www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Kılık Kıyâfet ve Örtünme
İslâm dîni kadın ve erkekler için -belli kimselere karşı belli ölçülerde- örtünme (tesettür) yükümlülüğü getirmiştir, ancak örtülecek yerlerin hangi kılık ve kıyâfetle örtüleceği konusunda bir belirleme ve sınırlama yapmamıştır. Açılması, gösterilmesi câiz olmayan yerler, altını gösterecek kadar ince veya şeffaf olmayan, örtülen yerin biçimini/şeklini gözler önüne serecek kadar dar olmayan giysilerle örtüldüğü takdirde, tesettür (örtünme) vazifesi yerine getirilmiş olmaktadır. Bundan ötesi ihtiyaç, örf ve âdet, tercih meselesidir. Asırlardan beri Anadolu kadını şalvar adı verilen bir alt giysi, etekleri onun içine sokulmuş bir entari veya gömlek, başı örten bir başörtüsü ile örtünür, bu kıyâfetle dışarıda (tarlada, bahçede, harmanda, ormanda...) çalışır. Bu şekilde örtünme câiz görülmüş, âlimlerce yadırganmamıştır. Bazı eski fıkıhçılar, böyle örtünen bir kadının, başörtüsünden sarkan uzun saçları bulunursa, bunları örtü içine almak zor olduğu için açıkta bırakabileceği, ama erkeklerin bu saça bakmalarının câiz olmadığı şeklinde fetvâ bile vermişlerdir.
Daha çok şehirlerde, tesettürlü olmaya özen gösteren bazı müslüman kadınlar ve kızlar da ceket-pantolon veya ceket-etek giymektedirler. Baş örtülü, ceket uygun kalınlık, genişlik ve uzunlukta (kabaları örtecek kadar uzun), pantolon veya etek de yine uygun genişlik, kalınlık ve uzunlukta olursa bunlarla dînin istediği örtünme gerçekleşmiş bulunur.
Kadının ceket ve pantolon giymesini, "erkeklere özenme ve benzeme olduğu" için câiz görmemek uygun değildir; çünkü kadın ceketi ve pantolonu onlara özgü, farklı, erkeklerin kullanmadığı biçimde giysilerdir.
Arapça'da adına "cilbâb" denilen dış giysi, İslâm'ın geldiği asırda yaygın olan kölelik uygulaması yüzünden, hür kadınların kadın kölelerden (câriyelerden) ayırt edilmesini sağlamak için istenmiştir. Şimdi câriye kalmadığı için böyle bir giysi ile ayırt etme ihtiyacı da ortadan kalkmıştır. Cilbâb kamu düzenini sağlamaya yönelik ve değişmeye açık bir giysidir, örtünme (tesettür) ise iffeti ve aileyi korumaya yönelik bir din emridir, değişmeye açık değildir.
"Örtünmeyenlerin iffetleri yok mudur?" şeklindeki soru/itiraz, tahrike ve kafa karıştırmaya yönelik değilse yersizdir; çünkü dînin ve dindarların tezi, "örtünmeyenler iffetsizdir" şeklinde olmayıp, örtünme emrinin, her iki tarafın iffetini korumaya yardımcı olacağı, bunun için tesettürün farz kılındığı, bu farzı yerine getirmeyenlerin -iffetsiz değil, emre uymadıkları için- günahkâr olacakları şeklindedir.


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Başlık
Sonraki Başlık
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Başlık Sonraki Başlık İçindekiler