması (halvet olmaması) da gerekir.

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Başlık
Sonraki Başlık
İçindekiler
Kelime İndeksi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Başlık Sonraki Başlık İçindekiler Kelime İndeksi