www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Evlatlık, Miras, Öşür, Banka Kartı

Fıkıhla ilgili dört sualim var. Cevap verirseniz memnun kalacağım.
1. Anne ve babası sağ olan bir çocuğun evlatlık alınması caiz midir?
2. (Yaşlı bir) kişi, ölmeden önce mirasını çocukları arasında taksim edebilir mi? Mal varlığını sağken çocuklarına intikal ettirmesi daha uygun değil mi?
3. FİSKOBİRLİK, fındık üreticisinden % 10 civarında sosyal yardım muhtevalı kesinti yapıyor. Bu öşür sayılabilir mi?
4. Faizli bir bankanın bankamatik kartını kullanmak kişiyi ne kadar sorumlu yapar?
Selam ve dualar.


Cevap:

1. Hz. Peygamber (s.a.) yetimlerin himaye edilmesini, gerekiyorsa evlere alınıp yetiştirilmesini, haklarının titizlikle korunmasını istemiş, bunu hakkıyla yapanların cennette, kendisiyle yan yana olacaklarını müjdelemiştir.
Yoksullara yardım konusundaki âyetler ve hadisler ise saymakla bitmeyecek kadar çoktur.
Şu halde yoksul ailelerin çocuklarını ve himaye edecek yakınları olmayan yetimleri, hali vakti yerinde olanların evlerine alarak veya kendi aileleri içinde bırakarak himaye etmeleri, onların ihtiyaçlarını karşılamaları, yetişip iyi insan olmaları için gayret göstermeleri İslam'ın, müslümanlardan istediği güzel işlerden, ecirli, sevaplı amellerdendir. Bir kimse istiyorsa ihtiyaç olan çocuklara, kendisi hayatta iken mal bağışlaması da mümkün ve caizdir. Ama bağışlama başkadır, evlatlık edinip mirasçı kılmak başkadır.
Anası babası belli olan bir çocuğu onlardan almak, kendi soyadlarını vermek, nüfus kütüklerine kaydettirmek ve mirasçıları yapmak manasındaki "evlat edinme" ise şu sebeplerle İslam'da yasaklanmıştır:
a) Ana-babanın (ailenin), çocukları üzerindeki haklarından biri de aile ocağını tüttürmesi, ailenin adını nesiller boyu devam ettirmesi, o ailenin bir ferdi olarak ve bu şuur içinde hak ve ödevlerini yerine getirmesidir.
b) Aile fertlerinin (akrabanın) kimlerden oluştuğu ve mirasın bunlar arasında nasıl paylaşılacağı hususları Kur'an'da ve Sünnet'te belirlenmiş, "Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır, sakın bu sınırları aşmayın" buyurulmuştur. Evlatlık mirasçı olunca bu ilâhî düzen bozulmaktadır.
c) İslam'da aile fertleri arasında mahremlik, namahremlik ilişkisi vardır; bazı yakın akraba yanında örtünme, bir yerde beraber bulunma, seyahat etme...hükümleri, daha uzak akrabaya göre farklıdır. Evlatlık edinilen ve eve alınan bir kız veya erkek çocuk büyüdükçe -himaye edilen bir yabancı değil de evlat olarak telakki edilirse- kadın erkek ilişlerine ait emir ve yasaklar çiğnenecektir.

2. "Ölüm hak, miras helal" diye bir sözümüz vardır. Kişi ölmeden onun mal mirası olmaz ve yakınlarına miras olarak intikal etmez.
Yaşamakta olan mâlik (mal sahibi) malını, helal ve caiz olmak şartıyla dilediği gibi harcar, tüketir ve -akrabası olsun, olmasın- istediğine verir. Yakınlarının ona "Bizim mirasımızı azaltıyor veya yok ediyorsun" deme hakları yoktur. Mümin, yakınlarına miras bırakmakla yükümlü değildir, ihtiyaç içinde iseler onların nafakalarını (geçimlerini) temin etmekle yükümlüdür. Nafaka temin ödevini yerine getirmekte olan bir mümin, geriye kalan mal üzerinde dilediği gibi tasarrufta bulunabilir.
"Hayatta olan bir kimsenin çocuklarından bazılarına mal verip, diğerlerine vermemesi caiz midir?" sorusu sorulmuş, cevap da farklı olmuştur. Hanefîlere göre hukuk açısından bir sakıncası yoktur, bağış geçerlidir, ancak adaletsizlik ve sebepsiz ayrımcılık yapılmış ise ahlaki bakımdan kusur işlenmiş olur. "Eşitlik ve adalete aykırı bağış sahih olmaz" diyen müctehidler de vardır.

3. Fiskobirlik yaptığı kesintiyi, dine göre öşürü alacak, bundan yararlanacak kimselere harcıyorsa/veriyorsa, üretici de öşür niyetiyle veriyorsa "kesinti öşür yerine geçer".

4. Müslümanların, "emir bi'l-ma'rûf nehiy ani'l-münker" diye ifade edilen bir ödevleri vardır; buna göre ayıba, günaha, harama ve bunları işleyenlere karşı, güçlerinin yettiği, imkanlarının elverdiği ölçüde tavır almaları, bu kötülükleri engellemek için çaba göstermeleri gerekir. Bankalar asıl iş olarak, İslam'ın haram kıldığı faiz işlemleri yapmakta, faiz alıp vermektedirler. Bunlara karşı tavır almak için de -ortada bir zorunluluk bulunmadıkça- kapılarından içeri girmemek gerekir.

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Başlık
Sonraki Başlık
İçindekiler
Kelime İndeksi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Başlık Sonraki Başlık İçindekiler Kelime İndeksi