www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Batı'nın İslam ile savaşı (1)

Söyleyeceklerime delil teşkil etsin diye bu yazıda uzunca bir iktibasta bulunacak, gelecek yazımda ise Batı'nın İslam ile savaşının bugünkü uzantılarını ve uygulamalarını açıklamaya çalışacağım:

« 1990 yılında Sovyetler Birliği'nin dağılma sürecine girişiyle komünizmle mücadele amacıyla kurulan NATO'nun varlığını devam ettirmesinin de bir anlamı kalmamıştır. Bundan dolayı da NATO, varlığını devam ettirmek için yeni bir düşman arayışına girer ve kendisine birinci düşman olarak İslam'ı seçer. Sovyetler'in yıkılışıyla son bulan 'kızıl tehlike'nin yerini 'yeşil tehlike' alır. 'Yeşil tehlike'nin en büyük tehlike oluşu sürekli işlenir. 1990 yılının Ekim ayında Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanı Orgeneral John Galvin, dünya barışını tehdit eden ana tehlikenin yerini yeni tehlikelerin aldığını belirtir. Bu yeni tehlikelerin başına da 'İslam köktenciliği ve terörizm'i yerleştirir.

'1991 yılında İngiltere Başbakanı Thatcher, gittiği Moskova'da: ' Artık Doğu-Batı zıtlaşması kesin olarak son bulmuştur. Yeni Kutuplaşma Batı ile Akdeniz ve Orta-Doğu havzasındaki fundamentalist (İslamcı) cereyanlar arasında oluşmaktadır' derken yine 1991 yılında NATO, yeni oluşturduğu konseptin 7. maddesine göre 'yeni düşman' çok boyutlu, çok sinsi, çok cepheli, çok yönlü, önceden bilinirliği son derece düşük tehdit ve tehlikelerin failidir' der. 1994 tarihinde NATO Savunma Bakanları Toplantısı'nda Fransız Bakan Leotard, 'NATO'nun kendisini İslamcı fundamentalizmden gelen tehdidi caydırmaya göre yönlendirmesi gerektiği'ni dile getirir. 1995 yılında NATO Genel Sekreteri Willy Claes, Independent gazetesine verdiği demeçte yeni tehlikeyi ismiyle birlikte işaret eder: 'Köktendincilik komünizmden daha tehlikeli, lütfen bu tehlikeyi küçümsemeyin.' Refah Partisi'nin yükselişine dikkat çeken Claes, 'Türkiye'nin fundamentalistlerin eline geçmemesi için desteklenmesi gerektiğinden' bahseder.

'Haziran 1996'da Türkiye'ye resmi ziyarette bulunan israil Cumhurbaşkanı Ezer Weizman, Refah Partisi'nin hükümet olmaması gerektiğini söyler. Weizman, 'Demirel, yakın dostum. Bunu engellemek için elinden geleni yapacağına eminim. Ordu da sessiz kalmayacak' der. 1997 yılında Amerikan Kongresi'nin Ortadoğu Masası Şefi Carol Migdalovitz tarafından hazırlanan raporda Refahyol Hükümeti'nin 'düşmesi gerektiği'ni vurgulayarak bunun olmaması halinde RP'nin oylarını artıracağını ve tedbirlerin acilen alınması gerektiğini dile getirir. Yine 1997 yılında ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nicholas Burns, Türkiye'deki 'ilgililere' yönelik olarak 'Türkiye'de saldırı altında bulunan laik demokrasi korunmalıdır. Türkiye'nin laik demokratik geleneğini yok edecek hiçbir anayasa dışı mücadelenin olmamasını umut ediyoruz. ABD için Türkiye'nin istikrarı ve laik demokrasi geleneği çok önemlidir' uyarısı yapar.' (Fikret Gültekin 3-3 2012; İhvan Forum). »

Avrupa, ABD, İsrail ve uzantılarının açıkça ifade ettikleri bu anlayış, karar ve stratejik hedefin lafta kalmadığını, İslam dünyasının başına gelenlerde -kendi kusurları yanında- bu "İslam'a karşı savaş" kararının önemli bir amil olduğunu gelecek yazıda ifade edeceğim.

12.10.2014

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi