www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Doğruyu ve eğriyi seçen kuldur

“Allah dilediği kimselerin rızkını bollaştırır ve daraltır. Onlar dünya hayatıyla sevinip mutlu oluyorlar, oysa âhiretin yanında dünya hayatı, geçici bir faydadan başka bir şey değildir. / İnkârcılar, “Ona Rabbinden bir mûcize indirilseydi ya!” diyorlar. De ki: 'Allah dilediğini saptırır; kendisine yöneleni de gerçeğe ulaştırır.' / Bunlar, iman edenler ve Allah'ı zikrederek gönülleri huzura kavuşanlardır. Bilesiniz ki gönüller ancak Allah'ı zikrederek huzura kavuşur. / İman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapanlara ne mutlu! Varılacak güzel yurt onlar içindir.” (Ra'd: 26-29)

İnsanoğlu hoşlandığı, mutluluk veren şeyler olduğunda, işler kendine göre düzgün gittiğinde Allah'ı unutabiliyor, bunları kendi marifeti sayıyor, kötü şeyler olduğunda veya yaptığında ise suçu Allah'ın üzerine atıp yanlış bir kader inancına sığınıyor. Dünya nimetleri içinde yüzen günahkârlara bakarak “neden onlara refah, bize sıkıntı” diyenler oluyor. “İnsan Allah ve din” ilişkisinde de sapkınlık veya hidayeti, kulun bir dahli, seçimi, etkisi olmaksızın Allah'tan bilenler, O'nun dilediğini saptırdığını, dilediğini de razı olduğu inanç ve amele muvaffak kıldığını sanıyor, söylüyor, böyle inanıyorlar. Bu yanlış anlama ve yorumlamalara karşı ehl-i sünnetin büyük imamlarından biri olan Ebu Mansur Mâturîdî Tefsirinden okuyalım (kısmen özetleyerek):

Dünya hayatında iktidar, refah, bolluk veya bunların tersi Allah'tandır, hedefi de imtihandır. Bolluk ve darlık, vermek veya vermemek Allah'ın kulu sevdiğine veya sevmediğine delalet etmez, dünyada verilenler ve verilmeyenler imtihan için olduğundan imtihanda Allah'ın dostları ve düşmanları eşittir, sıra ahirete gelince karşılık (mükâfat ve ceza) bakımından dost ile düşman ayrılacaktır. İşte o âlemde Allah'ın dostlarına lütfedecekleri karşısında şu dünyanın bütün nimetleri bir pul etmez; o kadar az ve o kadar değersizdir.

“Allah mâdem ki kendisine kulluk edilmesinden hoşnut oluyor öyle mucizeler yaratsaydı ki, bunları gören ve yaşayan herkes ister istemez hidayete yönelse, iman ve itaat etseydi” diyenler oluyor. Düşünmüyorlar ki, böyle olsaydı imtihan (Allah'ın kullarına verdiği kabiliyeti hayırda veya şerde kullanma tercihleri) ortadan kalkar, iman mecburi hale gelirdi. Halbuki Allah kullarını ne zorla imana ne de zorla sapkınlığa mahkum diyor; Mâtürîdî'nin deyişiyle “Allah öyle âyetler gönderir ki, hür irade ve seçimleriyle onlara yönelen, itibar ve iltifat edenler doğru yolu bulur, onlara sırtını dönenler ise saparlar. Olup biten kulların tercihi (ihtiyarı) iledir; sapkınlık ve hidayet de mecburi değil, seçimledir. Kulların imana ve onun huzuruna kavuşmaları Allah'ın zikri ile olur; bu zikir ise Kur'an'dır. Ona yönelen, onun üzerinde kafa yoran, tefekkür eden kullar şekten ve şüpheden kurtulur, imanın huzuruna ererler. Bu konuda temel kural şudur: Allah zaman ve mekana bağlı olmayan ilmiyle hidayeti ve imanı tercih edeceğini bildiği kulu için bunu dilemiş, davranışı tercih edeceğini bildiği kulu için de bunu dilemiştir; yani her bir kul için neyi tercih edeceğini bilmiş ise onun için onu dilemiştir.” (Te'vîlâtu'l-Kur'an, Ra'd suresinin tefsirinden).

04.11.2016

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi