www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Kur'ân Hukuku
Soru:
Kur'ân hukukunun eskidiğini, güncel geçerliğinin kalmadığını, çağdaş hukukun, Kur'ân'ın amacını da gerçekleştirdiğini ileri sürenler var, sizin bu konudaki değerlendirmeniz nasıldır?

Cevap:
1. Her hukuk, toplum ile fert, fert ile diğer fertler arasındaki hak ve borç ilişkilerini düzenlemek ister. Ancak beşerî hukuklar bunu yaparken toplumda yerleşmiş değer hükümleri, âdetler ve uygulamalardan hareket ederler, bu sebeple de bazen bu düzenlemeler ahlâka, yahut dîne aykırı olabilir. Meselâ kumar, zinâ, faiz ile ilgili düzenlemeler böyledir. İslâm hukuku ise bu düzenlemeleri yaparken ahlâk ve din esaslarını topluma değil, toplumu bunlara uydurmayı, tâbî kılmayı hedef edinir. Bu sebeple belli zaman ve zeminlerde âdet haline gelse ve hoş görülse dahi, hakların kötüye kullanılmasını, rüşveti, kumarı, faizi, stokçuluğu, haksız kazancı, sömürüyü, fahiş fiatı... yasaklar ve bunları önleyen tedbirler getirir.
2. Diğer hukuk sistemleri çağlarının felsefesinden müteessir olmuşlar, kimi zaman ferdi, kimi zaman toplumu merkez olarak almışlar, bu ikisinden birinin menfaatine ağırlık verdiklerinde diğerini ihmâl etmişlerdir. Kur'ân Hukuku daha başından itibaren fert ile devlet ve toplum arasındaki dengeyi en âdil ve uygun biçimde kurmuştur, hem ferdi topluma ezdirmemiş, hem de gerektiği ölçüde toplumun menfaatini gözetmiş ve korumuştur.
3. Bugün hukuklar genellikle laikleşmiş, dînin hukuka etkisini engellemiş, hukuk-ahlâk ilişkisini de asgarîye indirmişlerdir. İslâm Hukuku ise din ve ahlâk ile içiçedir; bu üç müessese çözülmez bir örgü ve bozulmaz bir bütünlük içindedir. Bu sebeple beşerî hukuklarda kanunu ihlâl eden kişinin vicdan ve imanında bir rahatsızlık meydana gelmez; hattâ bazı hallerde bunu kitabına uyduranlar için ihlâl ve yan çizme mârifet sayılır. Halbuki bir müslüman kanunu ihlâl ettiği, kanun gereği olan bir hakkı îfâ etmediği zaman hukuk yanında hem ahlâk bakımından kusurludur, hem de din bakımından günah işlemiştir; bu üç müeyyide onu mutlaka rahatsız edecek ve itâata sevkedecektir.
4. Beşerî hukuklarda suçların cezâsı dünyevîdir; dünyada çekilir yahut affa uğrar ve biter. İslâm Hukukunda suçların bir dünyada, bir de âhirette cezâsı vardır. Bunların biri diğerini engellemez, birinin affedilmesi diğerini düşürmez.
5. Beşerî hukuklarda hak ve hukuka riâyet eden kişilerin yaptırımından kurtulmak ve iyi bir vatandaş olmaktan öte elde edecekleri mükâfat yoktur. İslâm hukuk kaidelerinin nihai olarak vâzıı Allah olduğu için, buna itâat edenler, aynı zamanda Allah Tealâ'ya kulluk (ibâdet) etmekte ve bu yüzden sevap kazanmakta, en büyük emel olan Allah rızâsını elde etmektedirler. Müslümanın imanına göre Allah rızâsını elde etmek demek, ebedî mutluluğu kazanmak demektir. Bu da hukuk düzeninin korunması bakımından önemli bir teşvik unsurudur.
6. Diğer Hukuk sistemlerinin asırlarca süren mücadelelerden, isyan ve ihtilâllerden sonra tanıdığı birtakım hak ve hürriyetleri Kur'ân Hukuku başından beri kabûl ve ilân etmiştir: Hukukun üstünlüğü, kanun karşısında eşitlik, suçun şahsîliği ve kanûnîliği, akit hürriyeti, kadın hakları ve özellikle kadına şahsiyet ve mülkiyet hakkı, saltanat ve istibdât yerine bey'at ve meşveret, din, vicdan, söz ve düşünce hürriyetleri, mülkiyet, çalışma, seyahat ve sosyal güvenlikten yararlanma hakları bunlar arasındadır.
Bütün bunlardan sonra sormak gerekiyor: Kur'ân Hukuku'nun hangi hükmü ve prensibi eskimiş, çağ dışı kalmış, insanlık idealine ters düşmüş, uygulama kâbiliyetini yitirmiştir? Bu prensiplere arkasını dönen toplumlar hem hayatı zehir eden ve insanı yalnızlaştıran, hem de çevreyi yaşanmaz hale getiren düzenleme ve uygulamaları ile daha iyi ve daha insanî sonuçlar mı elde etmişlerdir? Müslümanım diyen bazı toplumların geri kalmaları, bedbaht olmaları bu prensiplere bağlı kaldıklarından mı, yoksa bunlarla bağlarını kopardıklarından mıdır? Fuhuş mu iyidir, evlilik mi; büyükleri ya hizmetçi olarak kullanılan, yahut da huzursuzluk evlerinde mahbus kalan aile mi iyidir, bunları sevgi, saygı ve merhamet ile kucaklayan aile mi; evin direği, ışığı ve sıcaklığı, toplumun bacısı ve tamamlayıcısı olan kadın mı saygındır, vücûdu ve güzelliği pazarlanan kadın mı; çocuğunun bakım ve eğitimini başka ellere bırakıp ekonomik özgürlük peşinde koşan kadın mı toplum için daha hayırlıdır, yaratılıştan gelen kâbiliyetleri doğrultusunda evinde ve toplum içinde hizmet veren kadın mı; faiz mi iyi, ortaklık mı; milyonların zararına fahiş ve haksız kazanç mı iyi, herkesin hakkını gözeten helâl kazanç mı; zayıfı, geri kalanı, bilmeyeni ezmek ve sömürmek mi iyi, bunların elinden tutup kaldırmak, haklarını almak mı; hakkın gücü ve arkası olanlara verilmesi mi iyi, hak edene, lâyık olana verilmesi mi; anarşi mi iyi, düzen mi; insanların din, renk ve pasaportlarına göre farklı muamele görmeleri mi iyi, eşit muamele görmeleri mi; âdil paylaşma mı iyi, arslan payını elde etme mücadelesi mi; sür'atle tecellî eden adâlet mi iyi, sürümcemede kalan dâvâ, geciken adâlet mi....? Ve bütün bu iyilikleri getirip anlatan, uygulayıp insanlığa huzur ve mutluluk yollarını gösteren Ümmî (s.a.v.) ne büyük! O'nun getirdiği Kitab ne yüce! Salât ve selâm O Ümmî'ye, binlerce şükür ve tekbir O'nu insanlığa lütfeden Allah'a.


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Başlık
Sonraki Başlık
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Başlık Sonraki Başlık İçindekiler