www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Spiral, Banka Kartı ve Kadın Pantolonu
A. Sezgin'in soruları:
1. Spiral kullanmanın hükmünü açıklayabilir misiniz?
2. Banka kartı kullanmanın hükmü?
3. Pantolon-ceket ve etek-ceket tesettürü yerine getiriyor mu?

Cevap:
1. Erkeğin spermi ile kadının yumurtasının aşılanmasından sonra, rahimde tutunarak beslenmeye ve büyümeye başlayan cenînin (rahimdeki çocuğun) imhâ edilesi, ilâçla veya kürtajla yok edilmesi/öldürülmesi, başka yöntemlerle düşürülmesi insan hayatına karşı işlenmiş bir cinayettir ve haramdır. Bazı fıkıh kitaplarında "üç kırk gün (120 gün) geçmedikçe cenîni imhâ etmek câizdir" şeklinde bir ifade bulunmaktadır, ancak bu ifade, cenîn hakkındaki bilgi yetersizliğine ve bu konuyla hiç ilgisi bulunmayan "insanın ana rahminde oluşma safhalarını anlatan" bir hadîsin yanlış anlaşılmasına dayandığı için geçerli değildir.
Sperm ile yumurtanın buluşmasını ve aşılanmasını engelleyen doğum kontrolü tedbirleri -başkaca bir sakınca taşımadığı ve daha uygunu var iken başkasına geçilmemesi şartıyla- câiz görülmüştür; eskiden yaygın olarak kullanılan azil (meni gelirken erkeğin çekilmesi), günümüzde kullanılan haplar ve prezervatif bunun örnekleridir.
Rahim yoluna spiral adı verilen korunma aracının takılması, azil, hap, prezervatif kullanma tedbirlerine göre avantajları bulunduğu için uygulanan bir yöntemdir. Spiralin etkisi ilgili uzmanlarca tartışılmış, üzerinde araştırmalar yapılmıştır. Sonuç olarak spiralin, aşılanmış yumurtayı imhâdan ziyade aşılanmayı engellediği bildirilmektedir. Bu bilgiye göre spiralin kullanılması câizdir.
2. Banka kartı (kredi kartı) kullanan kimse, yanında para taşımadan harcama yapma imkânına sahip olmaktadır. Kredi kartı ile yapılan harcamaların bedeli banka tarafından firmaya (ticarethaneye, otele, lokantaya...) ödenmekte, belli bir zaman içinde faizsiz, o zaman aşıldığı takdirde ise faizli olarak kart sahibinden tahsil edilmektedir. Kredi kartı, faizsiz çalışan özel finans kurumlarınca da verilmektedir.
a) Bankalardan alınan kredi kartı ile bir harcama yapıldığı takdirde bunun bedeli, faizsiz ödeme süresi içinde ödenmelidir; bu takdirde bankadan kredi alınmış olmamaktadır, bu sebeple de işlemde bir sakınca yoktur. Süre geçirilirse bankanın firmaya yaptığı ödeme, kart hâmiline verilmiş kredi (faizli ödünç para) haline gelmekte, geciktiği ölçüde faiz alınmaktadır; böyle yapıldığı takdirde işlem faizli ve haram olur.
b) Özel finans kurumları kartla yapılan işlemleri, "kuruma vekâleten kart hâmilinin malı (kurum için) alması, sonra da kendisi vâdeli olarak kurumdan satın alması" esasına dayandırmaktadırlar. Bu işleme "murâbaha" denilmektedir; yani vâde farkı ile mal satma işlemidir ve bu da câizdir.
3. İslâm dîni kadın ve erkekler için -belli kimselere karşı belli ölçülerde- örtünme yükümlülüğü getirmiştir, ancak örtülecek yerlerin hangi kılık ve kıyâfetle örtüleceği konusunda bir belirleme ve sınırlama yapmamıştır. Açılması, gösterilmesi câiz olmayan yerler, altını gösterecek kadar ince veya şeffaf olmayan, örtülen yerin biçimini/şeklini gözler önüne serecek kadar dar olmayan giysilerle örtüldüğü takdirde tesettür (örtünme) vazifesi yerine getirilmiş olmaktadır. Bundan ötesi ihtiyaç, örf ve âdet, tercih meselesidir. Asırlardan beri Anadolu kadını şalvar adı verilen bir alt giysi, etekleri onun içine sokulmuş bir entari veya gömlek, başı örten bir başörtüsü ile örtünür, bu kıyâfetle dışarıda (tarlada, bahçede, harmanda, ormanda...) çalışır. Bu şekilde örtünme câiz görülmüş, âlimlerce yadırganmamıştır. Bazı eski fıkıhçılar, böyle örtünen bir kadının, başörtüsünden sarkan uzun saçları bulunursa, bunları örtü içine almak zor olduğu için açıkta bırakabileceği, ama erkeklerin bu saça bakmalarının câiz olmadığı şeklinde fetvâ bile vermişlerdir.
Daha çok şehirlerde, tesettürlü olmaya özen gösteren bazı müslüman kadınlar ve kızlar da, ceket-pantolon veya ceket-etek giymektedirler. Baş örtülü, ceket uygun kalınlık, genişlik ve uzunlukta (kabaları örtecek kadar uzun), pantolon veya etek de yine uygun genişlik, kalınlık ve uzunlukta olursa bunlarla dînin istediği örtünme gerçekleşmiş bulunur.
Kadının ceket ve pantolon giymesini, "erkeklere özenme ve benzeme olduğu" için câiz görmemek uygun değildir; çünkü kadın ceketi ve pantolonu onlara özgü, farklı, erkeklerin kullanmadığı biçimde giysilerdir.
Arapça'da adına "cilbâb" denilen dış giysi, İslâm'ın geldiği asırda yaygın olan kölelik uygulaması yüzünden, hür kadınların kadın kölelerden (câriyelerden) ayırt edilmesini sağlamak için istenmiştir. Şimdi câriye kalmadığı için böyle bir giysi ile ayırt etme ihtiyacı da ortadan kalkmıştır. Cilbâb kamu düzenini sağlamaya yönelik ve değişmeye açık bir giysidir, örtünme (tesettür) ise iffeti ve aileyi korumaya yönelik bir din emridir, değişmeye açık değildir.
"Örtünmeyenlerin iffetleri yok mudur?" şeklindeki soru/itiraz, tahrike ve kafa karıştırmaya yönelik değilse yersizdir; çünkü dînin ve dindarların tezi, "örtünmeyenler iffetsizdir" şeklinde olmayıp, örtünme emrinin, her iki tarafın iffetini korumaya yardımcı olacağı, bunun için tesettürün farz kılındığı, bu farzı yerine getirmeyenlerin -iffetsiz değil- günahkâr olacakları şeklindedir.


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Başlık
Sonraki Başlık
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Başlık Sonraki Başlık İçindekiler