www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


İslâmî sigorta

Dinimizin faizi haram kıldığını biliyoruz. Bugün bankaların verdiği kredilerde ve tefecilerin işlemlerinde haram olan faizin gerçekleştiğinde şüphe yoktur. Faizin azı ve çoğu haramdır; "katlı faiz haramdır da, tek karlı, ilk kredi sözleşmesinde şart koşulan faiz haram değildir" şeklindeki sözlerin ve yorumların dayanağı yoktur; bu yorumlar Kur'an-ı Kerim âyetlerini bir bütün halinde ve nüzul tarihini göz önüne almadan ve ilgili (açıklayıcı) hadisleri yok sayarak yapılan yorumlardır. Müslümanlar faize yaklaşmamalı, yoksulların ve muhtaçların ihtiyaçları tasadduk, bağış ve faizsiz kredi (karz-ı hasen) yoluyla giderilmeli, yatırım ve üretim için sermaye ihtiyacı ise ortaklık, kiralama, vadeli satın alım gibi yollarla sağlanmalıdır.

Sigortaya gelince:

1.Bugün cari olan primli veya ticari sigorta sisteminde sigorta şirketi, gerçekleşmesi kesin, hatta belli olmayan bir teahhüt karşılığında sigortalıdan para (prim) alıyor, bunu kendine malediyor, sigorta süresi hasar vb. vuku bulmazsa süre sonunda teahhüt de ortadan kalkıyor, sigortalı olmak isteyen yeniden para ödemek durumunda kalıyor.

2.Sigorta şirketleri topladıkları primleri, haram helal farkı gözetmeksizin nerede fazla kazanç varsa orada değerlendiriyorlar.

3.Bireysel emeklilik adı verdikleri sistemde de toplanan paralar helal ve haram araçları içinde toplayan sepetlerde değerlendirildiği takdirde bu sisteme girmek de caiz olmuyor.

4. Sigorta şirketleri re-sigorta yaparak bir üst şirkete benzer şartlarda kendilerini sigorta ettiriyorlar.

Dini referans almayan kapitalist sistemin ürünü olan bu sigortacılığa karşı Müslümanların bulduğu ve şimdilik zayıf da olsa uyguladıkları bir başka sigorta şekli daha var; buna üyelik sigortası, islami sigorta, tekafül sistemi gibi adlar veriliyor.

Bu Müslüman sigortasında işlem şöyle işliyor:

Bir şirket kuruluyor (vakıf da olabilir), şirket, sisteme girmek isteyen müşterilerinden, sigorta ettirmek istedikleri şeyin değerine uygun paralar alıyor, bu paraların bir kısmını, muhtemel hasarlar için ayırıyor, geri kalanını ortaklık esasına göre helal işlerde değerlendiriyor, arttırmaya çalışıyor. Müşterilerin (üyelerin) sigorta ettirdikleri değerlerinde bir hasar meydana gelirse ayrılan paradan bu hasar karşılanıyor ve üyeler bu gideri, karşılıklı olarak birbirlerine hibe etmiş oluyorlar (daha başta buna razı oluyorlar). Bütün üyelerin verdiği paralar, banka hesapları gibi adlarına kayıtlı oluyor. Paranın geri kalanı ile yapılan işlemlerden kazanç olmuşsa bu kazanç da üyeler arasında paylaştırılıyor. Üye (sigortalı) sistemden çıkmak istediğinde hesabına bakılıyor, hasar ve zarar dışında artan parası varsa kendisine iade ediliyor. Şirket yerine ve duruma göre hizmetten ve/veya ortaklıktan para kazanıyor.

İşte esası bundan ibaret olan şirketler ülkemizde de Katılım Bankaları tarafından kurulmaya başlandı, bunlardan biri bir iki yıldır başarı ile uyguluyor. Bu sistem geliştikçe diğer sigortalara gitme zarureti ortadan kalkacak ve Müslümanların ilgisi ile kalkmalıdır.

05.05.2013

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi