www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Yemin, Resim, Kız İsteme
Sorular

1. Yemin keffâreti ile ilgili, bir sorumuz olacaktı size. Bildiğimiz kadarıyla yemin keffâreti, 10 fakire bir gün ya da bir fakire 10 gün eklinde veriliyor. Fakat bir fakire 10 gün eklinde verilirken muhatabın incindiğini, zoruna gittiğini gözlemliyoruz. Bu konu ile ilgili görüünüzü bildirirseniz memnun olacağız.
Allah râzı olsun, hayırlı Ramazanlar! (Soru Ramazan'da gelmişti)
Mahmut Yıldız-Afyon

Cevap:
Yemin konusunda Kur'ân-ı Kerim'de öyle buyuruluyor:
"Allah kasıtsız olarak ağzınızdan çıkıveren yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutmaz, fakat bilerek yaptığınız yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutar. Bunun da keffâreti, ailenize yedirdiğinizin (kalite bakımından) orta hallisinden on fakire yedirmek, yahut onları giydirmek yahut da bir köle azat etmektir. Bunları bulamayan üç gün oruç tutmalıdır. Yemin ettiğiniz takdirde yeminlerinizin keffâreti ite budur. Yeminlerinizi koruyun. Allah size âyetlerini açıklıyor; umulur ki şükredersiniz." (Mâide: 5/89).
Yemin Allah'ın isim ve sıfatları üzerine olur, bunun dışında bir şey üzerine yapılan yemin, dinî bakımdan yükümlülük getiren yemin olmaz. Meselâ "çocuğumun üzerine yemin ederim ki..." yahut "babamın başı için..." dense bunlar yemin sayılmaz. Allah'ın ve sıfatlarının üzerine yapılan yemin ise "Allah'ı şâhit tutmak, O'na veya O'nun adına söz vermek, inancı ileri sürerek insanlara güven vermek" gibi mânâlar içermektedir. Bunun kötüye kullanılması, istismar edilmesi, insanlara zarar vermesi ihtimâli bulunduğu için maddî ve manevî yaptırımlar ön görülmüştür; yalan yere yeminin dünyada itibâr kaybettirmesi, âhirette cezâlık olması ile bozulan yeminin keffâreti ile bu yaptırımların en önemlilerini tekil etmektedir.
Mümin olur olmaz yerde yemin etmemelidir. İstemeden, dalgınlık veya alışkanlık sonucu ağızdan çıkan yemin sonuç doğurmaz.
Bilerek, düşünerek, belli bir söz, istek ve kararı pekiştirmek için yapılan yemin geçerlidir ve sorumluluk getirir. Yalan yere veya meşru olmayan bir konu için yemin etmek câiz değildir. Yalan yere yemin eden kimse günah işlemiş olur ve tövbe etmesi gerekir.
Yapılmaması gereken (yapılması haram veya mekruh olan) bir şeyi yapacağım (meselâ vallahi seni döveceğim, çalacağım, zarar vereceğim) diye yemin eden kimsenin yeminini bozması, câiz olmayan şeyi "yemin ettim diye" yapmaya kalkımaması, yeminini bozduğu için de keffâret vermesi gerekir. Yapılması gereken bir şeyi yapmamak üzere yemin eden kimsenin de yeminini bozup keffâreti vermesi gerekir. Meselâ bir kimse, ana babamı ziyaret etmeyeceğim, namaz kılmayacağım, çocuklarımın nafakasını vermeyeceğim diye yemin etse, "yemin ettim" diyerek bunları terkedemez, yeminini bozar, yapılması gerekeni yapar, keffâretini de öder.
Âyette açıkça söylendiği üzere yeminin keffâreti, gücü müsait olanların şu üç şeyden birini (hangisini isterse onu) yapmasıdır: Ya on fakiri bir gün doyurmak, ya on fakiri giydirmek, yahut bir köleyi hürriyetine kavuşturmak. Bunlardan birine gücü yetmiyorsa üç gün oruç tutmak.
On fakiri doğrudan doyurmak geçerli olduğu gibi, bir günlük yemek bedelini para olarak ödemek de mümkündür. Yemeğin kalite ve miktarı, yemin eden kimsenin sosyal ve ekonomik durumuna uygun olacak ve devamlı yiyip içtiklerinin orta hallisinden hesap edecek veya yedirecektir.
Âyette "on fakiri doyurmak" ifadesi geçtiği için fıkıhçılar "Ya on fakiri bir günde doyurmak veya bir fakiri on gün, iki fakiri beş gün... doyurmak; yani sonuç olarak on adet yoksulu doyurmak şarttır, başka türlü olmaz; meselâ bir fakire on gün doyuracak bir yiyecek veya para vermekle keffâret yerine getirilmiş olmaz" demişlerdir. Bu lâfza bağlı, amacı göz ardı eden bir yorumdur. Amaç göz önüne alınırsa "bir fakire on günlük yiyeceğin veya onun para olarak bedelinin verilmesiyle de keffâret ödenmiş olur" diyebilmek gerekir.
Bir yoksula toplam otuz milyon lira vereceğinizi düşünelim. Her gün üç milyon lira vermek için ya sizin onu veya onun sizi bulması ve on kere yoksulluğunu hatırlatan, elini açtıran bir davranışın tekrarlanması gerekecektir. Mutlaka on yoksula verilmesini gerekli gören yorumun faydası, doyacak yoksul sayısının arttırmasıdır. Bir yoksula birden fazla günlük keffâret verilmesi ise onun ve ailesinin daha önemli bir ihtiyacını karşılar veya tek alış verişle işin bitirilmesi imkân ve kolaylığını sağlar. Yükümlü kişi, duruma göre bu faydalardan birine öncelik vererek ödevini yerine getirmelidir.

