www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Terör, anarşi ve demokrasi

Şeriat, İslamî düzen, din özgürlüğü konuşulmaya ve bu konularla ilgili talepler dillendirilmeye başlayınca muhalif ses şunu diyor: "Demokrasi, kendini kullandırarak intihar etmez, demokratik hak ve hürriyetler demokrasiyi yok etmek için kullandırılmaz."

Ama sıra demokrasinin nimetlerinden yararlanarak onu yıkmaya, meşru iktidarları demokrasi dışı yollarla alaşağı etmeye kalkışan anarşistlere ve teröristlere gelince, üstelik demokrasi havarileri bu defa şöyle sesleniyorlar: "Bırakın geçsinler, bırakın yapsınlar, polis orantısız güç kullanıyor, müdahale edilmesin, gençler demokratik haklarını kullanıyorlar…"

Anarşi ve terör İslam'da olsun, seküler siyasi sistemlerde olsun suçtur, istenmeyen bir durum ve fiildir. Demokrasilerde halkın yönetim ve denetime nasıl katılacağı bellidir, iktidarların nasıl değişeceği ve taleplerin nasıl dile getirileceği bellidir; birileri ellerine yaralayıcı, yıkıcı, yakıcı aletler alıp sokağa çıkarsa, yolları kapatır, meydanları işgal ederse, halkın canını, malını, namusunu, asayişi, huzuru korumak görevi olan emniyet güçleri harekete geçmeye, bu terör ve anarşiyi durdurmaya mecburdur; bu güçler bunun için vardır. Bir yanda anarşistler ve teröristler, bir yanda emniyet güçleri çatışıyorlar; bir ülkenin aydınları, siyasetçileri, yazar çizerleri beyinlerini tüketmediyseler, vicdanlarını karartmadıysalar nasıl olur da bu iki tarafa eşit bakar, hatta emniyet güçlerine yan bakar, bunları suçlar, ötekileri savunurlar?!

Adamlar televizyonlara kurulmuşlar Gezi olaylarının yıldönümünden, alınan güvenlik tedbirlerinin abartısından, bu olaylarda vaki kayıplardan söz ediyorlar; yine aynı terane: Suçlu iktidar, suçlu güvenlik güçleri; anarşistler ve teröristler masum ve mazlum…

Peki diyelim ki, Gezinin ilk günlerinde yapılanlar demokratik hakların kullanılması ve tepkilerin meşru olarak ortaya konması çerçevesinde idi; belki bunu da tertipleyerek veya fırsat elverince kullanarak halka ve ülkeye zarar veren, yakan, yıkan, vuran ve kıran anarşistleri ve teröristleri nasıl masum gösteriyor, niçin onları anmak için yıldönümü toplantıları yapıyorlar!?

Ve bu yıldönümü etkinlikleri içinde neleri planlıyorlar ki, devlet binlerce polis ile tedbir almak, âdeta bir savaşa hazırlanmak mecburiyetinde kalıyor! Eğer bu anarşi ve terör demokrasinin meyvesi ise, demokrasi bunlarsız olmuyorsa "biz almayalım", sahiplenenlere ait olsun! Demokrasi bu zararlı ve gayr-i meşru fiillere imkan vermezse, demokrasiyi kullanarak anarşi ve terör yapılamazsa niçin bütün demokratlar söz ve fiil birliği yaparak hakkı ve hukuku çiğneyenlere karşı devletin yanında yer almıyor, iktidarın meşru tasarruflarına destek vermiyorlar!?

Eğer bir ülkede, geniş manada siyasi muhalefet anarşi ve terörden bile istifade ederek iktidarı yıpratmayı ve yıkmayı meşru görüyor, bunu da bir fırsat biliyorsa o ülkede muhalefet "hasta"dır.

Ne diyelim Allah şifa versin!

01.06.2014

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi