www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın Web Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


İmam Hatip Liseleri
1. İmam Hatip Liseleri hem mesleğe hem de yüksek öğrenime öğrenci yetiştiren bir orta öğretim kurumu idi; bu statünün korunması gerekir. Diğer meslek liseleri ile birlikte bu okuldan mezun olanlar, diledikleri ve imtihanını kazanabildikleri yüksek öğrenime öğrenci olabilmelidirler. Normal lise mezunlarına avantaj tanımak fırsat eşitliği ilkesine aykırıdır. Liselerden meslek adamı yetiştirilmek isteniyorsa bunun için teşvikler konabilir ve serbest irâdeleri ile doğrudan mesleğe geçenler ile meslek doğrultusunda "meslekî yüksek öğrenim" görenler ihtiyacı karşılar. İnsanları zorlayarak, kısıtlamalar getirerek belli bir mesleğe ve bunun tahsiline yönlendirmek insan haklarına aykırıdır.
2. İmam Hatip Liseleri'ni talep eden halkın amacı yeterince din eğitim ve öğretimi görmüş meslek elemanı, bu nitelikte serbest meslek adamı ve yüksek öğrenim adayı yetiştirmektir. Toplumun talebi "ihtiyaç"tır. Talep bulunduğu sürece devlet onu karşılar. Toplum talepten vazgeçerse okullar da kendiliğinden kapanır. Talep devam ederken başka maksatlar ve gerekçelerle bunları kapanmaya mahkûm etmek demokratik değildir. İmam Hatip Liseleri hem meslek adamı yetiştirme hem de diğer amaçları bakımından ihtiyaca cevap vermiştir. Budamak yerine kalitesini iyileştirmek için tedbir alınsaydı amacını daha yüksek kalite düzeyinde gerçekleştirirdi.
3. İhtiyaç duyanlar alternatifi olmadığı için eski şekli ve hakları ile devamını istiyorlar. Buralardan gerici çıktığını sananlar da, sayılarını asgarîye indirerek kontrol altına almak istiyorlar. Bu çelişik istekler devam ettiği sürece İmam Hatip Liseleri gündemde olur.
4. Temel eğitim kesintisiz ve yönlendirmesiz sekiz yıla çıkınca ve İmam Hatip Liseleri'nden mezun olanların diledikleri yüksek öğrenim kurumuna girmeleri de engellenince bu liselere talep azaldı. Velîler, elbette dinlerinden veya çocuklarına yeterli din eğitimi verme talebinden vazgeçmediler, fakat birini tercih ile başbaşa kalınca, din eğitimi vermenin elbet bir başka yolunu buluruz diyerek normal liseleri tercih ettiler. Devlet, vatandaşların çocuklarına yeterli din eğitimi verebilmelerini sağlayacak bir tedbir getirmediği gibi, Kur'ân kurslarına, tatil zamanlarında gidip eğitim ve öğretim görmelerini bile kısıtladı; yaz tatilinde çocukları Kur'ân kurslarına gönderebilmek için dahi 12 yaşlarına girmelerini beklemek gerekiyor. Çocukların dinlenip eğlenmeleri gereken yaz aylarında, donanımı yeterli olmayan Kur'ân kurslarında -yalnızca buralarda- verilecek din eğitiminin ihtiyacı karşılamayacağı açıktır. Vatandaşlar yasakları delerek din eğitim ve öğretimi verme yoluna gireceklerdir. Bu yol sağlıklı değildir. Engellemenin çaresi ise sağlıklı yolları açmaktır.
5. İmam hatip Liseleri'nden mezun olanlar arasından millet ve devlet düşmanı çıkmadı, kötü yola düşenler görülmedi, suç işleyenler ve ayıp edenler devede kulak, mezunlar yüksek öğrenimde, çeşitli meslek ve görevlerde başarılı oldular, üzerlerine düşeni yaptılar.
İlâhiyât Fakülteleri ortaya tepki koymada sanıldığı kadar hür değildir. Toplu yazılı beyanda bulunanlar cezâlandırıldı. Ayrıca ülkemizde, okumuşu, okumamışı ile halkın tepkisine kimsenin aldırdığı yok. Adı demokrasi olan bir yönetimde, seçilmiş seçilmemiş belli guruplar karar alıp uyguluyorlar. Vatandaşın demokrasi bilincinin ve demokratik tepkilerinin daha da gelişmesine ihtiyaç var.
6. Bütün meslek liselerinin mezunları, diledikleri dalda yüksek öğrenime başlama şansı bakımından eşit muamele görmelidir. Hayatının bir döneminde -bazan mecbûr da olarak- belli bir meslek lisesinde okumayı tercih etti diye, bir genci o meslek doğrultusunda okuma ve çalışmaya zorlamak temel hak ve özgürlüklere aykırıdır.
7. Avrupa Birliği'ne bütün tarafların pek de gönüllü girmediklerini zannediyorum Her gurubun kendine göre beklentisi, sıkıntısı, çekincesi var. Türk insanının dindarlaşmasını tehlikeli bulanlar, her şeye rağmen kısıtlama yoluna gidiyorlar. Ama bu davranışın devamlı olması mümkün değildir; ya demokrasi ve AB, yahut da dünyadan soyutlanmış, kendi içine kapanmış bir Türkiye. İkincisi mümkün değil ise birincisi kaçınılmaz gibi gözükmektedir; çünkü henüz üçüncü bir yol ufukta görülmüyor.


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Başlık
Sonraki Başlık
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Ramazan Özel
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Başlık Sonraki Başlık İçindekiler