Soru
1. Hocam size birkaç sorum olacak beni bu konularda aydınlatırsanız sevinirim. İHL mezunuyum resim öğretmenliğine gitmeyi düşünüyorum, câiz mi?

Cevap:
Müstehcen veya şirk ve küfür konusu (put vb.) resimler yapmamak şartıyla resim yapmanın câiz olduğu görüşünü tercih ediyorum. Hz. Peygamber (s.a.v.) zamanında resim konusunda titiz davranılmış ve yasaklar getirilmiştir. Ancak bu titizlik ve kapsamlı yasaklamanın sebebi, yeni putperestlikten kurtulmuş bir topluluğun temiz inancını (bir tek Allah'a imanını) korumaktır. O devirde resim yapanlar genellikle putların resim ve heykellerini yapıyorlar, yaptıranlar da bunu istiyorlardı.

2. Bir görücü meselesi oldu, önce ablam için geldiler ablamın bir başkasıyla görüştüğünü öğrenince daha sonra aynı kişi benim için geldi... İslâmî açıdan bir problem olur mu?

Cevap:
Bir problem olmaz. Ablanızı isteyip bu olmayınca, onunla evlenemeyeceği ortaya çıkınca sizi isteyebilir. Eğer ablanızla evlenmiş olsaydı, onunla evli bulunduğu sürece sizinle -ikinci bir eş olarak- evlenemezdi, iki kızkardeşi aynı zaman içinde birden almak, nikâhlamak câiz değildir. Ama meselâ ölmüş bir kadının kızkardeşi ile (yani baldız ile) evlenmek câizdir. Vaktiyle ablanızla evlenmiş bir kimse bile -o ölünce veya boşanınca- sizinle evlenebilyorsa, ablanızı istemiş, fakat onunla evlenmemiş birinin sizi istemesinde ve evlenmenizde elbette bir sakınca olmaz.


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Başlık
Sonraki Başlık
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Başlık Sonraki Başlık İçindekiler